Yakup KÖSE
Yakup KÖSE
ykose@star.com.tr
Tüm Yazıları

Mehmetçik'in bir postalı Gazze'ye bassa

Senenin ilk günü, İstanbul Kabataş'ta aracı park edip Galata Köprüsü'ne yürürken, zemheri kışına lâyık bir soğuk da bize eşlik etti. Titremekten, beş kilometrelik mesafeyi nasıl katettiğimizi anlamadık.

Teheccüd vakti yola düşmeye başlayan yüzbinler kuşluk vakti bir sel olup Galata Köprüsü'ne aktı. Dert bir idi: Gazze!

Türkiye'de, Hamas'ın terör devleti İsrail ile yaptığı anlaşma sonrası sanki Gazze'de her şey normale dönmüş gibi kanaat var. Türkiye'nin yolsuzluk, uyuşturucu ve sapkınlık gündeminde Gazze kayboldu. Dünkü miting halkımızın ekseriyetine Gazze'yi tekrar hatırlattı.

Zemheri soğuğunda 500 binden fazla insanımız mitinge iştirak etti. Toplumun Gazze hassasiyetinin sürdüğünü göstermesi bakımından muazzam bir katılım.

Evet, Gazze'de şimdilik gökyüzünden bombalar yağmıyor ama terör unsurları Gazzelileri çeşitli bahanelerle öldürmeye devam ediyor. Gıda ve diğer yardımların girişi engelleniyor. Gıda, ilaç ve tıbbi malzemenin temininde çok büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bu soğuk kış günlerinde Gazze'de çadırlar içinde yaşayan insanlar var. Geçen hafta yağan yağmurla birlikte çadırları su bastı.

Terör devleti İsrail, Filistinlilerin içinden çıkan hainleri silahlandırıp Gazzelilerin üzerine salıyor. Gazzeliler bir de bu hainlerle mücadele ediyor.

Mitingin yapılmasına öncülük eden isimlerden Bilal Erdoğan'ın konuşmasındaki şu vurgu önemli: "Gazze'de yaşanan, asla bir savaş değildir. Gazze'de yaşanan, iki ordunun bir araya geldiği bir çatışma değildir. Gazze'de yaşanan, sadece bir güvenlik meselesi değildir. Gazze'de yaşanan, bir halkın kadınlarıyla, çocuklarıyla, yaşlılarıyla bilinçli ve sistematik bir şekilde yok edilmeye çalışıldığı bir soykırımdır. Bu soykırım yalnız on binlerce ton bombayla yapılmıyor. Bu soykırım açlıkla yapılıyor, susuzlukla yapılıyor, soğukla yapılıyor, insani yardımların engellenmesiyle yapılıyor. Bugün Filistin'de ağır kış şartlarında derme çatma çadırların içinde her türlü imkandan yoksun insanlar var ve bu insanlara ulaşabilecek yardımı bilerek, isteyerek ve hatta zevk alarak engelleyen zalim bir düzen var."

Mezkûr anlaşmayla birlikte Gazze'ye uluslararası askeri bir gücün gönderilmesi gündemde. Türkiye de bu güce asker vermekte kararlı. Askeri hazırlıklar da tamamlandı. Yalnız terör devleti İsrail, Türkiye'nin Gazze'ye asker göndermesini istemiyor. Dünkü mitinge katılanlar, Türkiye'nin ne yapıp edip Gazze'ye asker göndermesi hususunda hemfikirler. Türk askerinin Gazze'ye gitme ihtimâli toplumda bir heyecan uyandırdı.

Gazze konusunda kaybedecek 1 saniye bile yok. Bilal Erdoğan'ın konuşmasında vurguladığı gibi, terör devleti İsrail soykırımı sadece silahla yapmıyor; açlıkla, susuzlukla, soğukla yapıyor.

Yazımın başında zemheri soğuğundan bahsettim. Yalnızca birkaç saat üşüdüm ama beni sarstı. Sonra sıcacık evime gittim, sıcak bir şeyler içtim ve kendime geldim. Üzerimde soğuktan eser kalmadı; ya Gazzeliler? Onlar soğuğun üzerine bir de açlık ve susuzlukla kesintisiz mücadele ediyor. Bizler gibi üşüdüklerinde dönecekleri sıcak evleri yok.

Hâsılı kelâm, Mehmetçik'in bir postalı Gazze'ye bassa gerisi gelir, umutla bekliyoruz!..