
Okullarda Ramazan ayının gelişinin coşkuyla kutlanmasından rahatsız olan, bir şekilde meşhur olmuş birkaç isim 'Laiklik bildirisi' yayımladılar; hem de şubat ayında! Neymiş, okullarda Ramazan programları düzenlemek laikliğe aykırıymış!
'Laiklik bildirisi' ve şubat yan yana gelince insanın zihninde hâliyle 30 yıl öncesine dair görüntüler tekrar vizyona giriyor!
28 Şubat darbe döneminde hemen hemen her gün bir 'Laiklik bildirisi' yayımlanırdı. Bu bildirilerle laikliğe imanlarını yenilerlerdi. 28 Şubat cuntasının medya unsurları üzerinden bu bildirilerle toplum üzerinde baskı kurarlardı. Üzerinden 30 yıl geçti ama bunlar hâlâ kendilerini ileriye götüremediler. Bu cephede değişen bir şey yok; aynı tas aynı hamam.
Karşı cephede değişen pek bir şey yok ama bizim cephede de, 28 Şubat darbesiyle alâkalı değişmeyen bazı noktalar var maalesef. 28 Şubat darbe yıldönümünün yaklaşmasıyla medyadan ve sivil toplum kuruluşlarından arayıp röportaj yapmak isteyen ve konferanslara çağıran dostlar oluyor. Ekseriyetle konuşmalarımız "28 Şubat bitti mi" sorusu üzerine oluyor. Benim bu soruya cevabım koca bir "Hayır"!
Sebebi de şu: 28 Şubat cuntasının yaptığı fişlemeler devletin derin arşivinde hâlâ cârî. Bu mevzu üzerine kaç yazı yazdığımı hatırlamıyorum. Sürekli gündemde tutmaya çalışıyorum ama günlerin getirdiği yeni mevzular sebebiyle gündem olamıyor. Lâkin 28 Şubat cuntasının yaptığı fişlemeler can yakmaya devam ediyor. O dönem hayatta bile olmayan şimdinin gençleri, anneler ve babaları 28 Şubat'ta fişlendikleri için devlette görev alamıyor.
Güvenlik soruşturmalarında fişlemeler dikkate alınıyor. Evet, aradan 30 yıl geçse de darbecilerin fişlemeleri geçerliliğini koruyor. 30 yıl önce 28 Şubatçıların kontrolündeki yargıdan ceza alıp yıllar sonra yeniden yargılanıp beraat etseniz bile devletin arşivinde 'suçlu' olarak kaydınız duruyor. Hani 28 Şubat bitmişti?..
11 yıl önce bu köşede "28 Şubat fişlemeleri neden silinmiyor" (https://www.star.com.tr/yazar/28-subat-fislemeleri-neden-silinmiyor-yazi-1262406/) sorusunu başlık yapıp şunları yazmışım: "Devam eden 28 Şubat mahkûmiyetleriyle birlikte şimdi de 28 Şubat dönemi cuntanın yaptığı fişlemeler karşımıza çıkmaya başladı. Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden bana ulaşanlar, çocuklarının devlette görev almak için başvuruda bulunduklarında karşılarına kendileriyle ilgili 28 Şubat döneminde hazırlanmış fişlemelerin çıkmasından muzdaripler."
Aradan geçen 11 yılda bu konuda değişen bir şey yok. İnsanlar beni arayıp "Darbeciler bizim geleceğimizi yaktıkları gibi çocuklarımızın da geleceğini yakıyorlar" diyorlar.
İslâma düşmanlıklarını laiklik perdesiyle örtmeye çalışanların yayımladıkları bildirilerin bu halkın nazarında bir hükmü yok. İsterlerse saat başı bildiri yayımlasınlar... Yalnız, 28 Şubat cuntasının fişlemeleri derinden derinden insanımızın canını yakmaya devam ediyor. 28 Şubat cuntasının izlerini silmek birinci öncelik olmalı.