Nuh ALBAYRAK
Nuh ALBAYRAK
nuhalbayrak@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Sayın bakan, bugün lütfen sözlerinize dikkat edin…

Demokrasi en güzel yönetim biçimidir ama demokrasi nimetlerinin, demokrasiyi yıkmak için kullanılmasına karşı bir çare üretememiştir ki, çoğu demokrasiler, bu nimetler “silah” gibi kullanılarak yıkılmıştır.

AK Parti’yi azınlığa düşürüp Erdoğan’ı güçsüz bırakmak için CHP’nin sırtında taşıyarak meclise soktuğu HDP bu demokrasi istismarcılarının en yüzsüzüdür. Demokrasinin teminatı olan mecliste demokrasinin düşmanı olan teröristleri savunurlar. 18 Şubat 2016 Ankara’da 29 şehit, 10 Aralık 2016’da Dolmabahçe’de 39’u polis 46 şehit verdiğimiz saldırılar gibi aşağılık terör eylemleri sonrasında yayınlanan ortak bildirilere imza atmadılar.

Sadece terör mü, Doğu Akdeniz’de meşru haklarımızı aradık diye bize had bildirmeye kalkan AB’ye yönelik ortak duruşa da katılmadılar.

Çünkü bunlar “Türkiye partisi” filan değil, doğrudan doğruya Türkiye düşmanlarının Türkiye şubesidir.

Son sabıkaları ise savunmasız askerlerimize yapılan alçak saldırıyı kınayan TBMM bildirisine de imza atmadılar. Hem de güya genel başkan değiştirerek ve CHP ile açık ittifak yaparak meşruiyet aradıkları bir dönemde.

34 şehit acısının hepimizi birleştirdiği bir ortamda böyle bir tavır ortaya koymak millete meydan okumaktır. Bu asker düşmanları, kendilerine oy veren milyonların da böyle düşündüğünü mü zannediyor?

BU TAVRIN SEBEBİ PKK/PYD-ESAD İTTİFAKIDIR

Bunların bu kalleş saldırıyı savunmasının derin bir gerekçesi var. HDP ve Kandil, FETÖ’nün de dahil olduğu “Erdoğan düşmanlığı” maskeli bir “Türkiye düşmanları ittifakı”nın emrindedir. Bu yüzden FETÖ, PKK veya HDP’den, Türkiye ve Türk milletine ihanet konusunda bir “kırmızı çizgi” beklemek büyük saflık olur. Tam aksine “Niye 134 değil, hatta 234 olsaydı daha etkili sonuç alırdık” diye kıvranıyorlardır.

Beynini emperyalistlere ipotek eden bu demokrasi düşmanlarını, “demokrasiye ayıp olmasın” diye, bugün TBMM’de yapılacak gizli görüşmeye dahil ediyoruz. Kendilerini Türkiye’ye ihanete adayan bu satılmışların, “gizli oturum” gerekçesi olan gizli bilgileri, gizlediğimiz yerlere ulaştırmayacaklarını kim garanti edebilir? Hendek hıyaneti sırasında FETÖ ile birlikte operasyon bilgilerini ve MİT görevlilerinin isimlerini Kandil’e aktaran bunlar değil mi? Devletin verdiği aracı ve dokunulmazlığı kullanarak PKK’lı teröristlere silah ve gıda taşımadılar mı?

Ayrıca, bu gizli bilgileri Esad’a aktarmak için şimdi çok daha önemli(!) gerekçeleri var. Çünkü Esad’ın Türkiye ile mücadelede en önemli “müttefiki” PKK’dır. 2011’de olaylar başladığında ilk işi, bin PKK’lıyı Kandil’den getirip sınırımıza yerleştirmek oldu. Sonraki dönemde de “Türkiye düşmanlığı” bazlı bu dayanışma aynen devam ediyor.

Nitekim uzun zamandır bitkisel hayatta olan PKK’nın dünkü füze saldırısı, boğulmak üzere olan katil Esad’a can simidi atmaktan başka bir şey değildir. Onun için HDP, bugün elde edeceği kritik bilgileri Rejime veya Rusya’ya iletmezse Kandil’den fırça yer.

Meclisin tek enfeksiyonu HDP değil. “FETÖ kayyumu” yönetiminde on yıldır HDP’ye endeksli bir çizgi izleyen CHP de maalesef şer ittifakının tam ortasına düşmüş durumdadır. Hâlâ “Suriye’de ne işimiz var” veya “Çözüm için Esad ile görüşün” diyebilecek kadar savrulmuş CHP’nin Erdoğan’a zarar verme hırsı, aklını örtmüş durumdadır. “Savaş olursa Esad’ın ve İran’ın yanında yer alacağını” açıkça ilan eden veya PKK’ya düşkünlüğüyle bilinen üyeleri de el üstünde tutan bu CHP de, millî hassasiyet ihtiva eden kritik bilgileri paylaşmaya layık değildir.

Sayın bakan mademki, “TBMM’nin tavrına ortak olmayanların ve milletin yanında durmayanların gizli toplantıya katılması da uygun değildir” diyemiyoruz, o halde her biri “şehit ailesi” hassasiyetinde olan Türk milleti adına sizden istirhamımız, bugünkü açıklamalarınızda; Esad ve PKK’nın bilmesi sakıncalı olan hiçbir bilgiyi paylaşmayın ki, yeni canlar yanmasın.

Çünkü “milletin meclisi”nde “milletin vekili” olmayanlar da var.