Ömer EKİNCİ
Ömer EKİNCİ
oekinci@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Sağlık Bakanlığına soruyorum: Dev bir hastane zinciri hastaların çıkışını yapmayıp odada kaldı göstererek devletten oda parası alıyor olabilir mi?

İstanbul’da dev bir hastane zinciri… Adı şimdilik bende kalsın

Gidiş sebebimiz bizim ufaklığa bulaşan influenza diye bir yeni virüs çeşidi. Bulaştı mı serum yemeden kurtulamıyorsunuz, anlayacağınız başa bela…

Her neyse, testler şu, bu derken virüs tespit edilince bir oda açıldı bizim için. Hasta küçük olunca serumu alışı uzun sürüyormuş, 4-5 saat serum süresi kadar yatışımız sağlandı.

Akşam 6 gibi serumumuz bitti, ödemelerimizi yaptık. Sosyal güvence olarak oğlum benim SGK’mdan yararlandığı için belli oranlarda indirimler yapıldı ve çıkış…

Serum sonrası hızlıca bir ilaç tedavisi için de vakit kaybetmeden eczanenin yolunu tuttuk. Saat tam 19.00. Eczanenin kapanma saati.

Eczacı hanımın reçeteyi ve üzerindeki hastane adını görünce yüzü buruştu. “X Hastanesi mi? Bunlar sizin çıkışınızı yapmamıştır ki…”

Anlayamadım önce. Nasıl olmuştu da bu hastane zinciri hastalarının çıkışını yapmamakla ünlenmişti.

Reçeteyi sisteme girdiğinde haklı çıkacaktı eczacı hanım. “Evet, dediğim gibi, şu an halen içeride, yatıyor görünüyorsunuz, dolayısıyla bu reçete de geçersiz oluyor çıkışınız yapılmadığı için”.

“Bir dakika!” deyip hemen telefona sarıldım, yorgun geçen zorlu günün de sertliğiyle oradan-oraya derken çıkış bankosuna bağlattım kendimi.

“Bir saat önce şu isimli hastanın çıkış işlemlerini yaptık ancak ilaç almaya geldiğimizde…” diyecek oldum ama karşındaki neyin ne olduğunun farkındaydı. Leb demeden anlamıştı gerisini...

“Tamam, hemen yapıyorum çıkışınızı beyefendi” dedi ve kapatıverdi telefonu.

Eczacı kadına “bir daha dener misiniz?” dedim. Bu kez olmuştu. Bir telefon konuşması ile o yarım saat dikildiğim bankoda yaptıramadığım çıkışı yaptırmıştım.

***

Jetonun düşmesi birkaç saatimi aldı.

Eczacı hanımın bu hastane zincirinin adını görür görmez yürüttüğü tahmin boşuna değildi.

Acaba gerçekten de tahmin ettiğimiz gibi , hastane zinciri özellikle aranıp da ısrarla söylenmediği takdirde çıkışınızı yapmıyor muydu?. Ardından da devlete gidip “Al, bak senin SGK’lı hastan bir gece hastanemde kaldı, öde bakalım oda parasını” mı diyordu?

Böyle bir şey olabilir miydi?

Dev bir sağlık zinciri böyle bir gelire tevessül edebilir miydi?

Kendi devletine, vermediği bir hizmeti vermiş gibi gösterip üç kuruş fazla kazanmanın yoluna gidebilir miydi?

Bunu bilmiyoruz.

Eczacının refleksi ve telefonla arar aramaz çıkışımızın yapılması güçlü bir şüphe doğuruyor sadece.

Ama, “Nasılsa bizden çıkan bir şey yok, ödesin devlet” de diyemeyiz, öyle değil mi?

Bunu gündeme getirmek, Sağlık Bakanlığı’na sormak da boynumuzun borcu.

Öyleyse soralım.

Sayın Sağlık Bakanlığı yetkilileri.

Bu durumdan haberdar mısınız?

Eğer bana ulaşırsanız hastane zinciri ismi vermeye hazırım.

Ha, eğer bu durum gerçekten tahmin ettiğimiz gibi ise, o zaman markayı açıklamaktan da çekinmem. Kimse de kusura bakmasın. Devletin kuruşu bile kıymetli. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var.

***

 

Nedir bu İnfluenza illeti?

Sözü açılmışken hem beni hem de oğlumu iki seksen uzatan #influenza dan da bahsedeyim.

Özellikle havayolu seyahatlerinde fena halde yayıldığını öğrendim. 5 saatlik bir uçak yolculuğunda, sadece bir yolcuda olan influenza virüsü o yolculuk boyunca uçağın %72’sine bulaşabiliyormuş.

Ve serum tedavisi görmeden ayağa kalkabilmek çok zor.

Başladıysa kesinlikle serumdan kaçmaya çalışıp günlerce rezil olmayın. Serumunuzu yiyin, ayağa kalkın.

Grip virüsünün bu kadar güçlenmiş olması da ayrı enteresan. Resmen kendini geliştirmiş, hırs yapmış da öyle gelmiş insanlığın karşısına.

Aman dikkat. Şu sıralar çok tehlikeli. Hele bir de çocuklara bulaşınca iyice fena.

Benden uyarması.