Kılıçdaroğlu kendini dayatıyor!

6'lı masa ittifakının ortak adayı olmak için kendisinden beklenmeyecek derece hırslı bir kampanya yürütüyor Kemal Kılıçdaroğlu.

Gizleme gereği de duymuyor artık.

Koltuğa oturduğu günden beri girdiği bütün seçimleri kaybetmiş, partisinin oyunu milim artıramamış olmasına rağmen "kaderin bir cilvesi" olarak aynı masa etrafında toplaşan altı partinin oylarıyla cumhurbaşkanı olacağına inanıyor.

Diğer partiler "isim konuşulmadı hiç, ortak adayın niteliklerini konuşuyoruz henüz" dese de bir şekilde kendini zorla dayatıyor Kılıçdaroğlu.

Masanın bir sonraki toplantısında kimsenin konuşmadan edemeyeceği bir adayı var artık.

**

Cumartesi günü Maltepe'de partisinin düzenlediği mitingde adaylığını ilan etti CHP lideri.

Ama ne CHP'ye ne kurucusu Atatürk'e dair emareler vardı sahnede.

CHP'nin adı, altı oku, kurucusu itinayla silinmişti CHP mitinginden.

Sahne boştu. Boş tutuldu. Selam vermek için çıkanlar, çıktıkları gibi indiler.

Partinin ünlü yetkili isimleri, milletvekilleri, küçük birer canavara dönüşen büyükşehir belediye başkanları (canavar tabiri CHP'lilere ait), Bursa'da yapılacak mitingin şerefine İstanbul'a taşındığı İstanbul İl Başkanı dahil kimse konuşturulmadı Cumartesi günü.

Partinin politika üreten kadrosunu arkasına almak, "ey millet, işte ekibim" demek için bile paylaşmadı sahneyi onlarla.

Hepsini indirdi sahneden.

Aşağıda da görünmez kıldı. Kalabalığın arasında dağınık duruyorlardı ve CHP medyası bile kim kimdir, kim nerededir tespit edip aktarmakta epey güçlük çekti.

Loca yoktu. Protokol yoktu. Güneşin altında yüzlerini buruşturup gözlerini kırpıştırarak baktılar sahneye.

Kim bilir, belki de Kılıçdaroğlu'nun yaydığı ışık kamaşmıştır gözlerini!

E sahne de tek adamın doğuşu simgesine uygun dekore edilmişti zaten.

**

CHP'ye dair her şey, semboller, posterler gizlenirken bu öğelerden boşalan devasa boşluğa Kılıçdaroğlu yerleştirilmiş.

Altılı masanın sakinleri sakinliklerini koruyabilsinler, "ne diye başka bir partinin genel başkanına oy vereyim ben" demesinler diye gizlenmiş herhalde CHP liderinin CHP'liliği.

Sadece Kılıçdaroğlu var orada.

Partisiz, kimliksiz, renksiz kokusuz ama hırslı iddialı!

Güya kibirden arınmış olan!

Güya tek adam olmayan tek adam!

**

Diğer isimler, sembolleri gizlendi ama Selvi Kılıçdaroğlu kamuoyuna gösterildi mitingde. Kırmızı ceketiyle.

Epeydir eşinin reklam kampanyasında figüranlık yapıyor Selvi Hanım.

Kemal Bey'in hatırına yıpranmış penyelerle, mutfağını dağınık, evini karanlık göstermeye razı olan Selvi Hanım kırmızı ceketiyle gayet gururlu görünüyordu sahnede.

Gerçi terör örgütü propagandasından hapis yatan Selahattin Demirtaş'ın örgüte uyarak yaptığı sokak çağrısında PKK'lıların işkenceyle öldürdüğü 16 yaşındaki Yasin Börü'nün kanı damlayan elleriyle yazdığı tiyatroyu izlerken de gururla gülümsüyordu Selvi Hanım.

Yapmaz, siyasetçi eşi de olsa anne yüreği dayanmaz çocuk katillerini desteklemeye, diye düşünürken hüsnü zannımızı boşa çıkardı Selvi Hanım. İmamoğlu'nun eşiyle birlikte Başak Demirtaş'ın doğum ününü kutlarken de uçuş uçuştu 70 yaşındaki Selvi Kılıçdaroğlu.

**

Kürsüye geçince önce gömleğinin kollarını sıvadı Kemal Bey. Akışta yazılı olmalı.

Malum, İmamoğlu kampanyasının alkış alan bir sahnesinde vardı bu hareket. Madem tuttu, madem CHP'nin iş bilmezliğinden bıkan taban iş yapacağız sandı, biz de kullanalım demiş olmalılar.

Sonra yazılı bir metni okudu Kılıçdaroğlu.

Aday olmaktaki cesaret ve iddiasından eser yoktu ama konuşmasında. Sönük sıradan bir konuşma yaptı Kemal Bey. Boş, olumsuz, karanlık, tavsamış cümleler. Tank palet yalanını, harp okulu yalanını, her şey yasak yalanını, hapisteki gazeteciler yalanı ve diğer yalan ve çarpıtmaları bir de sahneden tekrar etti.

PKK ile bağını örterek HDP'ye; barış akademisyenleri diyerek teröre; FETÖ gerçeğini yok sayarak KHK'ya ve devletten uzaklaştırılmış terör iltisaklılarına sahip çıktı CHP lideri. Tercihi şaşırtmadı.

Kalabalığa alkışlattıkları Kaftancıoğlu'nun ceza konusu olan devlet millet din düşmanı, ağzı bozuk tivitlerini okumadı ama mesela Kemal Bey kürsüden.

CHP tabanının da bilmeye hakkı var oysa, partisi neyi ne ile kamufle ediyor diye.