Sibel ERASLAN
Sibel ERASLAN
sibeleraslan@star.com.tr
Tüm Yazıları

Ramazan; kulun göklere bakma vakti…

Oruç... Savm...

Kalplerimize geri dönüşün zamanı.

Oruç... Savm...

Güzel ve ak yüzlü misafirimiz. İşte nihayet geldin derdim eski günlerde, işte artık ben kavuştum sana hamdolsun diyorum. Safa geldin, hoş geldin...

Bugün dördüncü günü Ramazan'ın... Ve oruç, yine bizi tutan, bize hatırlatan, bizi alıkoyan, koruyan, çekip çeviren, ellerimizden ayaklarımızdan tutan sağlam bir sabitleyici olarak geldi...

Tam akşam ezanı okunurken... Göklerin en güzel renginin o en kısa ana sığan görkemiyle, göğün son firuzesi, minarelerin uçlarına takılmışken... Ne güzeldir o Allah'u Ekber, ne büyük sevinçtir, su gibi, şeker gibi, deniz gibi, sanki bir elinize güneşi, bir elinize Ay'ı vermişlerdir de siz yine de kabul etmemiş, orucunuzdan vazgeçmemiş ve bu şartla da kabul edilmişsinizdir...

Oruç... Savm...

Bize, kabul edilmişliği hediye eden büyük ibadet, bizi kapıdan içeri davet eden, içeri buyur eden büyük sevgi kaynağı olarak oruç. Sevgiliyi, hep akılda tutma bilinci olarak oruç, kulun Rabbinin sözünün hatırını baş tacı etmesidir.

İftar öncesi o son dakika, bir inci saffetiyle pırıldarken... Rahmete kavuşmuş arkadaşlarım gelir gözlerime, beyaz örtülerini güzelce örtünmüşler gibi, birer inci gibi parlak arkadaşlarım, annelerim, halalarım, çocukluk günlerim gelirler sıra sıra, iftar vakti çoğalmadır çünkü. Böyle tek başınızayken bile içinizi kabarırken, çoğalırken, kalbinizi atarken bulursunuz. Ve gözünü o son dakika pırıltısından bir türlü alamayan, süt dökmüş kediler kadar sessiz oruçluları seyrederken... En sessiz caddeler, iftar vaktinde ortaya çıkar...

Yaş ilerledikçe Ramazan günlerinin bir hatırlama imkanı olduğunu da fark ediyor insan. Çok değil, 10-15 yıl evvel çocuklarımla Sultanahmet Camii'nde kıldığımız teravih geliyor aklıma. İlk kez onlarla ayrı saflarda durduğumuz teravihler... Namazda dönüp dönüp bana bakmaları, gözlerinin beni arayışı... Onlara camilerde saygılı durmayı öğretmeye çalıştım hep, yüksek sesle konuşulmaz, insanlar rahatsız edilmez, sağ olsunlar onlar da hep ibadethane bilinciyle büyüdüler.

Oruç... Savm...

Oruçluları aynı safta, aynı Kıble'de, aynı sofrada, aynı beklentide, bir bardak suda, bir tas çorbada buluşturan, eşitleyen, kardeş kılan bir ahengi var bu ibadetin. Kardeşin kardeşe ikram ettiği, hiç tanışmayanları bile tanıştıran, buluşturan bir ahenktir bu. Herkesin kalbinin, vakti gelmiş kızıl bir nar gibi kırıldığını, sonra da dua için açılan avuçlarına pıtır pıtır döküldüğünü gördükçe, bu güzel ve bereketli cennet bahçesini bizlere bağışladığı için binlerce şükrediyor insan. Ağlayacağı geliyor ibadetin güzelliğinden...

"Gökyüzü hep bu kadar geniş miydi?" diye soruyor insan iftar dakikalarında, ezan vaktini göğe bakarak beklerken... Tepenizde asılı duran koskocaman bir buğday tarlasıymış gibi geliyor gökler. Hasadı ahirete kalmış, göz alabildiğince uzanan sessiz ekinler gibi bulutları... Her oruç günü, biraz daha kızarıp olgunlaşan buğdaylar gibi, Ramazan'ın bereketinin içinden geçeceğiz...

Buradan bir rüzgar geçmiş, buraya dualar uğramış, buraya muratlar bağlanmış, burada niyetler tutulmuş, buraya kimseye verilmedik sırların hayası uğramış... Anlıyorsunuz o dakikalarda göklerde gezinenleri neredeyse...

Gökler, ah gökler. Sırdaşımız, dert ortağımızdır gökler. İşte yine her şeyi biliyor gibi gökler. Oruç zamanında, hangi çocuk daha çok susamış, kimin karnı geceden beri açtır, hangi hamal hangi yükün altında ezilmiş, kimin beli bükük, kimin beklediği gelmemiş ve kim kimi niçin unutmuştur... Hepsini bilir gökler. İşte bütün bu sırlar, iftar vakitlerinde göklerde gezinirken rikkatle bakan gözlere sanki görüneceklermiş gibi gelir. Oruç kalbi şeffaflaştırır, görüşü yani basireti arttırır...

Kadir Gecesi ve Kur'an nimeti de Ramazan ay'ının harikulade hediyelerindendir.

"Doğrusu Biz, onu Kadr gecesinde indirdik.

Kadr gecesinin ne olduğunu bilir misin sen?

Kadr gecesi; bin aydan daha hayırlıdır.

Melekler ve Rûh, o gece Rablarının izniyle her iş için iner de iner.

O, tanyeri ağarıncaya kadar bir selâmettir." (Kadir Suresi)

Ya Rabbi...

Sen şu Ramazan günlerinde, İslam alemine kurtuluşu nasip et, insanlığa insaf ve merhameti bağışla, bizlere hidayet ver, kusurlarımız ve hatalarımız çoktur, ne olur bizi affet... Bizi bir Ramazan ay'ı ile daha şereflendirdiğin için Sana hamd ederiz. Senin rızan için tuttuğumuz oruçları, kıldığımız namazları, verdiğimiz infak ve sadakaları kabul et ne olur, bizi iftar sofralarında şükür ve nedamet hisleriyle birleştirdiğin için Sana binlerce kez teşekkürler ederiz.

Bize dünya ve ahirette iyilikler ver, bizi koru, ateşten ve ateşten... Ne olur...