Ahmet KEKEÇ
Ahmet KEKEÇ
akekec@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Kemal’in mikrofonu

Devlet Bahçeli’nin seçim barajının düşürülmesiyle ilgili teklifinin, “Korktu, barajı geçemeyeceğini anladı, İP’i şimdiden galip ilan etti” şeklinde değerlendirileceğini biliyorduk.

Meralci yazarlar bu konuyu işleyen onlarca yazı yazdılar.

Hatta AK Parti’nin “panik halinde olduğunu” bile iddia ettiler.

Bir araştırmaya göre Meral Akşener Partisi yüzde 19’u doğrultmuş, yüzde 25’e doğru ilerlemekteymiş.

Bu araştırmaları da, nedense, hep aynı şirket yapıyor.

Bugüne kadar hiçbir öngörüsü tutmamış, en kabul edilebilir tahmininde bile en az yüzde 15 yanılan araştırma şirketi.

Mesela bir “Savulun Meral Akşener geliyor” yazarı, bu araştırmaya dayanarak, MHP’nin buharlaşacağını, AK Parti’nin yüzde 40’ların altına gerileyeceğini, CHP’nin beklenmedik bir biçimde de oy patlaması yaşayacağını yazdı...

Biz de güldük.

Mütemadiyen gülüp duruyoruz zaten.

HDPbarajı geçiyor, CHP “beklenmedik bir biçimde” oy patlaması yaşıyor, MHP yüzde 9’a geriliyor... Hepsini topluyorsunuz, rakam 120’ye çıkıyor.

Bu nasıl oluyor?

Bilmiyoruz. Gülüyoruz.

İlginçtir, Meralci yazarların temennisi, artık Doğan Medya Grubu memurları tarafından da paylaşılıyor. “Korktu, barajı geçemeyeceğini anladı” korosuna onlar da katılmış durumda.

Hükümete yakın olduğu gerekçesiyle Doğan Medya Grubuna transfer edilen ama kısa sürede içindeki cevheri çıkarıp CHP’li kodlarına dönen bir “gizli Kemal’ci”, Devlet Bahçeli’nin baraj çıkışını, “MHP için tehlike çanları çalmaya başladı” diye değerlendirmiş.

Böyle değerlendirmesinde beis yok.

Ezberini konuşturuyor.

Fakat aynı Bahçeli’nin, “Bizim baraj korkumuz yok. Baraj artık yüzde 50 artı 1’dir” sözlerini de, Erdoğan’a yönelik tehdit olarak yorumluyor.

Bahçeli böyle diyerek, AK Parti’yi ittifaka zorluyormuş.

Burada kimi küçültmeye çalışıyor ya da hangi çevreleri kışkırtıyor?

Bahçeli’yi mi küçültüyor? Yani (kendi ifadeleriyle) “baraj korkusu yaşayan” Bahçeli’yi, küçük pazarlıklara tamah eden şımarık bir ortak gibi mi göstermeye çalışıyor? Yoksa Bahçeli-AK Parti zımni ittifakından rahatsız olan AK Parti içindeki “sinsileri” mi kışkırtıyor?

İkisini de yapıyor...

Maksat maraza çıkarmak olsun... Şeytanın bile aklına gelmeyecek her türlü melaneti deniyor.

Sonra elinde mikrofon, Kemal’ine koşuyor.

Kemal Efendi, Bahçeli’nin “baraj düşürülsün” önerisini sevindirici bulmuş.

Peki, Bahçeli’nin, “CHP’yle HDP ittifak yaparsa, biz de AK Parti’yle birlikte oluruz” sözlerini nasıl karşılamış?

Şöyle karşılamış: “2019 seçimlerinde ikili bir anlayış egemen olacaktır. Bir, demokrasiden yana olanlar. İki, tek adam rejiminden yana olanlar. Demokrasiden yana olanlar demokrasiyi, parlamenter demokratik sistemi savunacaklar. Tek adam rejiminden yana olanlar da Saray hükümetini savunacaklardır. Bu kadar açık...”

Kemal Efendi, sözlerini, “bu kadar açık” diye bağlıyor ama bizimki akledip, “Neresi açık? Sizin Cumhurbaşkanı adayınız kazandığında tek adam rejimi devam etmeyecek mi? Hükümeti seçilmiş Cumhurbaşkanı kurmayacak mı? Ne fark var aralarında?” diye soramıyor.

Kemal Efendi de akledip, “2019 seçiminde parlamento üstünlüğünü ele geçirdiğimizde eski sisteme döneceğiz, gerekirse referanduma gideceğiz, sonuçta kendi Cumhurbaşkanımızı devirmiş olacağız ama bunu mutlaka yapacağız” diyemiyor.

Çünkü ikisi de ne dediğini bilmiyor.

Biri, amacı “maraza çıkarmak” olduğu için ne dediğini bilmiyor.

Diğeri, ne dediğini bilmediği gibi, ne demediğini de bilmiyor!