Hüseyin GÜLERCE
Hüseyin GÜLERCE
hgulerce@star.com.tr
Tüm Yazıları

Öcalan'ın açıklaması, Özel ve DEM Parti'nin geleceği

Abdullah Öcalan, geçen yıl yaptığı PKK'nın fesih ve silahları bırakma çağrısından sonra dün yeni bir açıklama yaptı.

"Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz; şimdi negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz, yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor" dedi.

Öcalan, "zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koyduklarını, aynı zamanda cumhuriyetle zihnen barışmanın da ilan edildiğini" söylüyor.

Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün Terörsüz Türkiye sürecinde Öcalan'ın olumlu rolünü önemsemeliyiz. MHP lideri Bahçeli'nin partisinin Grup Toplantısındaki şu sözlerinin altını çizdim:

"Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasıyla PKK'nın kurucu önderinin büyük bir dahli ve payı vardır. PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır? Eğer böylesi bir sorun varsa ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın, statü açığı nasıl kapatılacaktır?"

Evet, İmralı'nın devreye girmesi, devlet aklıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "şimdi sürecin yeni aşaması başlayacak" diyor ve ekliyor:

"Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eş güdümü ve işbirliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle (meselenin nezaketini gözeterek sakin bir şekilde, yumuşaklıkla) yönetip, önce "Terörsüz Türkiye", ardından "Terörsüz Bölge" hedeflerine vasıl olacaklarını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

"Devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik. Aynı şekilde devam edeceğiz, bunda kararlıyız. Büyük devlet olmak, büyük düşünmekle mümkündür. Biz tarihiyle olduğu kadar vicdanı ve aklıyla da büyük bir devletiz."

Erdoğan bu ifadeleriyle fitne peşinde olanlara denmesi gerekeni söylüyor.

Evet, bu yeni dönemde kardeşliğimizden, birlik ve beraberliğimizden rahatsız olan cibilli düşmanlar, Erdoğan ve Cumhur İttifakının kin ve nefret dolu hasımları rahat durmayacaktır.

Ancak istikamet bulunmuş ve yol haritası çizilmiştir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifadesiyle "Tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen siyasi bir uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir."

Milletimizin kafasını karıştırmak için ağzını bozanlar, çirkefe yatanlar gün geçtikçe zayıflayacaktır.

ÖZEL'İN DURUMU VAHİM

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in giderek çirkinleşen üslubu ile ilgili farklı bir şey söylemek istiyorum.

Özel, bu defa da İstanbul Bakırköy'deki mitingde yaptığı konuşmada Erdoğan için "çıkmış Meclis'te ilahi okuyor" dedi. Köprülerin satılacağı iddiasını ortaya atıp, "7 milyar dolardan aşağıya satmak vatan hainliğidir dedi. Şimdi 3,5 milyar dolara satmaya niyetleniyor, vatan hainliğine tur bindiriyor" dedi.

Vatan hainliğine tur bindirmek... Bunu milletin seçtiği Cumhurbaşkanına söylüyor. Akıl tutulmasından öte bir vaka...

Neden böyle yapıyor? TBMM'deki ortak komisyon raporuna CHP'nin de imza atmasından dolayı CHP'de rahatsızlık var. Özel'e ve yönetime karşı içerideki tepkinin üstü örtülmeye çalışılıyor.

Öcalan'ın dünkü açıklamada Erdoğan ve Bahçeli ile birlikte Özel'e de teşekkür etmesi CHP'deki rahatsızlığı daha da artırmıştır.

CHP'nin yolsuzluk ve rüşvet davalarındaki perişanlığı yanında Terörsüz Türkiye sürecinde de başı epey ağrıyacaktır.

Özgür Özel, düştüğü durumu unutturmak, dikkatleri dağıtmak için Erdoğan'a yükleniyor, hakaret ediyor.

DEM PARTİ'NİN GELECEĞİ

Terörsüz Türkiye sürecinde İmralı'nın devreye girmesi, Öcalan'ın inisiyatif alması, yeni dönemde DEM Parti için kırılmalara sebep olacaktır.

DEM Parti ve aynı çizgideki daha önceki partiler Kandil ağalarının partileridir.

Aday listeleri Kandil'de onaylanıyordu.

Bir yıldır yaşanan süreç, Öcalan'ın lehine işledi.

Kandil artık devre dışı.

Artık onay, Öcalan tarafından yapılacaktır. Bu da, bugün DEM'de yöneticilik yapanların çoğunun siyasî hayatının bitmesi, yeni aktörlerin sahne alması demektir.

Öcalan, siyaseti işaret etti ama DEM çizgisindeki yeni partinin işi kolay olmayacaktır.