
Geçtiğimiz gün İsrail ile ilgili bir haber dünyada tartışma konusu oldu.
Habere göre İsrail 450.000 kişilik bir ordu gücü oluşturma hazırlığı yapıyordu.
Haklı olarak akıllara hemen İran geldi.
Herkes acaba İran'a bir kara harekâtı mı yapılacak, bu onun mu hazırlığı sorusunu sormaya başladı.
Bu rakam sürpriz değil.
Zira harekât planlarına göre İsrail seferberlik halinde yedekler dahil ortaya böyle bir güç çıkaracak.
Uzun lafın kısası yedek askerler dahil oluşturması planlanan güç zaten İsrail'in harekât planlarında var.
Bu açıklamada İsrail esasen "seferberlik ilan ediyorum, topyekün bir savaşa gireceğim ve bu savaşta yedekler dahil herkesi kullanacağım" demek istiyor.
İşin Aslı...
Peki bu açıklama ne anlama geliyor, İsrail gerçekten İran'a seferberlik ilan etti mi yoksa işin arka planında başka işler mi var?
Bu işin arka planını okuyan biri olarak şunu, katıldığım bütün programlar da söyledim.
Bu süreçte Netenyahu öyle zannedildiği gibi İran'ı değil Lübnan'ı düşünerek böyle bir yapılanmaya gidiyor.
Evet, İsrail Lübnan özelinde 450.000 kişilik oluşumu işgal maksatlı kullanmak niyetiyle bir sinsi plan yapıyor.
Şu gerçeği görmek lazım, İsrail üç aşamalı bir Lübnan operasyonu planladı.
Bu aşamalar sırasıyla önce iç savaş, sonra işgal sonrasında ilhak.
Birinci Safha; İç Savaş...
İsrail İran, Körfez bölgesel savaş derken bu kargaşada ve bir anda Lübnan saldırılarına başladı.
Tesadüf mü?
Asla.
Bu üç safhalı plan yürürlüğe kondu.
İsrail son günlerde bir iç karışıklık çıkarmak niyetiyle Lübnan'da saldırının dozunu inanılmaz artırmış durumda.
Sistemli bir operasyon kapsamında artırılan bu saldırılar bahane edilerek Lübnan'da yaşayan Hristiyan azınlığa sürekli olarak şu telkinler pompalanıyor.
"Bütün bu felaketler başınıza Hizbullah yüzünden geliyor. Onları ülkeden atarsanız, ya da Hizbullah'ı yok ederseniz ülkeye bolluk gelir, ülkeye huzur gelir."
Hristiyanlar gaza gelip eyleme geçerlerse bu yapılanın ülkeyi götüreceği bir tek yer vardır;
İç savaş...
İkinci Safha; İşgal...
İsrail bu iç savaş çıktıktan ve kanın gövdeyi götüreceği olaylar yaşandıktan sonra doğrudan Lübnan'a girecek ve işgali başlatacak.
İsrail denilen terör örgütünün (İTÖ)'nün beynindeki şeytani plan bu.
Yalnız burada İTÖ'nün yaptığı tarihi bir hata daha var.
Bu işgali kiminle yapmayı planlıyorsun?
Daha önce 2006'da denediğin ve İsrail ordusu diye dünyaya pazarladığın o çapulcu sürüsü Lübnan cephesinde arkasına bakmadan kaçtı.
Akıllanmadın mı?
Hakkını yemeyelim akıllanmış...
Bunların topundan bir manga asker çıkmayacağını gören Netanyahu bu kez rakamı yüksek tutmuş.
Neden?
Çünkü vatansız soysuz şunun farkında.
İsrail'in çapulcularından 450.000 kişiyi toplasan içlerinden 400 kişilik bir askeri güç çıkmaz.
O çıkanlara da üç koyunu emanet edemezsin.
Çünkü bu asker diye sahaya sürülen terörist takımının istisnasız tamamı korkak, tamamı ürkek, tamamı askerlik deyince savaş deyince altını pisleten bir kalabalık sürüsü.
Dediğim gibi bu 450.000 teröristten sıksanız sıksanız 400 kişi çıkar.
O zaman soysuz katile şunu sormak lazım.
Bu rakamla sen Lübnan'ı işgal etmeyi mi düşünüyorsun?
Üçüncü Safha; İlhak...
İTÖ bu iki safhayı geçerse son safhada "Lübnan artık benimdir" diyerek Golan Tepeleri'ne yaptığı gibi ülkeye çökmenin planlarını yapıyor.
Hayal parayla değil...
Bırakınız kursunlar.
Alternatif Plan MHP'de...
Hayal de olsa bizler işi şansa bırakmadan gerekli tedbirleri almak zorundayız.
Sonuçta Lübnan için böyle bir tehlike var ve bu plan uygulamaya kondu.
O zaman ne yapmalı?
Bu konuda yapılacaklarla ilgili Milliyetçi Hareket Partisi bir adım attı.
Milliyetçi Hareket Partisi bu konuda mükemmel bir çalışma yürütüyor ve Lübnan'ın kurtuluşu ile ilgili bir plan oluşturtuyor.
Malum Lübnan'da siyasi otoritede kim baş kim ayak belli değil, hükümet yok, devlette baş yok.
Bu durumda kaderiyle baş başa kalan Lübnan halkının yapacağı bir tek iş var;
Aslına dönmek.
Yani Suriye'ye katılmak.
MHP planının özü bu...
Mantıklı mı?
Elbette...
Çok değil daha yüz yıl öncesine kadar bu cetvel devletler ortada yokken bu insanlar Osmanlı himayesinde Şam Vilayeti olarak bir arada yaşamıyorlar mıydı?
Dolayısıyla neden olmasın...
Her şey aslına döner kuralı burada neden işlemesin...