Resul KURT
Resul KURT
info@resulkurt.com
Yazarın Sayfası

Oyunuz hangi Türkiye’ye?

Yarın 7 Haziran.

Türkiye için, gençlerimiz için, yaşlılarımız için, emeklilerimiz için, kadınlarımız için, esnaf, memur ve işçi kardeşlerimiz için, engellilerimiz için velhasılı tüm halkımız için çok önemli bir gün.

Seçim günü. Türkiye’de istikrar ve ekonomik büyümenin devam edip etmeyeceği, fakir fukaraya, yaşlıya, engelliye sosyal yardımların artarak devam edip etmeyeceği bu seçimin kaderine bağlı.

Bugün 2002 öncesini tam olarak yaşamayan, hatırlayamayan ve bu seçimde çoğu ilk defa oy kullanacak genç kardeşlerime seslenmek istiyorum.

Türkiye IMF boyunduruğunda, diz çöktürülmüş, vatandaşlarımızın büyük bir bölümünün açlıkla ve yoksullukla mücadele ettiği, işsizliğin, yolsuzluğun, batık bankaların kol gezdiği, emekli maaşı ödenmesi için kredi gelmesi beklenen, fakir fukaranın muayene ve ameliyat olamadığı ilaç alamadığı günlerden bahsetmek istiyorum.

Bolu dağında saatlerce kamyon peşinde gidilen, hastanelerde vatandaşların 6 yıl sonrasına randevu alabildikleri, enflasyonun yüzde 60-70 olduğu, gecelik faizlerin yüzde 7500 olduğu, faizcinin 100 lirasına bir günde 16 lira kattığı, Vergi gelirlerinin neredeyse tamamına yakınının faiz ödemesine gittiği, okullarda sınıfların 70-80 kişi olduğu, fakir fukaranın çocuklarına defter kitap alamadığı, hastanelerde 15-20 kişilik odalarda ve çoğu zaman bir yatakta 2 hastanın yatırıldığı, ameliyat olmuş hastaların koridorlarda sedyelerde bekletildiği günlerdi. Binlerce hasta ilaç alamadığı, muayene olamadığı, ameliyat olamadığı veya SSK hastanelerinde kötü yönetim nedeniyle hayatını kaybetti.

2002 yılının sonundan bu güne kadar çok şeyler değişti. Ancak akıl tutulması yaşayan bazı insanlarımız seçim günü ülkemizi tekrar karanlık günlere döndürmek istiyor.

Dün birbirlerine olmadık hakaretlerde bulunanlar bugün bir üst aklın müdahalesiyle can ciğer kuzu sarması olmuş durumdalar. Bu da bize Türkiye üzerine oynanan büyük oyunu açıkça ifşa ediyor.

Neden AK Parti?

Genç kardeşim, neden AK Parti’ye oy vermen gerektiğini buradan açıklamak istiyorum.

AK Parti hükümetleri döneminde; Türkiye’deki toplam istihdam düzeyi 2002 yılında 21,4 Milyon iken 2014 yılında 25,9 Milyon’ a yükseldi.

İspanya ve Yunanistan’da yüzde 50’leri bulan “genç nüfusta işsizlik oranlarına” göre Türkiye AB ortalaması olan yüzde 22,2’nin altında yüzde 17,9 ile 31 ülke arasında Avrupa’da son sıralarda (21’inci) yer alıyor.

Daha Çok Destek!

Daha Çok Yatırım!

Daha Çok İş! Sloganıyla özel sektör işverenini destekleyerek, istihdamın artışını hedefleyen AK Parti, istihdam, Sanayi Yatırımı ve Üretimi Destekleme Paketine göre, toplum yararına çalışma kapsamında ilave 120 bin istihdam sağlamayı hedeflemektedir.

Açıklanan istihdam paketinde: Yatırımcılara 2015-2016 yıllarında yatırım dönemi için daha çok vergi indirimini öngören, imalatçı KOBİ’lere ve kadın girişimcilere ilave destekleri içeren söz konusu paket, İŞKUR’dan İşgücü Desteği, Yatırımcıya Daha Çok Vergi İndirimi, Yüksek Teknoloji Yatırımlarına Tam Destek, Yeni Yatırımcıya Daha Fazla Destek ve Vergi İndirimi, Öz kaynak Kullanımına Vergi Kolaylığı, Ar-Ge ve Tasarıma Daha Fazla Destek, Hazine Yatırımcının Yanında, İmalatçı KOBİ’lere ve Kadın Girişimcilere İlave Destek, Ar-Ge’ye Dayalı Yatırımlar İçin Proje ve Finansman Desteği ve KOBİ’lere Teminat Kolaylığı olmak üzere 11 başlıktan oluştu.

İstihdam paketinden şüphesiz en çok genç nüfus ve kadınlar yararlanacak. Örneğin İŞ-KUR tarafından finanse edilen son Torba Kanun ile getirilen teşvikte 18 yaşından büyük, 29 yaşından küçük olanların istihdamı desteklenmektedir. Gençlerin hem istihdamı desteklenirken hem de eğitim almalarını desteklemek amacıyla;

- 2011 yılında Üniversite Harçları kaldırıldı.

- Yurtların kalitesi arttırılarak Ahşap mobilyalı, bazalı yatak sisteminde, 1,3 ve 4 kişilik, içerisinde banyo, tuvalet, mini buzdolabı bulunan yurtlar hizmete açıldı.

- Yeni yurtları aynı zamanda engelli öğrencilerin de ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilecekleri şekilde engelli dostu olarak projelendirildi. Eski yurtlarda da engelli öğrencilere yönelik fiziki iyileştirmeler yapıldı.

- Yurtlarda Ücretsiz İnternet Dönemi: 81 ilimizdeki tüm yurtlarımızda “Yurdum Evim, Ücretsiz İnternetim” ismiyle kesintisiz, güvenli, yüksek hızda ve ücretsiz internet projesi hayata geçirildi.

- Yurtlarda diyetisyen devrini başlatıldı.

- Liderlik Okulları ile 367 yurdumuzda kalan 118.858 gencimize liderlik eğitimi ve kariyer seminerleri düzenledi.

- Kişisel Gelişim Akademileri ile 580 yurdumuzda 49.173 gencimize eğitim verildi.

- Ödeme zorluğu içinde olan 6 bin 130 öğrencimizden yurt ücreti alınmıyor. Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklardan gelen 10.073 öğrenciyi ücretsiz barındırılıyor.

- Yurtta kalan tüm öğrencilere aylık 240 TL beslenme yardımı yapılıyor. Bu rakam 2002 yılında 11 TL’ydi.

- Anayasadaki aynı zamanda ve aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunamaz hükmü kaldırılarak sendika özgürlüğü geliştirildi.

- 2002 yılında eğitsel, sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlere katılan öğrenciler tüm Türkiye genelinde 158.655 iken bu sayı 2014 yılı sonu itibarıyla yaklaşık % 268 artış göstererek 583.990’a ulaşmıştır.

- 2002-2003 eğitim-öğretim yılında okul başına düşen öğrenci sayısı ilköğretimde 294, ortaöğretimde 399, genel ortaöğretimde 624, mesleki ve teknik ortaöğretimde 242’dir.

- 2014-2015 eğitim-öğretim yılında ise okul başına düşen öğrenci sayısı ilkokulda 197, ortaokulda 292, ortaöğretimde 466, genel ortaöğretimde 446, mesleki ve teknik ortaöğretimde 481’dür. Dolayısıyla okul başına düşen öğrenci sayısı düşürülerek eğitimde kalite arttırılmıştır.

- Değişik kademelerde oluşturulacak seçmeli derslerle her kesimden öğrencinin eğitimden beklentilerinin, sosyal ve kültürel taleplerinin karşılanması amaçlandı. Bu çerçevede talep halinde farklı dil ve lehçelerin seçmeli ders olarak öğrenilebilmesinin önü açıldı. Bu şekilde ilk defa milli eğitim müfredatında Kürtçe başta olmak üzere farklı dil ve lehçelerde seçmeli ders uygulamasının başlatılması, bu alanda büyük bir paradigma değişimine işaret etmektedir.

- Türkiye’de konuşulmakta olan, “yaşayan” dillerin doğru şekilde öğrenilmesi ve öğretilmesiyle ilgili çalışmalarla, üniversitelerimizde farklı dil ve lehçelerle ilgili akademik araştırmalar yapılabilmesi, enstitü kurulması ve seçmeli ders konulabilmesi mümkün hale getirildi.

- Eğitim alanındaki en önemli gelişmelerden biri, hiç şüphesiz 2012 yılındaki mevzuat düzenlemesiyle sağlanmıştır. Kamuoyunda, 4+4+4 yasası olarak bilinen ve 30 Mart 2012 tarihinde TBMM’de kabul edilen kanunla; halen uygulanmakta olan 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yerine, 12 yıllık zorunlu kademeli eğitim getirip 12 yıllık süreyi üç kademeye ayrıldı. İlkokula başlama yaşını 60 aya indirildi. (zorunlu durumlarda ilkokula başlama yaşı en fazla 66 aya kadar uzatılabilmektedir).

Bunlar ve daha binlerce yenilik ile Türkiye toplumunun her kesimi daha çağdaş ve Yeni Türkiye’ ye yakışır bir hayata kavuşturulmaya çalışılmıştır.

Bu seçimde bir oy var, o da senin oyundur. Hangi görüşte olursan ol bu seçimde mutlaka sandığa git, oyunu kullan.

Demokrasi, insan hakları, ekonomik büyüme ve istikrar, kalkınmanın devamı, istihdamın artması, engelliye, yaşlıya fakir fukaraya sosyal yardımların artarak sürmesi için oyunu Ak Parti’ye ver.