Yazarlar

Yiğit BULUT

Yiğit BULUT

yigitbulut@stargazete.com

Kısa kısa notlar...

Yiğit BULUT tüm yazıları

Sevgili dostlar, son dönemde yazdığım yazılardan önemli gördüğüm bazı detayları kısa kısa paylaşmak ve önemli noktaların altını çizmek istiyorum, birlikte yeniden üstünden geçelim;

1- TRAKYA’YA EKONOMİK MÜJDE

ENERJİ BAKANI AÇIKLAMIŞTI; “Ergene havzasında 50 milyar dolar değerinde kömür rezervi olduğunu söylemiştik, yeni bir gelişme oldu ve 3 noktadan başlamak üzere bu kömürün çıkarılması ve buralara 300-400 megavatlık santraller kurulması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız ile çalışmalara başladık”...

Bu cümle 1960’lardan beri “istemezük zihniyeti” ve “yapmazuk” kafasına teslim olan, teslim edilen ve bir adım ileri gidemeyen Trakya toprakları ve Trakya halkı için çok  önemli...

Konu bu kadarla da sınırlı değil. “2. İstanbul’un Çanakkale bölgesine kurulması için çalışmalar başlamış durumda. Özellikle Edirne’nin CHP Belediyesi zulmü altında nasıl “Osmanlı Başkenti olmaktan” çıkarılıp, neredeyse yok edildiğini yıllardır izliyoruz...

Bu noktada bütün Trakyalı kardeşlerime buradan sesleniyorum; “Trakya Kalkınma Adımı” çok önemli ve hepinizin, hepimizin kaderini değiştirecek detaylar içeriyor. Biliyorum bazılarımız hemen itiraz edeceğiz ve şöyle diyeceğiz; doğa katledilecek, çevre bozulacak, kömür yerinde kalsın... İş o kadar basit değil! Trakya’da 50 milyar dolar yatıyorsa ve Siyasi Otorite bu parayı bölgenin kalkınması için harcamaya karar vermişse, en önemlisi “kömür santrallerinde bugün dünya sıfır kirlilik” noktasını yeni teknolojiler ile yakalamışsa, bölge insanı da bunun gereğini anlamalı ve gerekli adımları atmalı ! Osmanlı İmparatorluğu’na BAŞKENT olmuş Edirne’nin haline, Saros’un en iyi noktalarına kıyısı olan Keşan’ın sefilliğine, neredeyse İstanbul ile birleşmiş Tekirdağ’ın çaresizliğine bir bakın. Böyle mi olmalı “Balkan Devletiydi” denen Osmanlı’nın Cumhuriyet’e bıraktığı miras... Trakya, özellikle Edirne’den Çanakkale’ye uzanan hat için “yeni bir DÜNYA” tasarlayabiliriz ! Bir de müjde vereyim;  Edirne-İstanbul hızlı tren hatları projesi de hazırlanıyor. Bu hat açıldığında İstanbul’a 2 saatte gidilebilecek... Bu hatlar büyük bir nimet ve en önemlisi Osmanlı’nın iki başkentinin birleştiren yeni gerdanlıklar olacak...

2- BAŞKANLIK...

“Başkanlık ne getirecek” diye sorup, konuyu önemsizleştirmeye çalışanlara vereceğimiz ilk cevap çok açık; seçilen kim olursa olsun, % 50’nin üzerinde başa gelecek ve sadece Türk Halkına karşı sorumlu olacak... Daha açık yazayım; YERLEŞİK DÜZEN’in özellikle 2003 yılına kadar karşısında bulmaya alıştığı “güçsüz hükümetler” modeli tam olarak çökecek! “Seçilen”, halkın yarısından fazlasının doğrudan desteğini alacak ve YERLEŞİK YAPI ne kadar güçlü olursa olsun, BAŞKAN, bu YAPI’dan her zaman DAHA GÜÇLÜ olacak! Bu noktada geçmişe dönün bakın; ortalama ömrü 1,5 yıl olan hükümetler ve güçsüz koalisyonların kudretsiz Başbakanlarına hükmeden GÜÇLÜ YERLEŞİK DÜZEN!  

Sevgili dostlar, Ekonomide öngörülebilir bir büyüme ve uzun vadeli sürdürülebilir kalkınma-istikrar için Türkiye’nin atacağı en önemli adım yine BAŞKANLIK SİSTEMİ! Güçlü bir sistem garantisi olan ekonomilerde büyüme çok daha hızlı olacaktır! Türkiye’nin BÜYÜKLÜĞÜ-BÜTÜNLÜĞÜ açısından da balkınca tek net çıkış; Başkanlık Sistemi... Eyalet, bölünme ve daha birçok yalan propaganda, bu geçişin-kurtuluşun yolunu kesmek için yaratılan “sanal engel ve kara propaganda”!

3- EKONOMİ-EKONOMİ BOZUK İDDİALARI

Türkiye’nin son faiz “adımını” beğenmeyen-yeterli bulmayan iç-dış çevreler, karar sonrası kısa bir süre sakin durduktan sonra yeniden başladılar “bildikleri yolu zorlamaya”! Söyledikleri de yıllardan beri hep aynı; Türkiye duvara toslayacak, aniden duracak, ekonomisi çökecek... Yeni bir sözünüz yok mu arkadaşlar; yıllardır bitecek dediğiniz Türkiye, son 10 yıldır dünya genelinde en çok büyüyen üç ekonomiden biri! Ne zaman “birileri” bu ülkeden birşeyler “alamaz” konuma gelmiş veya “almaya alıştıkları” zora girmiş, geçmişten bugüne hep aynı oyun oynanmış. Sadece bugüne bakmayın, 1993’ten 2013’e “dalgalanma yaratılan her dönemde” manşetler, alt başlıklar, açıklamalar hep aynı cinsten, aynı tondan... Türk insanının bu oyunu 1993’lerden itibaren “basın-algılama-sebep-sonuç” dörtgeni içinde sorgulaması ve gerçeği çok net olarak görmesi gerekli; bu ülkeyle yıllarca oynamışlar ve her adımlarında “ekonomiden siyasete” her detayı manipüle ederek istediklerini almaya alışmışlar. Şimdi zorlandıkları noktada burası; “aynı oyunu oynuyorlar ama sonuç alamıyorlar! Saldırıyorlar, itibarsızlaştırıyorlar, manipülasyon yapıyorlar, açıklama ile destekliyorlar ama TÜRKİYE TAŞ GİBİ sağlam duruyor ve yoluna devam ediyor...