Yazarlar

Yiğit BULUT

Yiğit BULUT

yigitbulut@stargazete.com

Misyonerlik faaliyetlerinin yeni hedefi: Türkiye

Size bir Anadolu şehrinde yaşanan bir olayı aktaracağım. Mahalleye taşınan bir teyze, İslam dinini anlatmak vesilesiyle evlerde toplantılar düzenlemeye ve çevredeki kadınları her hafta farklı yerlerde toplamaya başlar... Buluşulan evin sahibine yaptığı masraflar karşılığı da 200 TL öder... Toplantılar “dinimizin bilinmeyen yanlarını” aktarmak başlığı altında başlar ve bir süre sonra “bütün dinler aslında aynıdır” ana fikri öne çıkarak devam eder. Annesi toplantıya katılan kardeşlerimizden biri, bir gece annesinin tam anlatamasa bile “Baba-Oğul-Ruhul Kudüs” kavramını onlara aktarmaya çalıştığını fark eder. Konunun üstüne gider ve bu toplantıları düzenleyen “teyzenin” misyoner faaliyetlerini net olarak ortaya çıkarır...

Sevgili dostlar, bu örneklerden sadece biri! Bugün İstanbul başta olmak üzere birçok şehrimizde aynı toplantılar düzenleniyor, birçok apartmanın altında “apartman kiliseler” hızla çoğalıyor. Amaç ne? Çok açık; en güçlü olduğumuz insan kaynağımız üzerinde bir “zihin-iman kıyameti” tasarlamak ve kurmak istedikleri “NOVUS ORDO SECLORUM” yani YENİ DÜZEN içinde bu bölgede ciddi zaaflar yaratarak, burayı ele geçirmek...

Sonuç: Üstünde fazla yazmaya gerek yok. Çok kısa bir süre önce yemek yediğim lokantada servis yapan garson kardeşimden duyduklarım bile dehşet verici. 10 yıl önce ailesiyle birlikte Yehova Şahidi olarak dinlerini değiştirip bu sistemin tuzağına düşüyorlar. Şimdi kurtulmak, çıkmak istiyorlar ama hayatları çoktan ele geçmiş... Sorun sadece bu kadar da değil, “insan zihninde ve imanında delikler açması için” üretilen Reiki’den Marduk yalanlarına kadar tonlarca malzeme ortada... Küçük bir çocuk çok kısa bir süre önce bana sormuştu; “Orta Dünya neresi?” Nereden çıkardın dediğimde cevabı çok net oldu; Yüzüklerin Efendisi’ni seyretmedin mi!

2023 ve 6 köşeli darbe planı

Türkiye’yi 2001 krizi ve 2003 Süleymaniye’deki paketleme girişimlerine rağmen hiç beklemedikleri bir liderliğin doğması ile ellerinden kaçıranlar, şimdi şu soruyu soruyorlar; ya bu bağımsızlaşma süreci daha da hızlanır, uzantılarımız eldeki tüm etkilerini kaybeder ve Türkiye tamamen elden çıkarsa? Daha açık yazayım; onlara asla biat etmeyen ve işbirliğini ilk günden Kabul etmeyen Erdoğan ya Başkan seçilir ve “yerleşik yapıları” yerle yeksan olurken, Türkiye ellerinden uçarsa?

Bu soruya verdikleri cevaplar da yok değil. Yaptıkları toplantılar 6 köşeli. Daha açıkçası iç içe geçmiş iki yıldız çizmek mümkün etkili ve yerleşik oldukları “6 merkezi” kağıt üstüne yerleştirerek... Planları da çok açık; alternatif  yaratmak ve “siyasetteki büyük değişimi ekonomiden, ekonomideki büyük değişimi siyasetten” sağlamak! Bu noktada aklınıza şu sorular gelebilir; köşeler nereleri?

Ben sayayım, siz yerleştirin; “Tel Aviv-Kayseri-İstanbul” Orta Doğu coğrafyasındaki köşeler. Bunları İsrail Merkez Bankası (bağlı finansal merkezler)-TOBB-TÜSİAD diye de görebilirsiniz...  “İstanbul-Vatikan-Berlin” de Avrupa coğrafyasındaki diğer köşeler. Bunları da TÜSİAD(medyası)-IMF-Deutschebank olarak düşünebilirsiniz...

Sevgili dostlar, yukarıda yazdıklarımı kesin saklayın! Bu iç içe girmiş iki üçgenin ne anlama geldiğini ve önümüzdeki 24 ay içinde “nelere kalkışabileceklerini” birlikte göreceğiz... Bu organizasyonun tek bir amacı var; “SÖZ DİNLEYEN, KONTROL EDİLEBİLEN” liderler eliyle “KONTROL ETTİKLERİ” bir Türkiye yaratmak ve ilk etapta bağımsızlaşma sürecimizi durdurmak...

Sonuç: Yukarıda yazdıklarım hakkında daha fazlasını şimdilik paylaşamam... Sizden ricam son dönemde ortaya konan ve alt unsurları ile Erdoğan’a yönelen “ne olursa olsun da Erdoğan’dan kurtulalım” stratejisine dikkatli bakın, çok önemli ipuçları göreceksiniz...

Son söz: Türkiye “ekonomik ve siyasi olarak tarihinde olmadığı kadar” tam bağımsız olma yoluna girdi ve hızla ilerliyor. Bu gidişin mimarı Erdoğan ve yıldızlar kaç köşeli olursa olsun, Türk Halkı liderine ve geleceğine sahip çıkacak... 2001 krizi ve sonraki süreçte ellerinde patlayan “köşeler” bu sefer hayal kırıklığı olup başlarına geçecek... Yaşasın tam bağımsız, güçlü, emperyal, cihanşümul TÜRKİYE...

Not: Çok üstü kapalı yazdım, açacağım bakın neler çıkacak...