Yazarlar

Ahmet KEKEÇ

Ahmet KEKEÇ

akekec@stargazete.com

Kaçma... Bu senin tarihindir!

Ahmet KEKEÇ tüm yazıları

Paşa, Roma’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirecek... Matbuatta adeta bir bayram havası...

Heyecanın nedeni ne?

Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı İsmet İnönü, faşist İtalya’yı ziyaret ediyor.

Cumhuriyet gazetesi dayanamayacak, manşeti patlatacaktır: “Kemalist Türkiye’den Faşist İtalya’ya selam...”

Bu ziyaretten sonra, gazetenin sahibi ve başyazarı Yunus Nadi de şunları yazacaktır (hani, Nazım Hikmet’in yüzüne tükürmemizi söyleyen kıymetli solcu patron): “İtalya’da, İtalyan milletini asrın en mütekâmil bir cemiyet haline yükselten faşizmin gittikçe artan takdirlerine ve muhabbetlerine mazhar olmaktan kuvvet buluyorduk.”

Tercümesi şu:

Faşist İtalya, Türk heyetine (yani CHP heyetine) övgülerde bulunuyor, CHP’liler de “kuvvet bulduk” diyerek seviniyor.

Bitti mi?

Bu da Türk Ocakları kurucusu ve CHP milletvekili (iki kez de bakanlık yapmıştır) Hamdullah Suphi Tanrıöver’den: “Faşizm, bir vatan ideali etrafında iktisadi refahı, siyasi ve içtimai ahengi tesis etmeyi düşünür.”

Bitti mi?

Bir faşizm ve Mussolini övgüsü de, CHP’li Yakup Kadri Karaosmanoğlu’ndan gelsin: “Mussolini sayesinde, daha doğrusu faşizm sayesinde bütün İtalya kronometre gibi işleyen bir memleket halini almıştır...”

Bütün bu rezillikler, Mustafa Kemal’in sağlığında yaşanıyor, dikkatinizi çekerim.

Bitti mi?

Bu da, CHP milletvekili ve sabık Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt’tan: “Zamanımızın bir Alman tarihçisi, gerek nasyonal sosyalizmin ve gerek faşizmin Mustafa Kemal rejiminin az çok değiştirilmiş birer şeklinden başka bir şey olmadıklarını söylüyor. Çok doğru görüştür.”

Bitti mi?

Biter mi hiç?

Sırada CHP’lilerin “Türklük övgüsü” var.

Bu kez kim anlatsın?

Doktor Refik Saydam’ın ölümü üzerine Başbakanlık koltuğuna oturtulan Şükrü Saraçoğlu anlatsın: “Biz Türk’üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar, bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz.”

Başbakan böyle der de, İstanbul Barosu’nun adına ödüller ihdas ettiği Mahmut Esat Bozkurt’umuz geri kalır mı?

Buyrun, bu da Bozkurt’tan: “Sadece Türk milleti bu ülkede etnik ya da ırkî birtakım haklar isteyebilir. Başka hiçbir kişinin buna hakkı yoktur. Saf Türk olmayan hiç kimsenin bu ülkede hiçbir hakkı yoktur; onlar sadece ve sadece hizmetçi ve köle olma hakkına sahiptirler. Bu gerçeği dost düşman herkes, dağlar bile bilmek zorundadır.”

Bitti mi?

Bitmez ama “altın vuruşu”İsmet Paşa’ya yaptırıp kapatalım: “Biz açıkça milliyetçiyiz, Milliyetçilik, bizi birleştiren tek nedendir. Türk çoğunluğunun yanında diğer unsurların hiçbir etkisi yoktur. Her ne pahasına olursa olsun, ülkemizde yaşayanları Türkleştirecek, Türklere ve Türkçülere karşı çıkanları yok edeceğiz...”

Hadi tartışın CHP’liler...

Birgül Ayman Güler ne demek istedi?

Partide “ulusalcılar-demokratlar” kavgası mı var?

Kılıçdaroğlu niçin iki tarafı birden idare etme cihetine gidiyor?

Parti bölünürse, Sarıgül mü gelir?

Sarıgül gelirse, Deniz Baykal ne olur?

Gürsel Tekin ne olur?

Hüseyin Aygün ne olur?

Siz tartışın, “Türkiye Türklerindir” gazetesinin yazarı da, “CHP iktidar olmak istiyorsa, faşistlerinden kurtulmalıdır”diye, “akıl fikir yazıları” yazsın...