Yazarlar

Selim ATALAY

Selim ATALAY

http://www.selimatalay.com

Öter aheste aheste

Selim ATALAY tüm yazıları

Amerika’da Meksika dürümü yapan sevilen bir restoran zinciri vardır. Başkan Obama Beyaz Saray’da bunalmış, geçen gün yakındaki dürümcüye çıktı. Sipariş verirken de müşteri ile yiyecekler arasında bulunan plastik koruyucu siperi aşıp eliyle göstererek -Şundan, bundan istiyorum- dedi. Plastik koruyucu, müşteriden yiyeceklere mikrop geçmesin diye kurulmuş. Ve evet, orada sipariş verirken insan ister istemez siperi aşıp eliyle şu-bu diye işaret etmeye çalışıyor. Çalışanlar da siperi aşanı azarlıyor: ‘Elinle gösterme, siperi aşma!’ diye... Obama’ya birşey dememişler, Başkan olduğu için herhalde...

Obama sonra o arada bir de kahve içmeye gitti. Ve Başkan, Beyaz Saray’ın koruyucu kavanozundan dışarı çıkmanın mutluluğu ile ‘Ayı kafesinden çıktı’ dedi.

Hemen yorumlar, değerlendirmeler... Analistler, gözlemciler, yorumcular Ayı’nın Başkan’ın kendisi, ‘Kafes’in de Beyaz Saray olduğu sonucuna vardılar... Sonra yorumlar: Efendim başkan mecazî konuşuyor. Beyaz Saray ve kısıtlayıcı Washington siyasi ortamından çıkıp doğrudan halkla kaynaşmak istiyor...

Ayı nesi? denirse... Ayı Amerika’da kötü bir sıfat değildir. Güç-kuvvet sembolüdür. Obama sonra -arada kafesten çıkmam lazım, kendimi kafese kapatılmış gibi hissediyorum- dedi.

Obama’nın iç ve dış sorun listesi hayli uzun... Kamuoyu anketlerinde desteği hayli düşük. Irak, Suriye gibi dış sorunların çözülemez kördüğüm olduğunu gören Obama, iç meselelere odaklanmak istiyor... İç meselelerde Obama’nın yani Yürütme’nin, Yasama, yani Kongre ile ortak icraat yapması ve seçmene yarar sağlaması beklenir. Ama iş öyle değil. Kongre Obama’nın Demokrat Partisi ile Muhalif Cumhuriyetçi parti arasında kilitlenmiş durumda. Birinin ak dediğine öbürü kara diyor. İşler de yürümüyor.

Obama son zamanlarda Kongre’den yasa geçirmeden, Başkanlık yetkisi kullanarak, kararnamelerle icraat yapmaya başladı. Kongre’deki Cumhuriyetçiler de homurdanmaya başladı. Çünkü Başkan Kongre’yi dışlıyor.

Bu hengamede Cumhuriyetçiler’in liderlerinden ve Meclis Başkanı John Boehner, Obama’nın Kongre’yi dışlayarak yetkisini aştığını, dava açmayı düşündüğünü söyledi.

Meclis Başkanı, yani yasama, Başkana yani yürütmenin başına karşı dava açıyor. Yasama-Yürütme-Yargı ve kuvvetler ayrılığı üçlemesinin birbirine girdiği bir durum... Bu dava açılırsa Anayasa Mahkemesi’nde değil, br Federal Mahkemede açılacak, sonra Anayasa Mahkemesi’ne gidebilir, ancak Amerikan sisteminde böyle bir dava da görülmüş değil. Yasaların Anayasa uygunluğu- yolu açık ama, o başka birşey ve de sık kullanılmıyor. Bu tartışma sürerken Anayasa Mahkemesi Obama’nın 2012’de Kongreyi kenarda bırakarak yaptığı bazı atamaların kanuna aykırı olduğunu belirledi.

Sonra aradan birkaç gün geçti, bir iç gezi sırasında Obama yine ‘Kafesten çıkmış ayı’ mesajını tekrarladı. Bir de itirafta bulundu: Bana mektuplar geliyor. İyi iş yaptığımı söyleyen mektuplar da var, aptal olduğumu, en kötü Başkan olduğumu yazan da...

ABD Başkanına bu iltifatları yapan 101 çeşit güvenlik ızgarasından geçer ve en ufak tehdit görüldüğünde yazdığına yazacağına pişman edilir, ama -ifade özgürlüğü- kapsamında da bazı maktuplar Başkanın önüne gidiyor...  Siyaseten aşırı kutuplaşan Amerika’da başkana -Aptal- diyenler var.

Gerçi Obama kem görüş sahibi karamsar muhaliflerin aksine, umutlu ve iyimser olma mesajı da verdi, icraata devam edeceğini söyledi...

Şimdi bu iç ortamda, ayı kafeste mi, çıktı mı, çıkacak mı? diye bakarken, Ukraynası, Suriyesi, Irak’ı Güney Koresi ve dünyanın dört bir ucu Başkandan icraat ve iyilik bekliyor. Başkanın ve Amerikanın önceliği ise kendi ülkesi. Obama Beyaz Saray’a gireli 6 yıl oldu. Şurda kalan iki yıl ya var ya yok... Ekonomik krizin etkileri daha bitmedi. İç sorunlar karşısında seçmen dış sorunlarla ilgilenilmesini istemiyor. Evin içinin hala derlenip toplanmaya ihtiyacı var. Obama taaa ilk seçildiğinde enkaz devralmıştı. Bu ortamda Başkan kafese girdiğini yeni mi fark etmiş, içeride çok mu sıkılmış, anlaşılmadı... Ayı kafesten çıkarsa ne olur?  Kafes gerçi Türkçede -tuzak- anlamunda da kullanılır... Ama bizde ayı denmez ve benzetmelerimiz daha kibardır: Biz kafeste bülbül düşünürüz. Hem de altın kafeste bir bülbül.

twitter.com/selimatalayny