
Türkiye'de PKK bitti, Terörsüz Türkiye süreci devam ediyor.
PKK, Pençe-Kilit Operasyonlarıyla birlikte Irak sınırından tamamıyla süpürüldü.
PKK'nın Suriye'deki devlet kurma hayali de suya düşürüldü.
Rojava hezeyanları bitirildi.
Entegrasyonla veya çatışarak... Hiç fark etmez, PKK artık Suriye'de bitmiştir.
Türkiye ve Suriye el ele vererek bölgedeki İsrail oyunlarını bozdu ve Türkiye karşıtı tüm senaryoları çöpe attı.
PKK, ROJAVA SÖYLEMİNİ PRATİĞE DÖKECEK KABİLİYETİ ORTAYA KOYAMADI
Gelinen aşamada, Suriye'deki PKK üzerinden şu tespiti yapmak yerinde olur.
PKK'lılar Suriye'de ne zaman etkin olmaya başladı? Esed'in oluşturduğu boşluktan faydalanan PKK/YPG adıyla 2011 itibarıyla Suriye'de etkili olmaya başladı.
2015 itibarıyla çok geniş bir alanı işgal etti ve 10 senedir de neredeyse bulunduğu coğrafyalarda kendisine pek dokunan olmadı.
Peki bazı Arap aşiretlerini ikna ederek oluşturdukları SDG yapısı altında, devlet kurma söylemini dilinden hiç düşürmeyen PKK'lılar sahada Suriyelilere ne verdiler, nasıl bir vizyon ortaya koydular?
Suriye ordusunun ve aşiretlerin kovduğu topraklarda görülen tablo; Rojava söyleminin tamamen boş bir dedikodudan ibaret olduğudur.
Herkes gördü ki; bir terörist yapılanmadan bir devlet aklı çıkmazdı ve sonuç olarak çıkmadı da!
YPG tam 15 senedir, işgal ettiği her bir toprak parçasının altını tünellerle örümcek ağı gibi örmekle meşgul olmuş. Toprağın üstünde ise bir taşı alıp da diğerinin üstüne koymamış. Bölgedeki Kürt ve Arap halk, belediyecilik hizmetinde sınırlı imkanlarla yaşamaya çalışırken, bölgedeki petrol gelirlerinden asla pay elde edememiş.
YPG, on beş sene boyunca ABD'den aldıkları maaşlar, petrol gelirleri ve uyuşturucu ticareti üzerinden Kandil'e para aktarmaya ve kendilerini daha da zengin etmeye odaklanmış.
Özgürlükler bağlamında da yine söylemlerin aksine tam bir zulüm düzeni kurulmuş. Bölgede bazı Arap şarkıları yasaklanırken, sosyal medyada Ahmed Şara'nın fotoğrafını paylaşan babanın sekiz yaşındaki oğlu kaçırılarak hapsedilmiş.
Geçtiğimiz günlerde Şara'nın ordusu çocuk hapishanesini boşalttı ve 130 masum çocuk özgürlüğüne kavuştu.
PKK ORTADOĞU'DA BİTTİ, LANETİ AVRUPA'YA KALDI
Süreçte, PKK'nın Suriye üzerinden oluşturduğu dezenformasyonu yöneten Avrupa ayağını yazmak lazım. Hani şu saç örmeler falan... Bu gibi medya kampanyalarını, akıl hocaları Avrupa'dan yürütüyor.
Suriye sahasında Suriye ordusunun kararlı ilerleyişi ile yerle yeksan olan PKK-YPG, Avrupa'daki yandaşlarına "direniş" maskesi altında kaos talimatı gönderdi.
Paris, Brüksel, Frankfurt, Dortmund, Stuttgart, Hannover, Bremen ve Trier...
Belçika, Fransa ve Almanya başta olmak üzere PKK'lılar taşlarla polise saldırdılar, tramvay duraklarına zarar verdiler, esnafın camlarını kırdılar. Sokakları ateşe verip, çöp konteynerlerini parçaladılar. Tabi polis acımadı, göz yaşartıcı gazla karşılık aldılar.

Sokakları yakan PKK'lıların Avrupa'daki genel tablosuna bakarsak ciddi bir rakam ortaya çıkıyor.
Avrupa'daki Kürt diasporası yaklaşık 1,5 milyonu buluyor. PKK'yı destekleyen Kürt sayısı ise bu rakamın 15'te biri gibi.
Avrupa ülkelerindeki PKK'lı ve sempatizan sayısının terör örgütünün üssü diye tabir edilen Kandil'deki mevcudun üzerine çıktığı net bir realitedir.
İstihbarat birimlerinin rakamlarına göre; Almanya'da 20 bin, Fransa'da 20 bin, İsviçre'de 15 bin, Hollanda'da 10 bin, Belçika'da 8 bin, Avusturya'da 6 bin, İngiltere'de 5 bin, İsveç ve Danimarka'da 4 bin, Rusya'da 3 bin, İtalya ve Norveç'te bin dolayında PKK sempatizanı var.
Tüm Avrupa ülkelerinde toplam 100 bini bulan PKK sempatizanları, örgütün bir talimatı ile harekete geçip kentleri ateşe verebiliyor.
Avrupa'daki son sokak olayları gösterdi ki; PKK/KCK üyeleri Avrupa kentlerinde hızla bir araya gelebiliyor ve mobilize olma potansiyelleri oldukça yüksek.
Terör örgütünün yıllık Avrupa'daki toplam bağış gelirlerinin 25 milyon avronun üzerinde olduğu tahmin ediliyor. 2018 Türkiye Uyuşturucu Raporu verilerine göre; PKK sadece uyuşturucu kaçakçılığından yılda 1,5 milyar dolar gelir sağlamaktadır.
Güvenlik kaynaklarına göre, PKK'nın başlıca gelir kaynakları; uyuşturucu kaçakçılığından elde edilen gelirler, PKK'ya müzahir dernekler üzerinden bağış adıyla toplanan paralar, baskı ve tehditle haraç toplama yoluyla elde edilen gelirler, insan kaçakçılığı, fuhuş ve göçmen kaçakçılığı yoluyla elde edilen gelirler, adam kaçırma ve alıkoyma yoluyla elde edilen fidye gelirleri, medya aracılığıyla elde edilen gelirler, silah kaçakçılığından elde edilen gelirler.
Bu denli karanlık işleri yürüten 100 bin PKK'lı an itibarıyla Avrupa'nın en büyük terör sorunlarından biridir.
Avrupa'nın Orta Doğu'yu şekillendirmek ve Müslüman ülkeleri bölmek için kurduğu terör örgütü, Orta Doğu'da başarısız bir proje olarak çöpe atılırken, Avrupa'da en pis işlerin yürütücüsü konumuna gelmiş durumda.
100 bin Avrupalı PKK militanı, çok yücelttiği Rojava'ya gidip yaşamayı ve idealize ettiği topraklarda hayat sürmeyi tercih etmedi. Geçtiğimiz 10 yıl boyunca böyle bir imkan vardı ama hiçbiri bunu yapmadı. Yani sözde devlet kurma hayali, Avrupalı PKK'lılarda da pratik söz konusu olduğunda sınıfta kaldı.
ERDOĞAN YİNE HAKLI ÇIKTI
100 bin PKK'lı, Avrupa'da yaşamaya devam edecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ekim 2019 tarihinde önemli bir uyarıda bulunmuştu.
"Yanlış yapıyorsunuz, bugün kendi ellerinizle beslediğiniz terör yılanı eninde sonunda sizi de ısıracaktır. Sokaklarınızda bombalar patlamaya, vandallar etrafı yakıp yıkmaya başladığında yaptığınız yanlışı anlayacaksınız. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste!"
Yaşayıp göreceğiz.
Korkunun ecele faydası yok; koynunda beslediği yılan, eninde sonunda Avrupa'yı sokacak.