
2023 yılında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sadece yaşanan büyük ve derin acılarla anılmayacak; deprem acısını siyasi ve maddi çıkara tahvil etmeye çalışanlar da unutulmayacak.
Haluk Levent ve Ahbap Derneği mevzusu Türkiye'nin 1 numaralı gündemi. Nasıl olmasın? 50 binden fazla insanımızın öldüğü, milyonlarca insanımızın mağduriyetler yaşadığı Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında topladıkları paraları kumarda harcamışlar. O acı günlerde "Devlet enkaz altında" algısını oluşturup insanları yardım yapmaları için Ahbap Derneği'ne yönlendirenler ise bugünlerde havaya ıslık çalıyorlar. Savcılık ifadeye çağırdığında da pişkin pişkin "Ben ne alâka?" diyebiliyorlar. En alçakça olanı da "Zaten ben Haluk Levent'in ne olduğunu biliyordum, uzun zamandır görüşmüyordum" demeleri. Haluk Levent'in yardım paralarını kumarda yiyebilecek tıynette olduğunu bilip buna rağmen insanları bağış yapmaları için yönlendirmenin adı nedir; ben bu sualin cevabını normal sözlüklerde bulamadığımdan argo sözlüklerine müracaat ettim...
Oysaki hepsi de Haluk Levent popülerliğini kullanmanın derdindeydi. Onunla görünmek için can atıyorlardı. Her haltı yiyip sonra hiçbir şey olmamış gibi yaşamak Türkiye'de normal; hele de kendini AK Parti'ye yakın gösteren meşhur bir iki şakşakçı/fenomen da buldun mu sütten çıkmış ak kaşık olursun!
Büyük acıyla birlikte o kahpe yalan da unutulmayacak. Neydi o kahpe yalan: "Hatay'da baraj patladı!"
Bu kahpe yalanı yayan, şu an kurucusu hapiste olan Babala TV'nin sosyal medya hesapları. Kurucusu Oğuzhan Uğur bu kahpe yalanla alâkalı yargılandı ve ne hikmetse beraat etti! Özellikle kahpe yalan diyorum çünkü bu yalan yüzünden kaç kişinin öldüğü belli değil. O gün Hatay'da kurtarma çalışmalarına katılan bir arkadaşım "Bu yalan en az 4 saatimize mâl oldu" demişti. Su altında kalınacak korkusuyla insanlar enkazların başından ayrılıp yüksek yerlere çıkmaya çalışmış. Zaten bozuk olan moraller daha da bozulmuş ve yardım ekiplerini tekrar toplayıp koordine etmek uzun sürmüş. Her ne kadar devlet tarafından "Baraj patlamadı" diye açıklama yapılsa da insanlarda "Ya patlarsa" vesvesesine sebep olmuş; şeytan bir kere üflemiş oldu!..
Oğuzhan Uğur geçtiğimiz hafta Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklandı. Dün de kurucusu olduğu Babala TV'de, gözaltına alınmadan önce çektiği savunma videosu yayınlandı. Oğuzhan Uğur da diğerleri gibi Haluk Levent hakkında şüpheler duymaya başlayınca kendisinden uzaklaştığını söylüyor. Uzaklaşmış ama kimseyi de uyarmamış. İnternette, program boyunca "Haluk abi, Haluk abi" diyerek yalakalık yaptığı 'Haluk abisiyle' çektiği program duruyor. Açıktan Haluk Levent'i öv, insanları yardım yapmaları için o kumarbaza yönlendir ama şüphe duyunca gıkın çıkmasın. Neydi o söz: Aşikâr işlenen günahın tövbesi sessiz olmaz!
Oğuzhan Uğur "Baraj patladı" kahpe yalanıyla alâkalı savunması, "O paylaşımı ben yapmadım"dan ibaret. "Kim yaptı?" sorusuna da "Hatırlamıyorum" diye kaçamak cevap veriyor.
Sosyal medya hesaplarını kullananlar bellidir. Mahkeme safahatında Uğur'dan bu isimlerin istenip istenmediğini bilmiyorum. İstenmiş olup hepsinin tek tek yargılanması gerekirdi. İşte o zaman bu kahpe yalanı kimin paylaştığını illâki içlerinden biri hatırlardı!
Eski bir dergici olarak Basın Kanunu'nda şöyle bir uygulama hatırlıyorum: Derginin yazı işleri müdürü, savcılığın soruşturma açtığı yazının yazarına dair kimlik bilgilerini vermez ise tüm sorumluluk onun üzerine yıkılırdı. Mâdem Oğuzhan Uğur, onlarca insanın enkaz altında ölmesine sebep olan "Baraj patladı" yalanını kendi hesabından kimin paylaştığını hatırlamıyor o zaman sorumluk onun omuzunda. Vebalini ödemeli!..