Yazarlar

Mustafa KARTOĞLU

Mustafa KARTOĞLU

mkartoglu@stargazete.com

‘Seçim yılı’ öncesi zihin jimnastiği

Yerel seçim tarihi 30 Mart 2014 Pazar günü olarak görünüyor. Ardından 28 Ağustos’ta görevi devralacak yeni cumhurbaşkanı için seçim süreci başlayacak. Cumhurbaşkanlığı devir teslim tarihinin 16 Mayıs’tan 28 Ağustos’a sarkmasının nedenini biliyorsunuz; ‘367 garabeti’ nedeniyle 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Köşk’te fazladan 3.5 ay kalması!

Hatırlayalım; 

24 Nisan 2007: Başbakan Erdoğan, 11. Cumhurbaşkanı adayı olarak Abdullah Gül’ün adını açıkladı.

27 Nisan 2007: İlk tur seçimde 357 kabul oyu çıktı. İkinci turda seçim garantiydi, ancak eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu “Cumhurbaşkanı seçimi için TBMM’de aranan nitelikli çoğunluk (367 oy) değil TBMM Genel Kurulu’nun toplantı şartıdır” tezini ortaya attı.

Bu tezi CHP sahiplendi ve oylamayı Anayasa Mahkemesi’ne götürdü.

Aynı gece saat 23:14’te TSK internet sitesinde ‘e-muhtıra’ denilen bildiri yayınlandı. Bildiride, ‘devletin temel niteliklerini aşındırma amaçlı irticai anlayışa dayalı uygulamalar’dan bahisle, “Bu tür davranış ve uygulamaların, Genelkurmay Başkanı’nın (Yaşar Büyükanıt) ‘Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak’ ilkesi ile tamamen çeliştiği...” deniliyordu. (Bildiri, 29 Ağustos 2011’de siteden kaldırıldı.)

1 Mayıs 2007: Anayasa Mahkemesi ilk oylamanın yapıldığı TBMM oturumunu iptal etti!

6 Mayıs 2007: TBMM’deki ikinci ve üçüncü tur oylamalara CHP, ANAP ve DYP katılmayınca 367’ye ulaşılamadı.

22 Temmuz 2007: Genel seçimler erkene alınarak yapıldı; AK Parti yeniden iktidar oldu.

13 Ağustos 2007: Gül yeniden cumhurbaşkanlığına aday gösterildi.

28 Ağustos 2007: Seçimde TBMM’ye giren MHP oylamaya katıldı ve Abdullah Gül üçüncü turda cumhurbaşkanı seçildi.

21 Ekim 2007: Hükümet, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini (referandum) öngören anayasa paketi hazırladı ve paket yine halk oylamasıyla yüzde 68.95 oyla kabul edildi.

2014’te cumhurbaşkanlığı seçimi bu nedenle referandumla yapılacak ve yeni cumhurbaşkanı 28 Ağustos’ta Çankaya’ya çıkacak.

Seçim süreci Anayasa’nın 102. maddesine göre 60 gün önce 28 Haziran’da başlayacak. Devir teslim tarihinden önceki iki Pazar günü 17 ve 24 Ağustos. Seçimin ikinci tura kalma ihtimaline karşı YSK, ilk referandum tarihi olarak 17 Ağustos’u belirleyebilir.

Sonuçta, yerel seçim ile cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinin başlaması arasında 3 ay gibi bir süre olacak. Bu süre de ‘boş’ geçmeyecek ve fiilen cumhurbaşkanlığı seçim sürecine eklenecek. Türkiye’de Ocak 2014’ten itibaren 8 ay boyunca gündem seçim olacak.

Yeri gelmişken, bugünlerde CHP ve MHP kulislerinde ‘referandumaalternatif’ bir öneri pişiriliyor. AK Parti kulislerine de kokusu salınan bu projenin adı; ‘cumhurbaşkanını yine Meclis seçsin’...

Ancak bu alternatifin AK Parti karar mekanizmalarında alıcısı yok. Nedeni 21 Ekim 2007 referandumunda yatıyor. AK Parti, cumhurbaşkanı seçimi yetkisini doğrudan halka verme kararı alırken, “derin devletin istediği aday seçilmeyecekse TBMM’ye cumhurbaşkanı seçtirmeme” zihniyetinin bir daha “asla hortlamamasını” hedeflemişti. Halktan da yüzde 69’a yakın destek alan bu hedeften sapma ihtimali yok. Muhtemelen seçim sürecinde sıkça gündeme getirilmeye çalışılacak olan bu ‘geri adım’ teklifine ‘ölü doğmuş’ denilebilir.

Erken başlayan bir başka tartışma da genel seçimin de erkene alınarak cumhurbaşkanlığı seçimiyle birleştirilip birleştirilmeyeceği...

Erken, çünkü bu konu henüz AK Parti’nin gündemine girmedi. Girdiğinde, Başbakan Erdoğan’ın beklendiği üzere cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra AK Parti’nin genel başkanı ve başbakanın kim olacağı; genel başkan ve başbakanın ayrı isimler olup olmayacağı tartışılacak.

Şimdiden söylenebilecek tek şey şu; AK Parti, “bu tartışmaların bir irade boşluğu oluşturmamasına, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını, çözüm sürecini olumsuz etkilememesine” dikkat ederek seçim tarihine karar verecek.