
Malum İngiltere Kralı Charles Londra'da Trump onuruna tüm dünyada naklen yayınlanan inanılmaz gösterişli ve şatafatlı bir yemek vermişti.
Metrelerce uzunluktaki masada kimler yoktu ki...
Trump'ın bütün kanlı bıçaklı düşmanları, küresel çetenin kale isimleri, çeteye uşaklık edenler, hepsi masanın konukları arasındaydı.
Yemekte bir de enteresan olay yaşanmıştı.
Güvenliğin en üst seviyede olduğu bu yemekte her ne hikmetse meçhul bir kişi bu güvenliği delmiş ve yemeğin verildiği tarihi sarayın duvarına dev barcolar ile Epstein dava dosyasının kapak resmini yansıtmıştı.
Yine ne hikmetse bu duruma kimse ses çıkarmamış ve yemek boyunca o resim duvarda geceyi aydınlatmış durmuştu.
Biat Zamanı...
Gelelim tekrar yemeğe...
Düğün değil bayram değil durduk yerde verilen bu yemek neyin nesiydi.
En büyük merak konusu buydu.
Aslında bir anda peydahlanan bu yemek okumayı bilene çok şey anlatıyordu.
Trump bu yemekte küresel çete tarafından kuşatılmış ve sisteme uymadığı takdirde başına geleceklerle ilgili hizaya çekilmişti.
İşte o kirli sofra dünyada yeni bir dönemin kapısını araladı.
Yapılan ihtarlardan dersini alan Trump o günden sonra küresel çeteyle birebir örtüşen politikalar izlemeye başladı.
Sömürü ve İşgale Devam...
Küresel çetenin her daim ve her yerde yaptığı gibi sömürüye devam, yayılmaya devam politikası yeniden şaha kaldırıldı ve Trump bir an da Venezuela kazanını yeniden kaynatmaya başladı.
Bu kazanın kaynatılabilmesi, Venezuela'nın eli kolu sallayarak işgali için tüm milletlerin ikna olacağı iyi bir suni gerekçeye ihtiyaç vardı.
Bu konu da en makbul akçe, kimsenin itiraz edemeyeceği gerekçe uyuşturucuyla mücadeleydi.
Onlar da öyle yaptı ve bu bahaneyi öne sürüp düğmeye bastılar.
Önce hedefi belirleyip açıkladılar, sonra hedefe yönelik suçu (!) düzdüler.
Hedef; Venezuela...
Suç; Uyuşturucu Kaçakçılığı...
Hemen ardından bir terör örgütü peydahlandı...
Maduro Terör Örgütü....
İyi de bu örgütün lideri.
O da kolay...
Maduro...
Bremen Mızıkacıları...
Bu çalgıcılar çaldılar oynadılar, buraya kadar anlattıklarımı yaparak bir orta oyunu kurdular.
İyi de oyunun seyircisi var mı, kurdukları tezgâhın alıcısı var mı?
Bugün dünyada Amerikan halkı dahil Trump'ın uyuşturucu yalanına inanan yok.
Amerikan halkı dahil diye özellikle belirttim zira Amerika'nın bu alçakça tavırları, bu işgalci, sıradan sokak çetesi, hırsız, gaspçı gibi mantığı dünyada nefret objesi olmuş durumda.
O halde mevzu uyuşturucu değilse ne?
Konu sadece Venezuela'nın petrolü mü yoksa işin içinde başka şeylerde mi var, Venezuela bir başlangıç mı sırada diğer ülkelerde mi var?
Tüm bu sorulara cevabı 2022 yılında yaptığı bir konuşmayla Amerikalı Orgeneral Lauro Richardson verdi.
Bakın neler demiş General;
Daha Ne Desin...
"Elbette Küba, Venezuela ve Nikaragua Rusya ile ilişkilere sahip.
Bu bölge zengin doğal kaynakları ve nadir toprak elementleri açısından çok zengin.
Bugün teknoloji için gerekli olan Lityum üçgenine sahipsiniz. Dünyadaki Lityumun %60'ı "lityum üçgeni olarak adlandırdığımız bu bölgede.
Arjantin, Bolivya, Şili...
Guyana açıklarında bir yıl önce keşfedilen en büyük petrol rezervlerine ve hafif tatlı ham petrole sahipsiniz.
Venezuela'da petrol, bakır, altın gibi kaynakları da var. Burada dünyanın akciğerleri olan amazon ormanlarına sahibiz. Ayrıca bu bölgede dünya tatlı su rezervinin %31'ine de sahibiz.
Yani rakamların çok ötesinde...
Yapacak çok işimiz var...
Bu bölge önemli...
Ulusal güvenliğimiz ile alakalı olarak oyunumuzu ilerletmemiz gerekiyor.