Cüneyd Altıparmak
Cüneyd Altıparmak
Tüm Yazıları

Sekizinci cephenin iç yüzü!

"Sekizinci Cephe" kavramı, 2025 sonunda uluslararası ilişkiler ve güvenlik literatürüne İsrail'in beyanı ile girdi. Ancak yeteri kadar anlaşılmadığı ve konuşulmadığı kanaatindeyim. Meselenin bilinen yüzü kadar arka planda kalan yönü var. Bugün bu konuya değinmek istiyorum.

İSRAİL'İN DEDİĞİ...

İsrail'in fiziken saldırılarını sürdürdüğü, çatışmaya girdiği, soykırım yaptığı yedi cephesi var: Gazze, Batı Şeria, Lübnan, Yemen, Irak, Suriye ve İran...

Netanyahu yaptığı açıklamada aynen şöyle dedi: "İran ve vekillerine karşı yedi cephe, sekizinci cephe ise hakikat savaşıdır. Bahsettiğim savaş, bu sekizinci cephe; yalanları delip geçme ve hakikati ortaya çıkarma savaşıdır..." (*)

TÜRKİYE Mİ?

Bazıları bu cepheyi Türkiye olarak niteledi... Türkiye, son olaylarda verdiği medya sınavında başarılı oldu. Manşetler, görüşler ve haberlerle inşa edilmeye çalışılan "sahte hakikati" yıktı geçti.

Hatırlayalım alandan yapılan yayınları, Anadolu Ajansının "delil" çalışmasını. Sahte hakikatin yıkımına katkısı büyük oldu Türkiye'nin.

Ancak ifade dikkatli okunursa, cümle daha büyük bir alana ve odağa işaret ediyor.

SAHA NE PEKİ?

Sekizinci cephenin sahası, algılarımızı inşa eden "yeni dünya" yani internet bence. Bunun ilk adımı algoritmalar ile "engellenen" hesaplar ve içeriklerdi hatırlayalım.

Sosyal medya eğitimi alan hahamların görüntüleri çıktı sonra.

Dünya gazetelerinin bazılarında savaş suçu eylemlerini aklayan yazıları ve manşetleri gördük.

İsrail'in hakikate karşı savaş ilan ettiği çok açık. Bu hakikatin içinde bizim "normal" ve "doğal" (fıtri) unsurlarımız da var...

DURUM NE...

Meselenin nasıl ele alındığını ve ilerlediğini anlatmak için bazı notlara yer vermek istiyorum. Bunlar yorum değil, açık kaynaklardan doğrulayabileceğiniz ifadeler:

- Cebimizdeki kağıt paradan maç biletine, marketten aldığımız içecekten kripto para transferlerine kadar her şeyin güvenliğini ve takibini sağlayan tekel bir şirket var: SIPCA.

- Bilgisayar oyunlarından tanıdığın ekran kartı devi Nvidia, İsrail'de devasa bir tesis kuruyor. Burada tam 10 bin kişi çalışacak. Orta Doğu'nun en büyük veri merkezini burada inşa edecekler...

- Amerika'nın siber güvenlik devi (Palo Alto), İsrailli güvenlik şirketi CyberArk'ı satın aldı. Ödenen para tam 25 Milyar Dolar! Bu olay, Amerika'daki Silikon Vadisi ile İsrail arasındaki teknoloji ve güvenlik ortaklığının ne kadar derinleştiğine işaret ediyor.

- İsrail ordusundaki "Birim 8200"de gençler, nöbet tutmaktan çok kod yazmayı ve siber güvenliği öğreniyor. Askerden dönenler de öğrendikleri bu bilgilerle Waze, CyberArk gibi milyar dolarlık şirketleri kuruyorlar.

- İsrail'in başkenti Tel Aviv, teknoloji ekosistemi konusunda "Dünyanın En İyi 7. Şehri" seçildi.

STRATUP ÜLKESİ

Küresel sosyal ağ sağlayıcılarının (Facebook, X, Instagram vb.) tüzel kişilikleri ve yasal yerleşim yerleri sebebiyle -ağırlıklı olarak- Amerika Birleşik Devletleri hukukuna tabi. Ancak bu platformların operasyonel sürekliliğini sağlayan teknik altyapı, siber güvenlik mimarisi, büyük veri analitiği ve algoritmik manipülasyon araçları üzerinde İsrail menşeli teknoloji girişimlerinin 'fiili hakimiyeti' var. Ve bu giderek artıyor.

Özellikle platformların mülkiyetinden/aidiyetinden bağımsız olarak, veri işleme süreçlerinde ve dijital güvenlik protokollerinde sahip olduğu bu orantısız teknik nüfuz, siber egemenlik ve veri güvenliği hukuku açısından incelenmeli ve setler örülmeli. Zira bu durum stratejik bir asimetri oluşturmakta....

SORUNUN FARKINDA MIYIZ?

Vaka bu. Teknoloji alanındaki girişimlerin sadece "ticari" olmadığını iyice kavramak gerekiyor. Bu adımlar bizim için birer "güvenlik doktrini" gibi kabul edilmeli.

Oyunlar eliyle çocuklar etki altına alınıyor.

Sosyal medya ile "algı, gerçeğin yerine" geçiyor.

Algoritmalar vasıtasıyla "dopamin bağımlısı" oluyoruz hepimiz.

Cinsiyetsizleştirme politikası ve müstehcenlik yayılıyor internetle...

Bu cephe de yapılmak istenen geleceğimizin zihnini kirletmek ve etkisiz hale getirmek...

Bu alana "kirli" diyerek sadece vicdanımızı rahatlatıyoruz o kadar.

Biz halen sosyal medya şirketlerine basit bir dava açmak, internet firmalarına karşı kitlelerin haklarını korumak için mahkemelerde muhatap arıyoruz... Buna bir çözüm bulmadan bir aşama kat edemeyiz.

Yargı denetimine tabi olmak, bu şirketleri tartışmaya açmak demektir zira...

Bu konunun teknolojik alanında güzel işler var ama hukuki alandaki seyir yetersiz maalesef...

_______________

(*) Ağustos 2025'te Newsmax ev sahipliğindeki ABD Bağımsızlık Günü resepsiyonunda yaptığı konuşma. https://cbn.com/news/israel/battlefront-truth-israels-defenders-challenge-critics-survey-situation-themselves