Hasan Hüseyin ÖZ
Hasan Hüseyin ÖZ
hasan.oz@star.com.tr
Tüm Yazıları

Kurbanın yüzüne bakarak sırıtan katil

Karşımızdaki PKK/PYD terör örgütünü tanımak için yeni bir delile ihtiyacımız yok, değil mi? Bu örgüt, 50 yıldır bu coğrafyanın kanını emen, varlık sebebi sadece yıkım olan kiralık bir katil sürüsüdür. Dün emperyalist ağababaları kimse, bugün de onların kucağında aynı görevi yapıyorlar.

Bugün Suriye'de gördüğümüz tablo net: PKK/PYD, "varlığı yok etme" stratejisini bir kere daha devreye soktu. Bu stratejinin ağababası da terör örgütünün şimdiki efendisi.

Evet İsrail, Filistinlileri nasıl susuzlukla terbiye etmeye çalışıyorsa, bu örgüt de Fırat'ın doğusunda aynısını yapıyor. Rakka ve Haseke hattında işgal ettikleri Tişrin ve Tabka barajlarını bir silah gibi kullanıyorlar. Vanaları kapatıp Halep'teki ve çevre bölgelerdeki 2 milyon insanı günlerce susuzluğa mahkûm ettiler.

Örgüt, Deyr Hafir ve Meskene hattında suyu keserek bölge insanına "Ya bana itaat edersiniz ya da susuzluktan ölürsünüz" diyor. Suyu, ekmeği, hayatı şantaj aracı yapmak, bu yapının fıtratında var. Onlar için insan hayatı, pazarlık masasında bir kozdan ibarettir.

"BİZ YOKSAK BURASI KÜL OLSUN"

Terör örgütünün, bu kültüre ve insanlığa ne kadar düşman olduğunu Halep'ten gelen son istihbarat raporları bir kez daha gösterdi. Baronlar, Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmek zorunda kaldığında emirlerindeki teröristlere şu emri verdi:

"Şehri ele geçiremiyorsak yakın. Komple boşaltın, yıkın. Biz yoksak burası da olmasın."

Bir insan kendi evini yakmaz. Vatan bildiği sokağı ateşe vermez. Ama PKK/PYD bir işgalci sürüsüdür. İhalesi biten bir taşeron, şantiyeyi nasıl havaya uçurursa, onlar da Halep'i öyle yakmak istediler. Zaten bu emri verenler de o toprağın insanı değil. Sahadaki teröristleri yönetenler, Kandil'den gönderilen, kökü dışarıda "ithal" elebaşları. Tek görevleri var: İnsansızlaştırmak ve yok etmek.

Bu örgütün tarihinde sözünde durduğu tek bir gün yoktur. Kalleşlik, bunların karakteridir.

Şam yönetimiyle "entegrasyon" masasına oturdukları, diplomasi oyunu oynadıkları günlerde bile terörden vazgeçmediler. Tam barış ve ateşkes mesajlarının verildiği, çözümün konuşulduğu dakikalarda Halep Valiliği'ne kamikaze dronlarla saldırdılar. İçeride insanlar barıştan bahsederken, pencerenin dibinde bomba patlattılar.

Çünkü bunlar kandan beslenir. Düzen demek, hukuk demek, barış demek, bu narko-terör şebekesinin, bu kaçakçılık ağının sonu demektir.

SAF KÖTÜLÜK

Dün neyse, bugün de o. Batı'dan silahı, İsrail'den taktiği alan bir imha makinesi var.

Bu yaptıklarına şaşırmıyoruz, çünkü terör zaten tanımı gereği varlığa düşmandır; hayatı, nefesi ve geleceği yok etmek üzerine kurgulanmış organize bir kötülüktür. 50 yıldır kanla beslenen bu katil sürüsü, bugün İsrail'den kopyaladığı yöntemlerle sadece fıtratının gereğini yapmaktadır. Suya zehir, sokağa ateş, barışa pusu kurmaları tesadüf değildir. Çünkü kurbanının yüzüne bakarak sırıtan bir katil için yaşamın bir değeri yoktur. Bu coğrafyanın en acı ve değişmez hakikati şudur: Bu şizofrenik cinnet hali kökünden kazınmadıkça, o sırıtan maske parçalanmadıkça, insanlık bu topraklarda huzur bulamayacaktır.