Yazarlar

Beril DEDEOĞLU

Beril DEDEOĞLU

bdedeoglu@stargazete.com

Kırım rövanşı

AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Ukrayna’da devlet başkanı ülkeyi terk edip gittikten sonra hemen Ukrayna’ya koşmuş ve gözyaşları içinde eski başbakan Yuliva Timaşenko ile kucaklaşmıştı. Bu gösteri, tutuklu Timaşenko’nun hapisten çıkmasını kutlama olarak görülebilir. Ama daha çok Ukrayna’da, en azından bir kısmında AB yanlılarının kazandığını ilan etmek anlamına geliyordu.

Ukrayna’da kazanılanın bir zafer olup olmadığı henüz bilinmiyor. Bir cephe kazanınca, savaş kazanılmış olmaz. İktidar karşıtlarının tümünün AB yanlısı olduğu da düşünülmemeli, muhalefet koalisyonunun içinde ‘tam bağımsız Ukrayna bağımsız kalacak’ diye bağıran kesimler mevcut. Bir yönetimi yıkarken ittifak yapan çevrelerin yeni Ukrayna kurulurken birbirlerine düşmeyeceklerinin hiçbir garantisi bulunmuyor.

Öte yandan ve bunlardan daha önemlisi, Rusya’nın oyundan katiyen çıkmaya niyetinin olmadığını sert hamlelerle göstermesi. Catherine Ashton’un Timaşenko’nun boynuna sarıldığı sıralarda, bir grup Rus parlamenter de Kırım’a gidip orada hasret gidermeye başlamışlardı.

Hareketlenen Rusya

Kırım, Ukrayna’ya bağlı özerk bir cumhuriyet, halkın çoğunluğunu Ruslar oluşturuyor; Rusya da uzun zamandır burada yaşayanlara Rusya pasaportu dağıtıyor. Rusya karşıtı grupların başında Kırım Tatarları geliyor, ancak onlar yaklaşık iki milyonluk Kırım’ın sadece %12’si kadarlar.

Kiev’de Rusya yanlılarının geri çekilmeye başlamasıyla eş zamanlı olarak Kırım meydanları hareketlenmeye başlamış ve bağımsızlık gösterileri başlamıştı. Bu, Ukrayna’da AB yanlısı bir yönetim olursa, ona bağlı bir Kırım istenmediğini gösteren eylemlerdi. Sonunda Kırım parlamentosu işgal edildi ve Ukrayna sorunu bir bölünme sorunu haline getirildi.

Kiev ‘Batı’ tarafından çekiştiriliyorsa, Rusya da büyük askeri üslerinin bulunduğu Kırım’ı öteki tarafa doğru çekecek bir süreci başlattı; üstelik silahların gölgesinde. İki gün önce ordu alarma geçti ve Ukrayna sınırında askeri tatbikat yapılacağı duyuruldu. Bu, Ukrayna’nın bir kısmı için elin tetiğe gitmeyeceği, ancak diğer kısımları için savaşın bile göze alındığı anlamına geliyor.

Belirtelim, Ukrayna’nın tıpkı Gürcistan gibi ikiye bölünmesi, Rusya açısından anlamlı bir bölünme olmaz. Karadeniz’e kıyısı olmayan doğu ya da kuzey doğu Ukrayna’yı Rusya ne yapsın, yeterince toprağı var. Rusya için yaşamsal olan Kırım.

Olası senaryo

Anlaşıldığı kadarıyla Kırım’da yeni bir parlamento ya da geçici bir yönetim oluşacak, bu yönetim toplanıp önce bağımsızlık ilan edecek; tabi Rusya dışında kimse tanımayacak, sonra parlamento Rusya ile birleşme kararı alacak. Şimdilik izlenen yol böyle gibi.

Bu yol haritasının dünyaya hissettirilmiş olması, esasen bir tehdit. Ukrayna’nın birazına dahi razı olan Batı, bu politikasından vazgeçmezse, olacakları ima ediyor. Kırım dışında kalan yerlerin de iç savaşa sürüklenme ihtimali yüksek, muhtemelen Rusya varsın bu sorunu da Ashton düşünsün diyor.

Türkiye’nin kuzeyinde ortaya çıkan bu gelişme, aslında Türkiye’nin güney doğusundaki gelişmelerle ilgili. Rusya elini Suriye’den çekmedikçe, yani Akdeniz’de kendisine yer aramaktan vazgeçmedikçe, Karadeniz’deki hakimiyetine zarar verecek girişimler sürecek gibi.

Sınırlarımızda yaşanan gelişmeler, yeni bir güç dengesinin kurulacağını gösteriyor. Türkiye’de yaşanan sıkıntıların bu gelişmelerden bağımsız olduğu düşünülmemeli. Ne yazık ki süreç Türkiye’yi keskin tercihler yapmaya zorlayacak, dünyadaki yeri ile ilgili tercihini açıkça ortaya koyana kadar da sisler dağılmayacak.