Yazarlar

Ömer Ekinci

Ömer Ekinci

oekinci@stargazete.com

Seçimi Kazandıracak 14 Altın Kural

Gençler Partilerden ve Adaylardan Ne Bekliyor?

Seçimler için son iki haftaya girdik. En kritik düzlemdeyiz. Adeta yarışın son ikiyüz metresi.

Bu seçim ilk defa, yıllardır söyleyegeldiğimiz “Gençler” meselesi gündemin ilk sıralarında yer aldı. E yani, gençleri henüz daha tabloyu etkileyecek majör güç değilken önemsemeyenlerin şimdi artık önemsemekten başka çaresi kalmadı.

Eğer gençlere yıllardır gerekli önem verilseydi bugün çok daha farklı bir sonuç olabilirdi. Geç kalındı, çok geç kalındı. Haziran seçimlerinde bile önem verilmeyen, bu yüzden de gizliden gizliye tabloyu etkileyen gençler için 1 Kasım seçimlerinde hummalı bir çalışma var.

Ben de bütün siyasi partiler ve bütün adaylar için, sürekli gençlerin nabzını tutan biri olarak bir yapılacak işler listesi çıkarmak istedim.

Partiler ve adaylar gençleri kazanmak için ne yapmalı, ne yapmamalı?

1.    Siyasi partiler ve adaylar, gençler için yeni ve yalın bir dil kullanmak zorundasınız. Siyasetin o boğucu, ağdalı dilini kullanırsanız üçüncü kelimenizde kulaklıklar takılmaya başlıyor.

2.    Sosyal medyayı çok iyi takip edip gençlerin #trendlerini göz önüne almalısınız. Gençler, onların tabiriyle hangi kafayı yaşıyor, bunu bilmelisiniz.

3.    Özellikle saha çalışmalarında o siyah arabalardan, takım elbiseli ve birlikte yürüyen onlarca adamdan gençler fena halde sıkılmış durumda. Daha sıcak, daha samimi bir iletişime ihtiyaç var.

4.    Yine sahada sırf güzel fotoğraflar verip akşam twitter’da paylaşmak için şirinlikler yapmayın. Dönercinin elinden bıçağı alıp döner doğrayanlar, paspasçının elinden paspası kapıp “Dur biraz da ben yapayım” diyen “takım elbiseli abiler” inanılmaz samimiyetsiz, inanılmaz yapmacık duruyor. Ha, seçim sonrası da gidip yapacaksanız o başka…

5.    Takım elbise bir miktar saygınlık ve devlet ağırlığı veriyor olsa da gençlerle iletişimde ciddi bir iletişime kapalılık mesajı veriyor. Belli zamanlarda mutlaka spor giyilmeli.

6.    Aday seçmene samimiyetle, hissederek ve hissettirerek dokunmalı, mesela derdini dinlerken dipdibe oturup eline ya da dizine direkt temas kurmalı, ayakta ise elini omzuna koymalı.

7.    Adaylar mutlaka gençlerle özel olarak buluşmalı, hem de öyle sadece partili gençlerle değil. Farklı görüşlerden gençlerin de dertleri ve varsa serzenişleri dinlenilmeli, yok sayılan, dinlenilmeyen genç için sandık sesini duyurması için elindeki son koz.

8.    Örneğin, cafelere geçerken oturmalı bir aday, üniversitelere kantinlere gidip gençlerle oturmalı. Her türlü görüşten insanı dinlemeli, Kendisi el yazısıyla notlar almalı, asistan vs. aracılığıyla değil.

9.    Asla poz vermemeli, gerçekten hissetmeden hiçbir şekilde iletişim kurmamalı. İnsanlar artık neyin poz, neyin samimi olduğunu anlıyor.

10.  Bu madde için geç kalındı ama, aday belirlendikten sonra çıkıp halk ile tanışmaya başlıyoruz, bu çok yanlış. Aday olduğunda halk seni tanımıyorsa, seçime kadar nasıl tanıyabilir? Mutlaka aday seçimlerinin halkın zaten tanıdığı ve zaten sevdiği bireyler arasında yapılmalı.

11.  Papağan gibi siyasi liderlerinin söylemlerini aynı şekilde söylemek değil, elbette parti ile belli bir kurumsal dil uyumunda olacak şekilde özgün sözlerle, o yöreye uygun şekilde yerelleştirme yapılmalı.

12.  Halkımız nutuk atan siyasetçiden sıkıldı. Gençler ise en çok ve en erken yaşta sıkılan grup. Onlarla dertleşilmeli, dertleri dinlenilmeli.

13.  Mutlaka haftada en az bir gün toplu taşıma araçlarına binilmeli, İstanbul’da Marmaray, Metrobüs, Metro. Halk adayını mutlaka kendi ulaşım araçlarında görmeli. Elbette provokasyon olmaması için çok dikkat ediliyor ama mutlaka bir yolu bulunup bu mesaj verilmeli.

14.  Son olarak mutlaka üniversitelere girilmeli, üniversitelilerle çay-kahve sohbeti yapılmalı. Hem de öyle konferans salonlarında değil, kantinlerde. Ayrıca gidilen yerlerde, sanayideki çırakların mutlaka o yağlı emekçi elleri sıkılmalı. Genç demek sadece üniversite demek değildir.

Gençleri daha iyi anlamak, onlarla daha iyi anlaşmak, onların geleceği için çalışacağınıza onları ikna etmek zorundasınız.

Gençler istemedikleri hiçbir şeyi yapmama eğilimindeler, Yeni genç jenerasyonun davranış biçimleri mutlaka çok iyi analiz edilmeli.

Onlara çok az konuşup, çokca dinleyelim.

Seçimler şimdiden tüm ülkemize, halkımıza hayırlı olsun!