Yazarlar

Ahmet KAPLAN

Ahmet KAPLAN

akaplan@stargazete.com

Okul kantinleri lüks kafelerle yarışıyor

Milli Eğitim Bakanlığı’nın kantinlerde obeziteye yol açan yiyecek-içecek satışına yönelik aldığı radikal yasak kararları gibi bir konuya daha el atmasının artık kaçınılmaz hale geldiğine inanıyorum. Öğle yemeğini okulda geçiştiren öğrencinin en çok tercih ettiği yer olan kantinlerde fiyatlar el yakıyor. Öğrencilerin beslenme saatindeki değişmez adresi kantinlerde, velilerin yüzünü güldürecek yeni fiyat politikalarına ihtiyaç bulunmaktadır. Çünkü Okul kantinleri velilerin cebini yakmaya devam ediyor. Alınacak kararla kantinlerde yiyecek içecek fiyatları velilerin bütçesinde artık büyük bir gedik oluşturması önlenmelidir. Okul kantinlerinde satılan yiyecek ve içecekler adeta lüks kafeler ile yarışıyor. Birden fazla çocuğu okuyan aileleri düşünürseniz kıt imkanlar ile ayakta kalma savaşı veren veliler çocuklarına lüks kafelerle yarışan kantinlere haçlık yetiştirebilir mi?

İzmir’de bu konuda çok şikayetler alıyoruz. Ailelerin bu şikayetlerine Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in duyarsız kalmayacağını biliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı bu konuya mutlaka el atmalıdır. Fiyatlara makul standartlar getirilmelidir. Bütün kantincilerde yükümlülüklerini bilerek bu ihalelere girmelidir. Ne kantinciler mağdur olsun, ne de öğrenciler mağdur edilsin. Kimse daha fazla kazanmak için öğrencilerin 3 kuruş harçlıkları ile ceplerini boşaltıp piyasa fiyatlarından yükseğe ürün satmasın. Kantinciler kendileri açısından haklı olabilir, ama okul müdürleri dahi pahalılıktan şikayet ediyorsa üzerinden durup düşünülmesi gerekir. Kantinleri almak için birbirleriyle kıyasıya yarışan ve en yüksek bedeli verenin elinde kaldığı sistemde, kantinlerin yüksek ihale bedellerinin öğrencilerden çıkartılmasını sistemsel bir yanlış olarak görüyorum. Kişiler yüksek bedeller ödeyip aldıklar kantinlerin fiyatlarını çıkarmak için öğrenciye pahalı yiyecek içecek satmamalı veya buna bir standart kazandırılmalıdır. Mevcut uygulamalara baktığımızda kantinlerde fiyat politikalarında büyük sıkıntılar gözlemleniyor. Kantin işletmecisi ihaleye çıkan kantini en yüksek bedeli ödeyip alarak, ben bunu nasıl olsa öğrencilerden çıkartırım anlayışı içinde olmamalıdır.  Bu konu serbest piyasa diyerek okul kantinlerinde ürün satışlarını işletmecilerin insafına bırakmayacak kadar önemlidir. Çünkü okul kantinleri serbest piyasa koşullarına bırakılmayacak bir alandır.

Bu kantinler lüks restaurant ve kafeleri aratmayan yüksek fiyatlar ile yiyecek- içecek satışının önüne geçilmelidir. Bu konu ile ilgili yeni bir düzenlemeye gidilmesi kaçınılmaz görünüyor. Okul kantinlerinin kiralarının yüksek olması sadece kantinciyi olumsuz etkilemiyor, asıl mağdur öğrenci oluyor. Kantinci iyi niyetli olsa dahi mevcut koşullarda ve işleyen sisteme göre ucuza ürün satması zor görünüyor. Bu gerçek sadece İzmir’e özgü değil, ülkenin genelinde tüm devlet okullarında geçerlidir. Çünkü Bakanlığın genelgesi olmasına rağmen okul kantinleri, fahiş fiyatlarla kiralanıyor. Okul kantin kiralarının yüksek olması ürün fiyatlarını etkileyen önemli unsurlardan sadece birisidir. Bu nedenle en başta okul kantinlerinin fahiş fiyatla ihale edilmesinin mutlaka önüne geçilmelidir. Fiyatlar öğrencilerin rahatlıkla alabileceği makul seviyelere çekilmelidir. Öğrencilerimizi de ailelerinin bütçelerini de düşünmek zorundayız. Fiyatları en makul seviyede tutabilmek için gayret edilmelidir. Bu konuda sektörün tüm ortak bileşenlerine büyük görevler düşüyor. Tüm taraflar bir araya gelerek bu konuda çözüme yönelik adımlar atmalıdır.