Yazarlar

Resul KURT

Resul KURT

info@resulkurt.com

SGK ‘Derdini Marko Paşa’ya anlat’ diyor

Resul KURT tüm yazıları

SGK özellikle son zamanlarda, prim teşviklerinden yersiz yararlanılan dönemlerin e-bildirge ekranında görüntülenebilmesinin sağlanması gibi, önemli yazılımsal yenilikler yapsa da ne yazık ki mevzuatın yorumlanması anlamında aynı istikrarı sürdüremiyor.

Özellikle vatandaşların yoğun olarak yararlandığı uygulamalarda sahadan gelen verileri iyi okuyamıyor. Bunun en güzel örneğini hastalığı nedeniyle rapor paralarının ödenebilmesi için uygulanan “Çalışılmadığına Dair Bildirim Girişlerinde” yaşıyoruz. İşverenlere hiçbir ihbar-uyarı olmadan doğrudan kişi başına 600 TL para cezası kesiliyor. SGK’nın kötü ve çalışmayan sistemi rapor alan işçilerin almış olduğu raporları işverenlerin bu sürede çalışmadıklarını onaylaması için işveren ekranına düşürmesi gerekirken aylar yıllar geçtikten sonra ceza geliyor. Konuyu araştıran işverenler derdini bir türlü anlatamıyor. Eski uygulamada çalışılmadığına dair bildirim girişi yapmayan işverenlere beş gün süre verilip akabinde işlem yapılmazsa ceza kesilirken, şimdi raporların bir kısmının çeşitli nedenlerle işveren ekranına düşmemesine rağmen sanki bildirim yapılmış gibi ceza uygulanıyor. Bu sorunu daha önce de 4 Eylül 2014 tarihinde “SGK korku imparatorluğu olmasın” başlığıyla bu köşede yazmıştım. Ama bir tek yöneticisi bile yahu neler oluyor, biz nerede yanlış yaptık demiyor.. Olan da haliyle derdini anlatamayan vatandaşa oluyor. SGK haksız ve hukuksuz bir şekilde kestiği cezalarla vatandaşı canından bezdiriyor.

Bir diğer sorun da eksik gün bildirimlerinde yaşanıyor. Daha düne kadar ay içerisinde eksik günü olan çalışanlarla ilgili verilen Eksik Gün Bildirim Formlarını almayan SGK bugün vatandaşlara yüklü miktarda cezalar yazıyor. Hiçbir amacı kalmayan ve tamamen bürokrasinin fendine ve kör inadına dönüşen eksik gün bildirimi uygulamasında yaşanan sorunlar da çözülmeli ve bu uygulama kaldırılmalıdır. Gelelim SGK’nın en son açıkladığı iki uygulamaya. ...

SGK 22 Ocak ve 27 Ocak tarihli genel yazılarında da bir iyi bir kötü haber veriyor. Önce iyi haberden başlayalım.

Kimlerden destek primi kesilmeyecek!

Emekli Sandığı, SSK ve BAĞ-KUR statüsünden yaşlılık aylığı bağlanan kişilerin daha sonra bir hizmet akdine tabi olarak bir veya birden fazla işveren nezdinde çalışması durumunda, emekli aylıklarından kesinti yapılmamakta; ücretlerinden sosyal güvenlik destek primi kesilmektedir. Yine Emekli Sandığı, SSK ve BAĞ-KUR statüsünden yaşlılık aylığı bağlanan kişilerin daha sonra kendi nam ve hesabına çalışması durumunda ise; emekli aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilmektedir. Sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümlüsü olanların tescilleri ve bu tescillerinin sonlandırılması SGK tarafından geliştirilen bilgisayar programı aracılığıyla yerine getirilmektedir.

5510 Sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesine göre; “Bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığına ilişkin süreler hariç olmak üzere çalışılan süreleri için, sosyal güvenlik destek primi oranı olarak bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır.”

Madde yorumlandığında yapılması gereken açıktır. Buna göre yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı bağlandıktan sonra 4/b (BAĞ-KUR) kapsamında çalışmaya başlanması nedeniyle sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümlüsü olanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığını belgeleyenlerin, bu sürelerde sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümlüsü olmadığı öngörülmektedir.

Faaliyetlerinin olmadığını belgeleyen gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar ile şirket ortakları hakkında sosyal güvenlik destek primi yönünden:

1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar, bağlı oldukları vergi dairesinden alacakları gayrı faal olunduğuna ilişkin belgeyi SGK’ ya ibraz etmeleri halinde, belgede belirtilen tarihten itibaren sosyal güvenlik destek primi tescili sonlandırılacaktır.

2) Şirket ortaklarının, ticaret sicil memurluğundan şirketin faaliyetine ilişkin belgeyi aldıktan sonra bağlı oldukları vergi dairesine müracaat ederek şirketin gayri faal olduğunu belgelemeleri gerekmektedir. Ticaret sicil memurluğundan temin edilecek belgeye istinaden bağlı oldukları vergi dairesinden alacakları gayrı faal olunduğuna ilişkin belgeyi SGK’ ya ibraz etmeleri halinde, belgede belirtilen tarihten itibaren şirket ortaklarının sosyal güvenlik destek primi tescili sonlandırılacaktır.

3) Sosyal güvenlik destek primi tescili sonlandırılanlardan yersiz tahsil edilen sosyal güvenlik primi iade edilecektir.

Okul-aile birliklerine şok ceza yolda!

Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde AK Parti hükümetlerinin istihdam artıcı politikaları çerçevesinde istihdamı ve SGK prim tahsilatını artırmak için 2008 yılında getirilen 5 puanlık prim indiriminin kayıtdışının önlenmesi ve SGK prim tahsilatlarına çok olumlu katkıları oldu. Bu teşvik sadece özel sektör işverenleri için uygulanmaktadır.

SGK tarafından 22.01.2015 tarihinde yayınlanan Genel Yazı’da eğitim kampüslerinde yer alan okullar dâhil Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul ve eğitim kurumlarında kurulan okul aile birlikleri, SGK tarafından kamu işyeri sayılarak okul aile birliklerinin beş puan teşvikinden yararlanamayacağı yönünde bir düzenleme yapılmıştır. Yani çocuğunu okutan ailelerin kurduğu aile birlikleri SGK yönetimi tarafından kamu kurumu sayılmıştır.

Ayrıca SGK yönetimi okul aile birliklerinin yararlandığı teşvikleri yersiz yararlanılan tutarlar olarak değerlendirilerek yararlandıkları teşvikleri gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edeceğini açıklamıştır. 

Okul ile aile arasında bütünleşmeyi gerçekleştirmek, veli ile okul arasında iletişimi ve iş birliğini sağlamak, eğitim ve öğretimi geliştirici faaliyetleri desteklemek, okulun ve maddi imkânlardan yoksun öğrencilerin eğitim ve öğretimle ilgili zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan okula aile birliklerinin bir kamu işyeri olarak değerlendirilmesi ve teşviklerinin iptal edilmesi bir “HUKUK CİNAYETİ”dir.

Maalesef başta istirahat paralarının ödenmesi, eksik gün uygulaması, idari para cezası anında sistem borç kaydı gibi doğrudan vatandaşı ilgilendiren bir çok uygulamanın hükümete ve Ak Parti’ye zarar verecek şekilde karara bağlanmasında iyi niyet aramanın beyhude olduğunu düşünüyorum.

Özellikle 7 Haziran seçimleri öncesinde Okul Aile Birliklerinin özel sektör olduğu gerçeğine rağmen SGK tarafından beş puan primlerinin faiziyle iadesinin istenmesi velilerle okul aile birliklerini karşı karşıya getirecek ve eğitim barışına darbe vuracağı gibi bütün Türkiye’de ailelerde olumsuzluk oluşturacaktır. Velileri hükümet aleyhine kışkırtacak bu düzenlemenin hangi PARALEL amaca hizmet ettiği açık bir şekilde görülmektedir. Burada amaç aileleri Ak Parti hükümetine ve siyasi iktidara karşı kışkırtmaktır. Daha önce de rapor parası ödemelerinde yapılan oyunun tekrarı sahnelenmektedir.