İzinli mahkûm ve aileleri kalıcı çözüm bekliyor

Salgın sebebiyle 2020 yılının Nisan ayında Denetimli Serbestlikle evlerine gönderilen mahkûmlar için geri sayım başladı. Şâyet yeni bir uzatma olmaz ise, yaklaşık 80 bin kişi tekrar cezaevine girecek.

31 Mayıs'ta bitecek izinle birlikte cezaevine girecek 80 bin kişi ve aileleri, 12 kez uzatılan iznin bir kez daha uzatılmasıyla birlikte kimseyi mağdur etmeyecek kalıcı biz çözüm istiyorlar.

Mevzuyla alâkalı Kasım 2021'de şunları yazmıştım:

"Ev izninin sürekli uzatılması insanlarda haklı olarak "Bizi tekrar cezaevine almazlar, Denetimli Serbestlik kapsamında kalan cezamızı tamamlarız" düşüncesine sebep oldu... Kimi evlendi kimi çocuk sahibi oldu kimi bir yerde çalışmaya başladı. "Bir gün cezaevine gireceğim" diye evde oturamazlardı. Zaten mâlûm hayat şartlarında isteseler de evde oturamazlardı.

Denetimli Serbestlik kapsamında cezaları infaz edilebilecek insanları tekrar cezaevine çağırmak yeni mağduriyetlere neden olacaktır. Bana ulaşan çok sayıdaki kişi, "Birkaç aylık cezam var, birkaç ay yatmam devlete bir faydası olmayacak ama benim izin sürecinde kurduğum tüm düzenim bozulacak" diyorlar.

Haklılar, çünkü olağanüstü bir zamandan geçiyoruz ve bu kişiler bundan sorumlu değil. Zamanında cezaları infaz edilseydi onlar da ona göre hayatlarını kuracaklardı. Burada devlet mağduriyet oluşmayacak bir yol izlemeli.

İstenen af değil. Devletten talep edilen, çoğunluğu cezaevine girdikten 4-5 ay sonra Denetimli Serbestlik kapsamında tahliye edilecek bu insanlara cezaevine girmeden Denetimli Serbestliğin uygulanması. Aslında bu uygulama devleti de büyük bir külfetten kurtaracak.

Hangi zaviyeden bakarsak bakalım bu insanları tekrar cezaevine göndermenin ne devlete ne de topluma bir faydası olmadığı görülecektir. Aksine toplumun bir bölümünde kırılmalara ve mağduriyetlere yol açacaktır."

7 ay önce yazdıklarımı bugün virgülüne dokunmadan tekrar yayımlayabiliyorum. Bir 7 ay sonra tekrar aynı şeyleri konuşmamak ve yazmamak için kalıcı çözüm şart.

Avukat Hazma Uçan bu hususta şunları söylüyor: "Pandemi izninde iki senelik zaman zarfında herhangi bir suça bulaşmayan mahkûmların sayısı pandemi iznini iyi halle geçirmeyene nazaran katbekat fazla. Haliyle burada bir yöntem belirlenmeli, suça bulaşmayan ve iyi halle geçiren mahkûmlar, suç işleyen mahkûmlara bakılarak kurban edilmemeli. Çünkü burada kısa bir süre yok; iki sene gibi uzun bir süre var ve bu sürede o kişi kendine bir hayat kurmuş. Bu sürenin kesinlikle uzatılması gerekiyor. Hükümetin Covid-19 iznini uzatmaması kendi bacağına sıkması demektir. Hiçbir şey yapılamıyorsa bile pandemi izniyle cezaevinden tahliye olan tüm insanlar bir bütün olarak değerlendirilmeli, akabinde fert fert değerlendirme yapılmalı. Suç işlemeyenler için süre uzatılmalı."

Toplumda da sürenin uzatılmaması yönünde bir görüş olmadığı gibi süre uzatıldı diye de şimdiye kadar bir rahatsızlık veya şikâyet olmadı.

80 bin mahkûm birlikte ailelerini de eklersek milyonların gözü kulağı yetkililerden gelecek hayırlı haberde.