Putin ve ''Muallak İsyan!”


Rusya tarihi "isyan" ve "ayaklanmalarla" zengin bir geçmişe sahip.

"Saray dâhili kalkışma"lar ve "kolluk güçleri"nin hangi "çar" ve yahut "lider"in yanında yer alması; her zaman "önem arz etmiştir".

Bu gerçek her zaman Anglo Sakson siyaset için kullanışlı meydan olmuştur.

İki gün süren "muallak darbe" veya "silahlı isyan"ın; kalkışmanın kendisi kadar, bastırılma yöntemleri ile de dikkat çekici yönleri var.

Burada "devlet içindeki boşluk var mı, yok mu?" sorusu ile sorunun bilerek ve istenerek merkeze çekme ve de herkesin meydana çıkmasını bekleme yönünün olduğu gayet açıktır.

Şimdi Putin'in nasıl bir süreç yöneteceği, birçok sorunun cevabına ışık tutacaktır.

Kesin olan şudur; Putin "bir mermi ile bir kaç kuşu vurdu!"

Evvela Putin Polonya'nın dâhil olmaya hazırlandığı yeni savaş ortamında, kolluk güçleri içindeki açıkları görmek istedi.

Özellikle "Batı ağzı" ile olaya bakanları, "su yüzüne çıkartmak" istedi ve bunu da başardı...

İkincisi Prigojin ve benzeri isimlerin elindeki güç ile nasıl yön verildiğini görüyordu.

İlk fırsatta buradaki dengeyi parçalayarak "kurmak" istedi.

Bu süreç halen sürmektedir...

Yani Prigojin devre dışı kalana kadar, bu yumuşak siyaset yöntemine devam edecektir.

Çünkü Putin, Rus tarihindeki benzeri olayları iyi analiz eden bir isimdir.

Zaten tüm konuşmalarında buna istinat ettiği açık bir şekilde gözüküyor.

Başkan Putin'in, "tarihten ders çıkarma", "hataları tekrar etmeme" gibi bir özelliği var.

Rusya tarihinde "Anglo Sakson siyasi aklı"nın devrede olduğu dönemlerde ve desteklenen Batı isteklerine rahat uyan Çar ve Çariçelerin dönemindeki hamleler ile Rus milli ruhuna göre tavır sergileyen Çarların dönemindeki siyasi adımları iyi okumuş olmalı ki, yeni tarihte "Rus ruhu merkezli siyaset anlayışı"nı devreye sokuyor.

Mesela Ermeni ve Ermenistan meselesindeki tutumuna iyi bakılmalı.

"Katarina dönemi"ndeki Batı isteği ile verilen imkânlar ve meydan nasıl bir sonuç verdiğini görmüş olmalı.

Kendisinin "Türk varlığı" ve Türkiye - Azerbaycan ittifakına sıcak bakarak, dengeli siyaset kurgusuna yanaşması da buna işarettir.

Anglo Sakson isteği ile zamanında savaşlara meydan açan Çarların tersine, yeni dönem siyasi tarihe tam tersi tutumla cevap vermeye başladı.

Müslüman ahaliye daha fazla yanaştı ve onlarla yol yürüme isteğini de gizlemiyor.

ABD'nin Müslüman kimlik üzerinden Putin'e meydan okuma isteğini boşa düşürmeye çalışması da, Putin'in tarihteki örneklerden "ders çıkardığı"nı işaret ediyor.

Şimdi Putin, Polonya'nın yeni savaş sürecine hazırlandığını biliyor...

Geçmiş yazılarımda da buna işaret eden tespitleri siz değerli okurlarımla paylaşmışımdır.

Şimdi geldiğimiz noktada Putin, hem kendi çevresindeki Anglo Sakson kuklalarını görmek istedi, hem devlete tehlike oluşturacağına inandığı askeri yapıları dengede tutma yoluna girdi, hem de kendisinin hazırladığı yeni askeri hamle için; cephe hattı değişimine girdi.

Aslında karmaşıklık halen fazlasıyla var ama net gözükenlere göre ortaya çıkan gerçeklere odaklanırsak, birçok sorunun cevabını almış oluruz.

Rusya tarihi enteresan olayların cevaplarını saklamaktadır.

Putin'in bu kadar tarih okuması ve olaylara siyasi tarih merkezli bakması; ne tesadüf, ne de boş değil!