Yazarlar

Resul TOSUN

Resul TOSUN

rtosun@stargazete.com

Katilin korunduğu korkunç tablo!

Resul TOSUN tüm yazıları

AB dağılıyormuş. Üzülmeyeceğiz herhâlde. İslam dünyasında akan kandan (Filistin, Bosna, Libya, Mısır, Suriye, Irak, Somali vb.) en az ABD kadar sorumlu olan bu birliğin İslam dünyasına zararından başka bir faydası olmadı. 

Bugün batının kuklası Irak yönetiminin ihlallerine kısaca temas edeceğim.

Başta ABD olmak üzere batılı devletlerin ve maalesef İran’ın koruması altındaki Irak hükümeti ülkeyi içinden çıkılmaz bir bataklığa doğru sürüklüyor.

Irak hükümetinin Sünni kesime karşı sürdürdüğü baskılar hız kesmiyor. Dünya Irak’tan yükselen imdat çığlıklarını duymazdan geliyor.

DAİŞ bu baskılara tepkinin sonuçlarından sadece biridir!

***

Irak Müslüman Alimler Konseyi İnsan Hakları Birimi Perşembe günü kamuoyuyla bir rapor paylaştı. Bu rapor sadece 2015-2016 Nisan ayları arasında Irak’taki ihlalleri kapsıyor.

2003 yılında ABD ve müttefiklerinin işgalinden sonra gerçekleşen ihlaller, işgalcilerin himayesindeki hükümetin bizzat veya Şii milislere destek verdiği/göz yumduğu ihlaller olarak tebarüz ediyor!

***

Bu ihlallere karşı yapılan tepki toplantıları Sisi yöntemiyle 13/12.2013 tarihinde dağıtıldıktan sonra sivillere yönelik kasten öldürme, hava saldırıları, şehirleri açlığa mahkum etme, hürriyetleri kısıtlama, hukuksuz tutuklama, zoraki göç ettirme ve benzeri yöntemlerle devam etti.

BM’nin tespitine göre güvenlik güçleri ve himayesindeki milisler eliyle, koalisyon güçlerinin şehirlere yaptığı hava saldırısıyla ve DAİŞ eliyle sadece geçen sene 15 bin 658 sivil öldürülmüş, 18 bin 894 sivil yaralanmış!

Bu rakama Mayıs ayından beri Felluce’de öldürülen 9 bin sivil dâhil değildir!

Yine geçen sene içinde 14 bin 603 sivil kanunsuz olarak tutuklanmış!

Uluslararası Göç Örgütü’nün rakamlarına göre, hükümetin ve milislerin baskısıyla 3 milyon 344 bin sivil göçe zorlanmış, ülke içinde evinden uzak kamplarda sefalete mahkûm bırakılmış!

***

Raporda zikredilen kadın ve çocuklarla ve azınlıklarla ilgili ihlaller, idari ve ekonomik yolsuzluklar, eğitim ve öğretimdeki aksaklıklar, sağlık ve çevre sorunları, sivil halkın ve basın mensuplarının uğradığı saldırılar(işgalden bu yana öldürülen gazeteci sayısı 435, sadece geçen sene öldürülen gazeteci sayısı 22) ve işkencelerle ilgili özet bilgi bile bu makalenin istiab haddini aşar.

Irak’taki tablo Suriye’den pek farklı değil. Müsebbibi 13 yıl önce ülkeyi işgal eden ABD ve müttefikleri(aralarında AB’den ayrılma kararı çıkan İngiltere de var), İran ve de işgal sonrası kurulan kukla yönetimlerdir.

Batının desteği çekilirse İran’ın fazla bir şansı kalmaz. İran politikaları Irak’ta maalesef batı politikalarıyla paralellik arz etmektedir. Dolayısıyla çözüm mercii ABD ve AB’dir.

***

ABD ve AB’yi bölge insanının maruz kaldığı ihlaller hiç ilgilendirmiyor. İlgileri timsahın gözyaşlarına benziyor.

Geriye genelde başta Arap ülkeleri olmak üzere İslam dünyası, özelde komşularının bir şeyler yapıp Irak halkının maruz kaldığı ihlalleri durdurması kalıyor.

Komşuları arasındaki Suriye’nin hali belli. İran derseniz o zaten işgalcilerle birlikte hareket ediyor.

Diğer Arap ülkeleri ise ABD faktörünün etkisiyle aktif davranamıyorlar.

***

Yine en büyük desteği veren Türkiye. Batı ve İran güdümlü Irak hükümeti ise Türkiye’nin bu siyasetinden tabiatıyla nefret ediyor. İngiltere dâhil çok sayıda batı ülkesinin işgalci askerine kucak açan Irak hükümeti DAİŞ ‘e karşı sivilleri eğitmek için ülkede bulunan iki yüz Türk askerini işgalci ilan ediyor. Arap birliği aynı istikamette açıklamalar yapıyor!

Arap ülkeleri ise AB’yi de batıyı da Irak’taki ihlallere karşı en azından tedbir almaya zorlayacak ekonomik ve diplomatik imkanlara sahip.

Ama ABD korkusu/bağımlılığı onlara yükümlülüklerini unutturmuşa benziyor!