İzmir ve uluslararası hedefler

TÜRKİYE’NİN üçüncü büyük şehri İzmir’in, EXPO adaylığından sonra uluslararası hedeflerden yoksun kalması, kentteki heyecan ve motivasyonu düşürdü. Bir kentin uluslar arası hedeflere sahip olması, markalaşma ve gelecek vizyonu için çok önemlidir.

Bugün küresel işletmelerin yanında çok sayıda küresel şehirler de ortaya çıkmaktadır. Bu şehirler, sadece kendi ülkesindeki rakip şehirler ile değil, diğer ülkelere ait şehirler ile de rekabet etmektedir. İzmir, tarih, kültür ve medeniyet olarak küresel şehirler ile yarışacak potansiyele sahiptir. Ancak şehirlerin küresel etkisi elbette sadece sahip oldukları tarihsel zenginlikleri ile orantılı değildir. Küresel etkiye ulaşmak için siyasi ve ekonomik birçok bileşenler vardır.

 Yeni Türkiye’ye tek küresel şehir

Ancak biz önce yapılması gerekenlere dönelim ve İzmir’in İstanbul gibi küresel ölçekte etki sahibi olabilmesi için neler yapılmalı, buna odaklanalım. Çünkü büyük ve yeni Türkiye, sadece İstanbul gibi bir küresel şehirle yetinemez. Rekabet gücü yüksek, uluslar arası arenada iyi tanınan, yeni güçlü marka şehirler oluşturmak zorundayız.

Bunun için kuşkusuz bir yol haritasına, güçlü stratejilere ve SWOT analizlerine ihtiyaç vardır. Ama bütün bunlarla birlikte öncelikle uluslar arası hedefleriniz olacak. İzmir’in EXPO’ya adaylığını önemli bir adım görüyorum. Bu uluslararası organizasyonlardaki sistem ve işleyişe olan güvenden daha çok bir kentin uluslar arası hedeflere odaklanması ile ilgilidir. Çünkü hedefsiz kalan kentlerin motivasyonu son derece düşük oluyor.

İzmir 2008 yılında 2015 EXPO’sunu 21 oyla Milano’ya kaptırdı. EXPO 2020’de Dubai, Sao Paulo ve Ekaterinburg ile zorlu yarışa girdi. Ancak yarışı Dubai kazandı.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İzmir’in, Ege’deki kentleri içine alan ‘EXPO Ege’ çatısı altında aday olması önerisinde bulunarak, “Ege’nin Öyküsü EXPO’yu Almak İçin Yeter’ görüşünü dile getirdi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, EXPO 2025 adaylık çalışmalarına başlandığını söyledi. Bunu önemsiyorum. Bu tür yarışlarda uluslar arası sisteme olan güvensizliğimi dile getirmiştim. Ama burada esas olan sisteme güvenden daha çok kentin uluslar arası platformlarda tanınmasını sağlamaktır. Bu tür organizasyonlarda bu açıdan çok önemlidir.

İzmir; ister EXPO olsun, ister başka organizasyonlar olsun, mutlaka uluslararası arenaya çıkmalı ve uluslararası hedeflere sahip olmalıdır. İzmir, başarmak için mazereti olmayan bir kenttir. Uluslararası bir başarı öyküsü yazılacaksa İzmir bunu başarabilecek bütün unsurlara sahip bir şehirdir. Hiç kuşku yok ki Türkiye’nin başarı öyküleri yazan ve hikayesi olan yeni şehirlere çok ihtiyacı var.