
Son zamanlarda dünyada en çok tartışılan, en çok konuşulan konuların başında Amerika İran gerilimi geliyor.
Amerika, İran'ı vuracak mı vurmayacak mı?
İran, İsrail'e saldıracak mı saldırmayacak mı?
Amerika, İsrail istediği için mi İran'a saldıracak?
Trump'ın İran'a saldırmasında amacı ne olabilir?
ÇİVİSİ ÇIKTI...
Farkında mısınız bilmem ama işler öyle bir noktaya geldi ki, çivi öylesine çıktı ki zorba bir devletin gözüne kestirdiği bir başka devlete durduk yerde savaş ilan etmesini, bir devletin bir başka devlet başkanını don gömlek yatağından kaçırmasını çerez gibi konuşur hale geldik ve en önemlisi yaşananları kanıksadık.
Dünya öylesine uyuştu ki bugün Amerika çekip İran'ı vursa hiç kimse kalkıp neden vurdun kardeşim demez, herkes olan biteni film izler gibi izler.
Bir ülke hariç...
İYİ Kİ VARSIN...
Evet, bir ülke hariç.
Bugün bir ülke dünyaya Ukrayna-Rusya örneğinde olduğu gibi, İran-Amerika örneğinde olacağı gibi "yurtta sulh cihanda sulh" ilkesini öğretmeye çalışıyor.
Bugün bir ülke dünyaya devletlerin ve milletlerin sahip olması gerektiği etik kuralları öğretmeye çalışıyor.
Gururlanın ey Türk Milleti çünkü o ülke Türkiye'den başkası değil.
Mensubu olduğum için değil bugün yaşananlara baktığımda ağzımdan tek bir cümle çıkıyor...
"İyi ki varsın Türkiye'm."
Bugün eminim sadece bizler değil tüm insanlık aynı duygu ve düşüncededir ve herkes bizler gibi "Allah her ülkeye Türkiye gibi bir komşu nasip etsin" diyordur.
Bugün eminim sadece bizler değil tüm insanlık her krizde "Allah'tan Türkiye var." diyordur.
HAYDİ HAYIRLISI...
İşte tam da bu sözleri doğrularcasına Türkiye yine dayanamayıp atağa kalktı ve insanlık adına, bölge menfaatleri adına Amerika ile İran arasında arabuluculuğa soyundu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sadece İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile 13 Ocak'tan bugüne tam üç kez görüştü.
Fidan ilk görüşmenin yapıldığı gün görüşme sonrası Trump'a yakınlığıyla bilinen Amerikan Büyükelçisi Tom Barrack ile de görüştü.
Bu görüşmeden bir gün sonra 14 Ocak'ta Arakçi ile bir kez daha görüştü.
Bundan tam bir hafta sonra 20 Ocak'ta Fidan bu kez ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüştü.
Aynı gün bu görüşme sonrası Tom Barrack ile de bir görüşme yaptı.
Şimdi iki haftalık bu trafiğe baktığınızda her ne kadar medyaya yeni yansımış olsa da Türkiye'nin arabuluculuğa çoktan başladığını görüyorsunuz.
SONUÇ ÇIKAR MI...
En çok merak edilen konu bu.
Her zaman olduğu gibi Türkiye iyi bir niyetle yola çıktı.
Bu iş her ne kadar Amerika, İran, Türkiye arasında yürütülüyormuş gibi görünse de Türkiye her ne kadar bu iş için İran ve Amerika ile bir mücadele yürütüyormuş gibi görünse de esasında bu iş Türkiye ile küresel çete arasında yürüyen bir savaş.
Türkiye bu çetenin bölgemizde kurmak istediği büyük oyunu bozmak üzere hayati bir mücadele yürütüyor.
Bu nedenle işimiz oldukça zor.
Zira bu yapının hem Amerika hem de İran içinde ciddi bir kripto yapılanması var.
Hatırlayın, Ukrayna ile Rusya arasında başlayan kurgu savaşı sonlandırmak üzere yine Türkiye'nin gayretleriyle kurulan barış masası, yine Ukrayna içinde mevcut bahse konu kripto yapının sabotesiyle bir daha kurulmamak üzere dağıtılmıştı.
Aynı risk İran için de geçerli.
TRUMP'IN NİYETİ...
Klasik ezberde herkes meseleyi Amerika İran'ı vuracak Trump'ın esas niyeti bu diyor.
Böyle düşünenlere bir hatırlatma.
Trump gerçekten İran'ı vurmak istese İsrail'in başlatmış olduğu 12 gün savaşlarından daha iyi fırsat mı olurdu.
Trump sırf İsrail'in oyununu bozmak için bir günlük bir saldırı düzenledi ve saldırının hemen sonrası "hadi bakalım savaş bitti herkes evine" diyerek Netanyahu denilen katili Tel Aviv'e yolladı.
Orada Amerika'nın İran'ı yerle bir etmesi için ortam o kadar uygundu ki.
Trump bunu yapmadı.
AMERİKA İSRAİL AYRIŞMASI...
Netanyahu'nun süreçte bütün amacı Amerika ile İran arasında bir savaş çıkarmak ve 12 gün savaşlarında olduğu gibi Amerika'yı batağa sürüklemek
İsrail bunu başarmak için bütün tuşlara basacaktır.
Trump'ın bu anlaşmada amacı ise;
- İsrail ile İran arasında oyuna konu olan nükleer tiyatrosunu sonlandırmak,
- Çin'in İran'la 450 milyar dolar karşılığında yaptığı 25 yıllık anlaşmayı bozmak ya da hasar almasını sağlamak,
- İran'dan Çin'e giden petrolün önünü kesmektir.
KORKULAN O Kİ...
Trump bu sancılı sürecin sonunda bir şekilde yukarıdaki kazanımları elde etmek için İran'la masaya oturup kalıcı bir anlaşma imzalamak istiyor.
İran kanadından da bu konu ile ilgili olumlu mesaj verenler var.
İran siyasetinde aklı selim bir kanat, daha önce İsrail tarafından sabote edilen barış görüşmelerinde havada kalan metin üzerinden görüşmelerin tekrar başlayabileceğini ve bu görüşmelerden de olumlu bir sonuç alınabileceğini dillendiriyor.
Ancak elbette birileri sabote etmediği sürece...
O birilerinin kim olduğunu söylemeye gerek yok.