Fadime ÖZKAN
Fadime ÖZKAN
fozkan@star.com.tr
Tüm Yazıları

PKK'nın onursuz omurgasız dağılışı

YPG'nin Suriye iç savaşı başlayınca 2012'de kurulduğunu, PKK'nın Suriye kolu olduğunu, sınırın bu tarafından tünele PKK'lı olarak girenlerin Suriye'den YPG'li olarak çıktığını Amerikalılar da en az bizim kadar biliyordu.

Ama bilmezden geliyorlardı. Türkiye'nin "terör listesindeki bir örgütle nasıl birlikte hareket edersiniz" baskısından kurtulmak için ABD'nin talimatıyla yapıldı isim değişikliği. Suriye PKK'sı oldu SDG. İsrail'in güvenliği için ikinci Sykes Picot planı devredeydi çünkü. Irak gibi Suriye, İran ve Türkiye zayıflasın; bu ülkeler etnik, dini, mezhebi gerekçelerle bölünüp parçalansın isteniyordu.

Bunun için İran'a alan açılmış, bölgenin hassasiyetleri kasıtla kaşınmıştı. İran'ın bölgede Müslüman kanı döke döke Şii hilali oluşturmasında en büyük katkı kuşkusuz ABD'nindi. Ve -Obama döneminde- laboratuvarda üretilir gibi üretildi DEAŞ-IŞİD terör örgütü. Üzerinde bir tek "Made in USA" etiketi yoktu ama PKK'nın ihtiyacı olan "meşruiyeti" sağlamada çok da işlevseldi IŞİD.

Bölgeyi bölmek için kullanılan asıl aparatın adıydı PKK. Bölgesine göre adı PKK, YPG, PJAK, PÇDK oluyordu ve ihtiyaca göre harfler yer değiştirebiliyordu. Kürt nüfusun bulunduğu dört ülkeyi parçalama karşılığında İsrail'in hizmetinde bir uydu devlet vaat edilmişti terör örgütüne.

Elli yıla yakın zamandır Irak'tan, Suriye'den, İran'dan ve emperyalistlerden destek görerek semirdi PKK. Kürtlerin kanını emdi, evladını çaldı, evine namusuna çöktü ve aziz vatan topraklarına göz dikti.

Ama Türkiye'yi ve Türk milletini bölmeyi başaramadı... Aksi mümkün değildi zaten.

PİS BİR MENDİL GİBİ

Alan tuttuğu, bulunduğu, işgal ettiği her yerden en rezil şekilde kovuluyor bugün. Bizim bölgemiz dedikleri, "Rojava devrimi" diye övündükleri yerlerden bile aşağılanmış, lanetlenmiş olarak çıkıyorlar. Yerel halk arkalarından şeker dağıtıyor, halay çekiyor, bayram ediyor.

Zerre sevilmemişler. Güvenilmemişler. Kimse tereddüt etmiyor karar verirken...

Bunca yıl hizmet ettikleri sahipleri kullanılmış pis bir mendil gibi muamele ediyor tüm yakarışlarına rağmen. Şarkıcısından siyasetçisine PKK habitatının hemen tamamında var bu pespaye hal. Şivan Perver'in ifadesiyle "ABD ve İsrail bizi kullanıp attı" diyorlar salya sümük ağlarken.

En dramatik çöküşü SDG genel komutanı Mazlum Abdi yaşadı. Hani DEM Partililerin tam kadro selama durduğu, Ruşen Çakır'ın Türkiye'yi tehdit eden bir dille kefil olduğu terörist başı.

ABD'lileri yıllardır 100 bin adamımız var, çok güçlüyüz vesaire diye kandırdığı SDG balonunun 44 saatte patlaması bir yana altına imza attığı anlaşmalara uyma iradesi bile olmadığı ortaya çıkıverdi Mazlum Abdi'nin. Trump'ın Suriye özel temsilcisi Tom Barrack'ın Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet El-Şara'nın yanında Mazlum Abdi'yi nasıl azarladığıyla ilgili detaylar iki gündür en fazla okunan paylaşılan kulis bilgileri oldu bu yüzden.

PKK'NIN SAHİPLERİNCE SATILIŞI

Bir; ABD SDG/YPG'ye desteğini her anlamda çekmiş durumda. Barrack'ın son açıklaması "sizi kullandık, attık, artık işimize yaramazsınız" diyor özetle.

İki; Masanın bir tarafında Tom Barrack'ın olduğu, diğer tarafında KDP lideri Mesud Barzani, SDG elebaşı Mazlum Abdi ve diğer PKK'lıların olduğu toplantıda yüz ifadelerinden, vücut dillerinden gayet net görülüyor nasıl bir zillet içinde oldukları.

Üç; ABD'den, Avrupa ülkelerinden, İsrail'den bekledikleri "destek" gelmedi. İşleri bitti. Öyle ki PKK elitlerini bile kimse kabul etmek istemiyor.

Dört; Türkiye'de, Irak'ta, Suriye'de, Avrupa'da PKK taraftarlarını sokağa çağırdılar bir kez daha, kaos çıksın istediler ama kimse gelmedi. DEM'liler bir iki sokak şeysi yaptılar ama o kadar cılızdı ki kalabalık, bayrak provokasyonu bile kabak gibi ortadaydı.

BAŞKA HAMİ ARAMAYIN, TÜRKİYE SİZE YETER!

Kürtlerin başına musallat olan terör örgütü kendi lanetiyle yok oluyor.

Böyle bir zamanda Kürt'üyle Türk'üyle Arap'ıyla tüm coğrafyaya yine Türkiye sahip çıkıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dün AK Parti Grup toplantısında verdiği mesajlar geçmişin olduğu gibi geleceğin de en büyük garantörünün Türkiye olduğunu gösteriyor:

"Tüm kalbimle, tüm samimiyetimle bir kez daha ifade etmek istiyorum. Hiç kimse endişeye kapılmasın. Hiçbir kardeşim karamsar olmasın. Tereddüt içinde olmasın. Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur."