Coşkun BAŞBUĞ
Coşkun BAŞBUĞ
coskun.basbug@star.com.tr
Tüm Yazıları

Şeytani savaş

Dünya nefesini tuttu, herkesin gözü kulağı Pakistan'a yöneldi.

Acaba anlaşma olacak mı yoksa masadan savaşa devam kararı mı çıkacak?

Tüm dünya bu soruya kilitlendi...

Hafıza-i Beşer...

Pakistan öncesi süreci hatırlayalım...

Trump'ın "bugün bir medeniyet yok olacak, İran'ı taş devrine çevireceğiz..." sözleri öyle bir noktaya geldi ki iş bu gece bir nükleer saldırı olur mu boyutuna taşındı.

O gün cep telefonum hiç susmadı.

Gün boyu arayan çok sayıda dostum panik halde "İsrail İran'a nükleer bomba atacakmış, bu doğru mu" diye duyduğunu teyit etmeye çalışıyordu.

Her arayana gülerek aynı cevabı verdim;

"Yav, gidin işinize gücünüze bakın..."

Akla Kurt Düştü...

Bu gece ne olacak Trump dediğini yapacak mı diyenlere ise merak etmeyin hiçbir şey olmayacak sürenin bitimine dakikalar kala ateşkes kararı açıklanır ve taraflar masaya oturur dedim.

Tüm bunları söylerken de fal bakmadım, iskambil kâğıdı açmadım çünkü o işlerden hiç anlamam.

Ben bu öngörüde bulunurken yılların verdiği tecrübeye dayandım, branşım olan istihbarat aklını kullandım.

Öyle de Oldu...

Süreç tam da tahmin ettiğim gibi işledi ve Trump sürenin bitimine dakikalar kala iki ülkenin ateşkes kararı aldığını ve Pakistan'da masaya oturulacağını açıkladı.

Masanın kurulması büyük umuttu ve bu açıklamanın ilk etkileri piyasalara yansıdı.

Petrol fiyatları hızla düştü ve dünya borsaları coştu.

Ancak beklenen olmadı ve tüm dünyanın bel bağladığı masadan kötü haber geldi.

Anlaşma sağlanamadı...

Bu açıklama tüm dünyada şok etkisi yarattı ve her yerde matem havası esmeye başladı.

Burada da süngüyü düşürmedim.

Açıklama sonrası katıldığım yayınlarda her şey bitmiş gibi bir havaya bürünmenin çok yanlış olduğunu, ateşkes süresi bitmeden tekrar bir görüşme takvimi açıklanacağını söyledim.

Masa Direniyor...

Tam bu şok yaşanırken Amerika merkezli yeni bir açıklama geldi ve tarafların perşembe günü yine İslamabad ya da Cenevre'de ikinci bir görüşme yapacağı açıklandı.

Terör Örgütü İsrail hariç dünya derin bir nefes aldı.

Onca saboteye rağmen masa gerçekten iyi direnç gösterdi.

Sahada yaşanan İsrail sabotajlarına alıştık ama masada yaşanan bir ilkti.

Şeytanın yeryüzündeki hali İsrail masaya bir kripto yerleştirerek acaba görüşmeleri sabote etmiş olabilir mi?

Neden olmasın...

JD Vance masadan ilk kalkan ve beraber geldiği Witkoff ile Kushner'i yüzüstü bırakarak Pakistan'ı ilk terk eden kişi oldu.

Vance aynı zamanda dönüş uçağında havada iken Netanyahu ile kritik bir telefon görüşmesi de gerçekleştirdi.

Bu görüşmede ne konuştu bilinmez...

İkinci Tur Görüşme...

İkinci tur görüşmelerin yapılacağı sürpriz bir gelişme değildi.

Zira ilk tur görüşmeler kesildikten hemen sonra İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi yaptığı açıklamada şöyle diyordu;

"Bu görüşmeler Amerika ve İsrail'in dokuz ay içerisinde ikinci kez giriştikleri ve 40 gün süren bir savaşın ardından sadece güvensizlik değil kuşku ve şüphenin hâkim olduğu bir atmosferde yapıldı.

Bu nedenle tek bir toplantıda anlaşmaya varılmaması doğaldır. Zaten kimsenin böyle bir beklentisi de yoktu."

Bu açıklamalar yapılırken masayı bir anda dağıtan JD Vance de şunları söylüyordu;

"21 saat görüşme yapıldı. Bu iyi bir haber. Kötü haber ise anlaşmaya varamadık. İran'ın nükleer peşinde koşmayacağına dair taahhüt görmemiz gerekiyor.

Akılda Deli Sorular...

Şimdi burada Vance'e iki soru sormak lazım.

Madem İran'dan bir taahhüt bekliyorsun, bir anda masayı devirerek kaçmak da neyin nesi?

İkinci tur görüşmeler başladığı takdirde anlaşma imza safhasına gelinceye kadar senin masada olmanı istemeyenlerin tavrını neye bağlıyorsun?