Yazarlar

Resul KURT

Resul KURT

info@resulkurt.com

Kreş yükümlülüğü şart mı?

Resul KURT tüm yazıları

Yasal düzenlemelere göre, yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 kadın çalışanı olan işyerlerinde, emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için iş-veren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta be-lirlenen şartları taşıyan bir emzirme odasının kurulması zorunludur. Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için iş-veren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın gerekli şartları taşıyan bir kreşin kurulması zorunludur. Kreş, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.

İşverenler, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yüküm-lülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler. Oda ve yurt açma yükümlülüğünün belirlenmesinde, işverenin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan tüm işyerlerindeki kadın çalışanların toplam sayısı dikkate alınır. Oda ve yurt açma yükümlülüğünün belirlenmesinde, işve-renin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan tüm işyerlerindeki kadın çalı-şanların toplam sayısı dikkate alınır. “Belediye ve mücavir alan sınırları” ifadesi uygu-lamada özellikle büyükşehir belediyesi sınırlarındaki işyerlerindeki işçi sayısının tes-pitine yönelik çeşitli sıkıntılara sebep olmaktadır. Kanun doğrudan büyükşehir beledi-yelerine atıf yapmadığından ‘Belediye ve mücavir alan sınırları’ ifadesinin büyükşehir belediyesi statüsündeki illerde ‘İLÇE BELEDİYE SINIRLARI’ şeklinde değerlendiril-mesi gerekmektedir. Kreş yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenler, işyeri çalışan sayısı ve tehlike sınıfına göre değişen miktarda idari para cezalarıyla karşılaşmaktadır-lar.

***

Kreş açma yükümlülüğü belediyelere verilmeli

Türkiye’deki en önemli sorunlardan birisi de kadın istihdamının yeterince art-maması ve bu yönde işletmelerin teşvik edilememesidir. Kadın istihdamı son 13 yılda önemli oranda artmış olsa da halen istenen seviyeye ulaşmamıştır. Ülkemizdeki bü-yük yatırımlarda yaşanan sorunlar ve yatırımları olumsuz etkileyen hususlar değer-lendirildiğinde özellikle işletmelere getirilen istihdam yükümlülüklerinin önemli bir sorun teşkil ettiği görülüyor. Diğer bir deyişle başta kreş yükümlülüğü, avukat bulun-durma yükümlülüğü gibi yükümlülükler istihdamı olumsuz yönde etkilemektedir. Bu kapsamda, kadın istihdamını olumsuz etkileyen en önemli düzenlemelerden birinin kreş açma yükümlülüğü olduğu kolaylıkla söylenebilir. 

Özellikle, yasal düzenlemelerde kreş açma için sayı sınırının 150 olarak belir-lenmesini, hükmün dönemsel şartlarıyla değerlendirmek gerekir. İlgili dönemlerde hem çalışan kadın sayısının az olması hem işyeri sayısının az olması sebebiyle bu kapsama giren işyeri oldukça düşüktü. Günümüzde konfeksiyonda bile 250-300 ka-dın işçi var. 150 sayı sınırı günümüz için mantıksız ve işletmeler üzerinde kadın istih-damını olumsuz etkilemektedir. 

Esasen belli bir çalışan sayısına ulaşmış işyerlerinde emzirme odası açılması makul görülmekle birlikte, kreş açılmasının istenmesi de oldukça zordur. Kreş açmak ve işletmek tamamen uzmanlık gerektirmekte olup, özel sektör açısından; işyeri heki-mi, hemşire, pedagog, çocuk bakıcısı ve benzeri ek personel istihdam edilmesini ve öngörülen fiziki koşulların sağlanmasını gerektirmektedir. Özel sektörde işverenler üzerindeki kreş açma yükümlülüğü kaldırılmalıdır. Ülkemizde kreş sayısı ile çocuk bakımında uzman sayısı arttırılmalı ve mevcut kreşlerin nitelikleri iyileştirilmek suretiy-le bu yöndeki yükümlülük yerel yönetim tarafından yerine getirilmelidir. Böylece hem belediyeler üzerinden bu önemli yükümlülük daha profesyonel bir şekilde yerine geti-rilmiş olacak, hem de ülkemizin geleceği olan çocuklar sağlıklı ve doğru ortamlarda büyütülmüş olacaktır.

Kreş açma ya da hizmeti sağlama yükümlülüğünün işverenlerden alınarak, be-lediyeler, AB fonları, organize sanayi bölge yönetimleri vb. aracılığıyla yapılması ge-rekmektedir. Hiç değilse, kreş açma zorunluluğu için uygulanan 150 kadın işçi sayısı şartının 500’e çıkarılması bir zorunluluk olmuştur.

Gelişmiş ülkelerin konuya ilişkin uygulamaları incelendiğinde; 

1- Özel sektör işverenlerinin yükümlülüğünün en fazla emzirme odası açmak-tan ibaret bulunduğu; 

2- Kreş açmak konusunda ise herhangi bir mükellefiyetlerinin bulunmadığı, 

3- Kreşe yönelik hizmetlerin, genellikle yerel yönetimlerce ve ücretsiz olarak sunulduğu, 

4- 3 ila 6 yaş dönemindeki çocukların okul öncesi eğitiminin, eğitim sisteminin parçası olduğu,

5- Bunun yanı sıra çalışan ebeveynlere, sosyal haklar adı altında çok geniş imkânlar tanındığı 

Görülmektedir.

Sonuç olarak, ülkemizdeki yatırımların ve kadın istihdamının artması isteniyor-sa, bu tür yatırım ve istihdamı engelleyici düzenlemeler gözden geçirilmelidir. Kadın-lar açısından en kutsal olan annelik görevinin yerine getirilmesinde daha profesyonel ve uzmanlık gerektiren bir iş olan kreş yükümlülüğünün, belediyeler ve AB fonların-dan sağlanacak kaynaklarla yerine getirilmesi sağlanmalıdır. Bu sosyal sorumluluk işverenlere yıkılarak istihdam artışının beklenmesi hayalcilik olur.