Esra ELÖNÜ
Esra ELÖNÜ
esraelonu@star.com.tr
Tüm Yazıları

Mansur'un yöresel bidon dansı...

Ankara'da su yok sululuk çok diyeceğimiz türden gurabalıklar yaşanıyor. Bir varmışın bin yokmuşun gibi düşünelim arkadaşlar. Hansel ve Gratel sonunda aldandıkları şekerden evin içinde boş bidon adlı cadının oturduğunu fark etti.

Sefalette kusursuzluk ödülünü alıp bir takım halaylara kaynama girişiminde bulunan Mansur'un son derece antipatik oynayış tarzına maruz kalmak, boş bidon adlı cadıyla karşılaşmakla aynı. Aynı his, aynı şaşırmama duygusu falan filan.

Gecenin bir yarısında inin ve cinin çeşme başında beklediği zamanlarda halkın bidon konvoyunda retro kap kacağı çeyizlerinden çıkartarak sisteme sövdüğü ne varsa seçim öncesi söylenmişti.

90'lı yıllar insanlıktan noksanlı yıllardı en iptidai şartların nostaljisine, bayık romantizmine kapılan siyasilerin o yıllardan bir damla ileriye gidememesinin sebebi de buydu.

Siyasi geviş başlığı "İLERİCİ" olanlar; halkı, doksanlı yılların salça bidonlarına geri götürdüler veyahut bidonlar geri geldi.

Bizce bir mansuru yok diyemiyoruz çünkü halk bu sefalete mahkum edilemeyecek kadar değerli.

Hava nasıl bedavaysa su da bedava olmalı demenin artistik cazibesi bile bidon kuyruğunda kavga ediyor şu an o derece.

Seçim zamanı "Su bedava olmalı" deyip şimdilerde tıslayan musluğa dönen tıs mansur zaten ben de bedavadan başkan oldum demenin zirvesini yaşıyor.

Barajlarda doluluk oranını Belediye Başkanı olarak sen takip edeceksin turşu bidonları değil.

Bulduğu her halaya girip sempatik başkanı hiç iyi oynamayan sizler, su kuyruğunda araya kaynayan bidon gibi değişik dansınızı icra ederken, halk su tankeri önünde titreyerek size bir takım temennilerde bulunuyor bilginiz olsun.

Ankara'da su yok sululuk çok derken, halkın hizmete nasıl susadığını, ikonik başkanın nasıl bidonik başkana dönüştüğünü yazıyoruz.

Umarım siyasi tez konusu kıtlığına mizahi bereket kattığınız gerçeği kilim adamlarınca tartışılıyordur.

Bilim adamlarını yormayın diye kilim adamı dedim. Siz seversiniz yöresel kelime oyunlarında halay başı olmayı...

Özgür, otobüs tepelerinde lama provalarını yarıda kesip, Ankara'ya baksa tıssslayan şehrin ışıklarına Bertolt Brecht tiradı okur.

Ne demiştik bir varsınız bin yoksunuz...

Boşlukları doldurun desek

Su yok

Öyle kalın...