Yazarlar

Resul TOSUN

Resul TOSUN

rtosun@stargazete.com

Kimsenin cemaati rahatsız etme hakkı yoktur!

Resul TOSUN tüm yazıları

Ben bugün de Ramazan münasebetiyle gündemde olduğu için yine bir dini meseleye değinmek istiyorum.

Diyanet İşleri Başkanlığımızınbaşlattığı ‘camilerde çocuklar için oyun alanı’ uygulamasına değineceğim.

İyi niyetle başlattığı bu uygulama maalesef amacından sapıyor ve çıkıyor gibi geldi bana.

Camileri çocuklara sevdirmeyi amaçlayan bu güzel uygulama bazı camilerde ibadetin huzur ve huşuunu kaçıran bir uygulamaya dönüşüyor.

Cemaat namaz kılarkenarkada çocukların sesli ve gürültülü oyunları ibadet halavetini bir anda yok ediyor!

***

Çocuklarımıza cami âdâbını ve başkaları namaz kılarken sessiz olunmasını öğretmek varken namaz kılınırken camide oyun oynamalarına zemin hazırlamak ne kadar İslâmi ve ne kadar makul?

Yanlış anlaşılmasın, çocukların camilerde oyun oynamalarına karşı değilim. Namaz kılınırken oynamalarını doğru bulmuyorum. Çünkü büyüklere farz olan ibadeti ifsat edecek kadar olumsuzluklar olabiliyor.

Nitekim dün bir gazetemizde değerli bir yazar ‘Camileri oyun alanına çevirmek ne kadar doğru’ başlığı altında okur mektuplarına yer verdi. Onlardan biri şöyle yazıyor: “Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde bu uygulama başlatılmadan önce de çocuklar ortada koşturuyorlardı fakat ses daha azdı ve daha huşu ile namaz kılınıyordu. Yine Ankara'da bu uygulamanın yapıldığı Yahyalar Camii'nde artık imamın sesini duymakta bile zorluk çekiliyor ve gerçekten kılınan namazdan hiçbir şey anlaşılmıyor.”

***

Benim kanaatim cami âdâbını henüz idrak edemeyecek kadar küçük olan ve cemaatin huzurunu kaçıracak derecede yaramaz olan çocukların ibadet vaktinde camilere götürülmemesi istikametindedir.

Beyhaki ve İbn Mace’ninrivayet ettiği,“Delilerinizi ve küçük yaştaki çocuklarınızı mescitlerden uzak tutunuz!” hadisi zayıf isnatlı olsa da cami âdâbı ve ibadet halaveti göz önünde bulundurulursa makul görünüyor.

Hz. Peygamberinağlayan çocuk sesini işitince kısa sure ile namazı bitirmesi de çok anlamlıdır.

Hz. Ömer’inyaramazlık yapan çocukları saftan çıkarması da namazın huşuu konusunda önemli mesajlar içermektedir.

***

Cemaate cep telefonlarını kapatma ya da sessize alma ikazı yapıldığı gibi çocuklara sahip çıkma ikazı da yapılmalıdır.

Ayrıca biz biraz abartıyoruz galiba. Çocuğu daha idrak edemeyecek çağda kucağımızda camiye götürmemiz ne kadar doğru?

Efendimizçocuklara 7 yaşında namaz öğretilmesini ve 10 yaşında da ısrar edilmesini ve yataklarının ayrılmasını emrediyor.

***

Cemaati rahatsız etmeyecekse küçükler de götürülebilir ama bence çocukların cemaate götürüleceği yaş da en az 7 olmalıdır. 7 yaşındaki çocuk yapılacak ikazlardan anlayan çocuktur. Anlamıyorsa bence o da cemaatten uzak tutulmalıdır.

Camiden değil cemaatten!

***

Camilerin imarıbinaların yapılması değildir. İçi boşsa görkemli cami inşa etmenin fazlaca bir anlamı yoktur. Camilerin imarı cemaat iledir. Dolayısıyla cemaati huzursuz edecek uygulamalar yapılmamalıdır.

Ha bir de cemaatin içinde çok aksi ihtiyarlar vardır. Çocukları süpürge ile kovarlar, camiden de soğuturlar.

Onun için diyorum ki çocuklar huysuz ihtiyarlardan azar işitmektense bırakın camiyi uzaktan sevsinler. Âdâbını öğrenince de cemaate katılsınlar.

***

Namaz haricinde camiyi sevdirmek için oyun olsun, ona diyeceğim yok.

Ama namazın huşuunu bozacak her uygulamaya mesafeliyim. Cep telefonunun çalmasına da çocukların gürültüsüne de!

Namaza gelen telefonunu kapatsın çocuğuna sahip çıksın. Çıkamıyorsa beklesin, cemaat dağıldıktan sonra girsin camiye, çocuğuyla torunuyla kılsın namazını! Kendisi de rahat etsin cemaat de.

Kimsenin cemaati yani insanları hiçbir yerde hiçbir şekilde rahatsız etme hakkı yoktur.

Hülasa bendeniz, camilerde oyun alanı açmak yerine, çocuklarımıza cami âdâbını öğreterek camiyi sevdirme yolunu tercih edenlerdenim.