Yazarlar

Yiğit BULUT

Yiğit BULUT

yigitbulut@stargazete.com

Kıbrıs’ta ne dileyeceğimiz bir özür

Yiğit BULUT tüm yazıları

Başlığa sığmadığı için yeniden yazmak istiyorum; Kıbrıs’ta ne dileyeceğimiz bir özür, ne de ödeyeceğimiz bir kuruş tazminat var... Kardeşlerimizi katledenlere karşı yaptığımız harekatın sonuna kadar arkasındayız ve bunun için boynumuzu eğecek tek bir gerekçe bile olamaz... Bu yolda şehit olan ecdadımızı şanla, minnetle, özleyerek anıyoruz... Rahat uyuyun, bu canlar bedenden çıkmadıkça “medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” olan Avrupa bizi yere baktıramaz... Yaşasın haklı davamız...

‘Büyük Avrasya Konfederasyonu’na geçiş süreci

Başlamadan konuyu suistimal edeceklere karşı bir not düşeyim; burada bahsedilen “konfederasyon” aynen AB gibi bir “etki alanı ve işbirliği” modeli... Genleşen “etki alanı” ve “birbirine her anlamda bağlanan bölgeleri” anlatmak için bu terim kullanıldı...

Sevgili dostlar, “GEÇİŞ BAŞLADI” serisinin ilk yazısını 2006 yılında yazmış ve gelişmelere göre 2008’de devam etmiş, 2011 yılında “kesin eminim” diyerek aşağıdaki yazıyı kaleme almıştım...

Yıl 2014 ve bu geçiş artık herkes tarafından görünür hale geldi... 2003 sonrasında hatta en “zor günlerde” dahi liderlik potansiyeli ve yapabilecekleri yabancılar tarafından bile tahmin edilen Erdoğan ve hükümetinin adımları artık her yerden görünür hale geldi ve özellikle atlatılan son saldırı sonrası YENİ BİR TÜRKİYE var!

Bakın 2011 yılında ne yazmışım, neleri paylaşmışız;

“...bir uzman şu değerlendirmeyi yapıyor: Türkiye’nin İsrail’e böyle bir tepki vermesini beklemiyorduk... Ne bekliyordunuz; Türkiye 9 vatandaşının organize bir ordu tarafından katledilmesini içine atsın ve unutsun mu! 2001’de yönettirdiğiniz Türkiye’de daha doğrusu Derwish Türkiyesi’nde olabilirdi ama artık olmaz-OLAMAZ! Hakim güçler arasında bugün iki farklı teori var; biri eski modeli yani İsrail’in merkez olarak görüldüğü Ortadoğu ve periferisini savunuyor, diğeri İsrail’in oyundan düştüğü ve Türkiye’nin genleşerek lider olduğu yeni yapıyı... Bakalım hangisi haklı çıkacak, bu çatışma nasıl bitecek! Bu noktada konuyu biraz farklılaştırmak ve Türk devletinin son 12 ay içinde Rusya-Kıbrıs-Ortadoğu-Akdeniz gibi ana konularda ortaya koyduğu manifestolara bakmak istiyorum. Bakın neler oldu? 1- Rusya ile sınırlar kalktı. Avrupa ve Amerikalı vatandaşların “vize ile girdiği Rusya Türkler için” serbest! Ortodoks açılımı devam ediyor, Rusya ve Yunanistan derinden etkileniyor bu yaklaşımdan... 2- Kıbrıs için “yeni kavramlar” Başbakan seviyesinde ortaya kondu. Türkiye’nin Rumları tanımadığı ve AB dönem başkanlığı halinde AB ile ilişkilerin de donacağı açıklandı. Rumlara son bir uyarı geldi ve petrol aramaları halinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her türlü göreve hazır olduğu hatırlatıldı... 3- İsrail’e yaptırım paketi hayata geçti. Akdeniz’de “her türlü güvenlik sağlama şartı” hatırlatıldı ve TSK’daki İsrail malları “zamana yayılan bir program dahilinde devre dışı” bırakıldı... 4- İran ile PKK’ya karşı derin bir işbirliği söz konusu ve “ortak kara operasyonu” hazırlık aşamasında, gerek kalmadan sonuç alınabilir... 5- Çözüm sürecinin adımları duyuluyor, Türkiye bölgede silahsız çözüme çok yakın... Devlet düzeyinde gelen “Suriye bizim iç meselemiz” oldukça ilginç bir açıklama... Davutoğlu’nun bir cümlesi aslında her şeyi çok net ortaya koyuyor. Davutoğlu, İsrail’e seslenirken şöyle dedi: Ortadoğu’da ortaya çıkan devasa yapıyı fark edemiyorlar! Bu yapı başlıkta da belirttiğim; Büyük Avrasya Konfederasyonu... Bu noktada sizden de bir ricam var, hemen üniter-laik-XY gibi kavramları sıralamayın! Bu yapının ortaya çıkması ille de Türkiye’nin anayasal yapısının değişmesi anlamına gelmiyor. İfade edilen Türkiye Cumhuriyeti ve PERİFERİSİNDE olanların TEK MERKEZDEN yönetildiği, Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Hazar’ı kontrol edebilen merkez ve bağlılar modeli... Sonuç: Olayları dikkatli takip edenler ve ana politikaların nasıl değiştiğini doğru analiz edebilenler 2003’te Türkiye’nin çuvaldan çıkışından, 2011’de ‘BEN’ dediği güne kadar ortaya çıkan modeli de net olarak görebilirler. Dünya çok büyük değişimlere ‘gebe’ ve bu bölgede ‘Türkiye’nin merkez olduğu’ yeni bir düzenin doğum sancıları başladı! NOT: Bugün Türkiye’de aldığınız taşı, attığınız her adımı, başladığınız her projeyi şu gerçeği bilerek yapın: 2020’lerin 5 süper gücünden-dünyanın 3 ana merkezinden birinde yapıyorsunuz bunları! Gelecek 10 yıl bu bölgeye bugün düşünemeyeceğiniz bir ekonomik büyüklük getirebilir...”

Sevgili dostlar, yukarıda AYNEN paylaştığım yazı, 2006 yılında başladığım ve 2011 Eylül ayında “KESİN EMİNİM” diyerek SENTEZ’e taşıdığım serinin “en noktası”! Bu yazıda saydığım maddelere bugün 3 madde daha ekleyeceğim; A- Amerika, Orta Doğu ve Orta Asya’da “Türkiye’siz daha doğrusu Türkiye’nin “lider olmadığı” bir model olamayacağından artık DEVLET olarak emin! Amerika’da “Türkiye merkez olacak” diyen ekip GÜÇ kazandı... B- İsrail “Türkiye merkezli” modeli DEVLET olarak kabul etti, gelen özür ve anlaşma bunun en net göstergesi... C- AB ülkelerinin projesi olan terör örgütü “tek kurşun atmadan” sınır dışına çıkmaya başladı. Türkiye “kendi Kürtleri” ve bölge Kürtleri ile DEVLET-MİLLET olarak kavuşuyor... D- “Geçiş BAŞLADI, YENİ BİR SÜPER GÜÇ doğuyor” ve artan sancılar ve arta saldırılar BÜYÜK TÜRKİYE’yi müjdeliyor...

Sonuç: Bugün bunları görmek ve “olacak” demek kolay! Önemli olan bunu 2005’te, 2006’da hatta 2011’de söylemekti... Allah utandırmasın gerçekten YENİ BİR SÜPER GÜÇ doğuyor... Bu doğum hepimize kutlu olsun...

Son söz: Yaşasın vatandaşını varlığıyla mutlu eden BÜYÜK TÜRKİYE... Ve TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN...