Yazarlar

Ahmet KAPLAN

Ahmet KAPLAN

akaplan@stargazete.com

Rodos’ta neler oluyor?

Ahmet KAPLAN tüm yazıları

Osmanlı donanması tarafından 4 ay süren kuşatmadan sonra 1522’de Rodos’un Sen Jan Şövalyelerinin elinden alınmasıyla birlikte, Osmanlı Devleti Doğu Akdeniz’in en önemli gücü hâline gelmiştir. Rodos’un stratejik konumu Osmanlı deniz hâkimiyeti anlayışında yeni stratejilerin uygulanmasına da zemin hazırlamıştır. Fethi, adeta imkânsız olarak görülen ve Haçlı ordularının Doğu Akdeniz’deki en önemli kalesi olan Ada’nın zaptı Avrupa’da büyük şaşkınlık ve hayal kırıklığı yaratmıştır. Rodos, Osmanlı idaresinde en huzurlu dönemi yaşamıştır. 1828 Londra Protokolü ile Rodos Adası ve On İki Ada, İngiltere-Fransa ve Rusya’nın himayesine alınmıştır. Rodos Adası, 1912’de Trablusgarp Savaşı sırasında İtalya tarafından işgal edilirken Lozan Antlaşması ile On İki Ada İtalyanlara bırakılmış. 390 yıl (1522-1912) Osmanlı hâkimiyetinin hüküm sürdüğü Rodos Adası ve On İki Ada, en son Yunanistan hakimiyetine girmiştir. Adada bulunan Türk nüfusu, 1923’teki Türkiye-Yunanistan arasında yapılan nüfus mübadelesinin dışında tutulmuştur. Rodos’un Türk ve Müslüman nüfusu şimdilerde varlık mücadelesi veriyor.

Rodos Türklerinin sıkıntılarının başında Türkçe eğitimden mahrum bırakılmış olmaları geliyor. Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Yunan hükümetinin ülkedeki azınlık okullarını kapatması, Türklerin dil, din ve kültürlerini yaşatma ve var olma mücadelesini daha da zorlaştırmış. Rodos Müslümanları Kardeşlik ve Kültür Derneği’nin başlattığı Türkçe kursu ise yetersiz kalıyor. Geçtiğimiz yıl ziyaret etme fırsatı bulduğum Rodos’ta İskeçe Müftülüğü’nün görevlendirdiği imam İlter Meço ile tanışma fırsatım oldu. Oradaki Türk nüfusa yönelik gönüllü Türkçe kursları veriyor. Bu kurslara orada yaşayan Türk nüfus büyük ilgi gösteriyordu. Anadilde eğitimden mahrum bırakılan Rodos Türkleri, özellikle yeni nesli kaybetmemek, dillerini ve kültürlerini yaşatmak için yoğun çaba sarf ediyorlar. İbrahim Paşa Camii’nin imam hatibi İlter Meço kendisini oradaki topluma adamış. Rodos Müslümanları Kardeşlik ve Kültür Derneği ile ele ele vererek Türk çocuklara hem Türkçe, hem de ahlak dersleri veriyor. Ancak Rodos’ta artan baskılar nedeniyle Türk olmak giderek zorlaşıyor. Bu çalışmalardan rahatsız olan Yunan yetkili makamları Türk nüfusun çok sevdiği imam İlter Meço’ya karşı çeşitli oyunlar planlıyor.

4 bine yakın Türk’ün yaşadığı Rodos’ta Pargalı İbrahim Paşa tarafından 1530 yılında yaptırılan adanın ibadete açık tek camisine, Yunan hükümetinin yetkili gördüğü Dimetoka Müftülüğü’nce yeni bir imam atanması Müslüman halkın tepkisine neden oldu. İmam İlter Meço, Yunan polisi tarafından gözaltına alınarak, tutuklandı. Rodos Suçüstü (Yıldırım) mahkemesi, Rodos İmamı İlter Meço ve Türk vatandaşı Sunusi Mısıroğlu’na 21’er ay hapis cezası verdiği belirtiliyor. Rodos Müslümanları Kültür Derneği üyesi Şahap Kaşlıoğlu, camilerinde mevcut iki imam görev yaparken, Dimetoka Müftülüğü’nce imam atandığını söyledi. Rodos Adası’nda yaklaşık 10 caminin bulunduğunu ancak bir tanesinin ibadete açık olduğunu dile getiren Kaşlıoğlu, tüm camilerin ibadete açılmasını ve anahtarlarının derneklerine teslim edilmesini istediklerini söyledi.  Osmanlı dönemine ait birçok kıymetli eser “Fethi Paşa Saat Kulesi, Türk Kütüphanesi, Türk Şehitliği vs.” Rodos’ta Vakıflar İdaresinde bakıma muhtaç bir durumdadır. Bu eserler bilinçli olarak ya harap edilmekte ya da çeşitli bahanelerle ortadan kaldırılmaktadır. Müslüman Türk azınlık bütün haklardan mahrum bırakılmak isteniyor.

Rodos’ta yaşayan Müslüman Türk azınlık Yunanistan’dan olumlu açılımlar beklerken, Altın Şafak’ın ırkçı fanatizmi ve yaklaşımları krizle kavrulan Yunanistan için olumlu bir gelişme değildir. Yunanistan’ın kaderi Türkiye’dir. İleri görüşlü Yunan politikacılar bunu çok iyi görüyorlar ve Türkiye ile işbirliğine daha çok önem veriyorlar. Yunanistan, krizden kurtulmak istiyorsa önce Müslüman Türk azınlığın haklarını tanımalı ve Türkiye ile iyi ilişkiler geliştirmelidir. Tehdit doktrininden vazgeçmelidir. Yunanistan gerçek müttefik arıyorsa iki yüzlü Avrupa’ya karşı en sadık müttefiki Türkiye olabilir. Unutulmamalıdır ki güçlü bir Yunanistan için güçlü bir Türkiye’ye her zaman ihtiyaçları vardır.