Yazarlar

Ahmet KEKEÇ

Ahmet KEKEÇ

akekec@stargazete.com

Kim kızdırdı bu abiyi?

Ahmet KEKEÇ tüm yazıları

Kim olacak? Elbette Başbakan Erdoğan... Başbakan bunu hep yapıyor.

Birilerini kızdırıyor.

Fakat bu “abi”nin, yani mesleğimizin duayen ismi Altan Öymen’in kızmasını gerektirecek bir durum yok.

Cumhuriyet gazetesi, vaktiyle, İsmet Paşa’nın İtalya ziyaretiyle ilgili bir haber yapmış, başlığa da “Kemalist Türkiye’den Faşist İtalya’ya Selam” ifadesini çıkarmış.

Hepsi bu.

Başbakan bu durumu dillendirince, yani ilgili haberin kupürünü teşhir edince, birileri kızdı.

Bu “birileri” arasında Altan Öymen bulunmalı mı?

Bence bulunmamalı...

Kızması gereken birileri yahut bir “odak” varsa, bu öncelikle Cumhuriyet gazetesi ve yöneticileri olmalı.

Nitekim gazete yönetimi alınganlık göstermiş; durumun Başbakan’ın iddia ettiği gibi olmadığını (yani kimsenin faşist İtalya’yı selamlamaya can atmadığını) kanıtlamak için, bir muhabirlerini “görevle” Altan Öymen’e yollamış.

Muhabir soruyor: “Sizce nedir o manşetin öyküsü? Faşizme bir övgü var mı gerçekten Erdoğan’ın ima etmeye çalıştığı gibi?”

Biraz uzunca tuttuğu açıklamasında Altan abi (bunu yazısında da dile getirdi) aynen şunları söylüyor: “Gazetede sözünü ettiğim bu ziyaretin, eski deyişle müsalemet, yani barış amaçlı olduğu da belirtilmiş. Çünkü o sırada İtalya ile kimi sorunlar yaşıyoruz. Bu Türkiye’nin o zamanki dış politikasının gereği olan girişimlerden biri. Lozan Antlaşması’nı imzaladıktan sonra Yunanistan dahil, birçok komşumuzla sınır ihtilaflarını giderecek, ileriye dönük barışı sağlayacak anlaşmalar yapılıyor. İtalya komşumuz, onunla da 1928 yılında yapılan bir anlaşma var. İsmet Paşa’nın ziyaretinden sonra geliştiriliyor. O yıl yeni bir anlaşma yapılıyor. Cumhuriyet’in attığı manşette ziyaretin amacına uygun bir uluslararası nezaket mesajı var.”

Demek ki neymiş?

Gazetenin attığı “Kemalist Türkiye’den Faşist İtalya’ya Selam” başlığı, bir “nezaket mesajı”ymış.

Peki, başyazar Yunus Nadi’nin, “İtalyan milletini yükselten faşizmin gittikçe artan takdirlerine ve muhabbetlerine mazhar olmaktan kuvvet buluyorduk”  sözleri neymiş?

Faşizm övgüsü değil miymiş?

Değerli Altan abimiz, CHP’nin hiçbir zaman faşizm özgüsü yapmadığını, Başbakan Erdoğan’ın da eskileri hatırlatmakla “çok ayıp ettiğini” söylüyor.

Peki, “Saf Türk olmayanın bu ülkede hiçbir hakkı yoktur. Onlar sadece hizmetçi ve köle olma hakkına sahiptirler” diyen Mahmut Esat Bozkurt ayıp etmemiş miydi?

İsmet Paşa ayıp etmemiş miydi?

Dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu ayıp etmemiş miydi?

İlki, “Her ne pahasına olursa olsun, ülkemizde yaşayanları Türkleştirecek, Türklere ve Türkçülere karşı çıkanları yok edeceğiz” demiş; ikincisi de “Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar, bir vicdan ve kültür meselesidir” buyurmuştu. Hepsi de, Altan abi gibi CHP’liydi.

Bir başka CHP’li Yakup Kadri Karaosmanoğlu da, “Mussolini ve faşizm sayesinde İtalya kronometre gibi işleyen bir memleket halini almıştır” diye yazmıştı. (İkinci baskı oluyor ama idare edin artık.)

Bunları Altan abi bilmez mi?

Bilmez olur mu hiç?

Hadi, CHP’li Hamdullah Suphi Tanrıöver’in, “Faşizm bir vatan ideali etrafında iktisadi refahı, siyasi ve içtimai ahengi tesis etmeyi düşünür” sözleri için de

“Bunda faşizm övgüsü yok” desin.

İsmet Paşa’nın devri saltanatında bırakın faşizm övgüsünü, faşizmin kendisi vardı.

Bunu da, “Nazım’ın fotoğrafını, yüzüne tüküresiniz diye yayınlıyoruz” diyen Cumhuriyet gazetesi yöneticileri bilecektir.