Resul KURT
Resul KURT
info@resulkurt.com
Tüm Yazıları

Sigortalıların borçlanabileceği süreler ve prim oranları

Sosyal güvenlik mevzuatında hizmet borçlanması, sigortalıların eksik prim günlerini tamamlayabilmeleri açısından oldukça önemli bir imkandır. Hizmet borçlanmaları sayesinde sigortalılar, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda belirtilen süreleri, sonradan prim ödeyerek hizmetlerine ekleyebilmekte ve emeklilik koşullarını sağlarken avantaj elde edebilmektedirler.

Bu bağlamda, 5510 sayılı Kanun'un "Sigortalıların borçlanabileceği süreler" başlıklı 41'inci maddesinde sigortalıların borçlanabilecekleri süreler açıkça düzenlenmiştir. İlgili maddede askerlik, doğum, öğrenim ve benzeri sürelerin, belirli şartlar dahilinde hizmet borçlanmasına konu edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca borçlanma tutarlarının hesaplanmasında uygulanacak prim oranları da ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenmektedir.

Diğer yandan, hizmet borçlanmasına ilişkin prim oranlarında yapılacak değişiklikler, borçlanma maliyetlerini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle söz konusu düzenlemelerin kapsamının, yürürlük tarihinin ve hangi borçlanma türlerini kapsadığının açık ve net biçimde ortaya konulması önem taşımaktadır.

19.12.2025 tarihinde, 7566 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte, doğum borçlanması hariç olmak üzere hizmet borçlanmalarına uygulanacak prim oranlarında değişikliğe gidilmiştir. Buna göre, 01.01.2026 tarihi itibarıyla aşağıda belirtilen hizmet borçlanmalarının prim oranları %32'den %45'e yükseltilecektir:

* Askerlik borçlanması,

* Kamu personelinin aylıksız izinde olduğu sürelere ilişkin borçlanma,

* Doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık süreleri için yapılacak borçlanma,

* Avukatlık stajında geçen günler için yapılan borçlanma,

* Tutuklulukta ve gözaltında geçen süreler için borçlanma,

* Grev ve lokavtta geçen süreler için borçlanma,

* Hekimlerin fahri asistanlıkta geçen süreleri için yapacakları borçlanma,

* Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin açıkta geçirdikleri sürelerin borçlanması,

4/c kapsamında sigortalı olanların borçlanmaları.

Doğum borçlanmasına ilişkin prim oranında herhangi bir değişiklik öngörülmemiş olup bu borçlanma türünde %32 prim oranı uygulanmaya devam edecektir. Buna karşılık, doğum borçlanması dışında kalan ve yukarıda sayılan hizmet borçlanmalarına ilişkin prim oranlarının artırılması nedeniyle, söz konusu borçlanmaların maliyetlerinde sigortalılar açısından artış meydana gelecektir.

Hizmet borçlanmalarındaki prim oranlarının artışı, 01.01.2026 tarihinde yürürlüğe gireceğinden ve 2026 yılının ocak ayı itibarıyla asgari ücretin güncelleneceği göz önüne alındığında hizmet borçlanması yapacak olan sigortalıların prim maliyetlerinde doğal olarak artış yaşanacaktır.

Bu nedenle hizmet borçlanması yapmak isteyen sigortalıların maliyet artışından daha az etkilenmesi için 2025 yılı içinde borçlanma başvurularını yapmaları uygun olacaktır.

Hizmet borçlanması müracaatının gerçekleştiği tarihten itibaren borçlanma tutarının 1 ay içerisinde ödenmesi gerekmektedir. Ancak borçlanma oranı müracaat tarihindeki tutarlar üzerinden gerçekleştirilecektir.

Örneğin, 31.12.2025 tarihinde hizmet borçlanması yapan sigortalı, borçlanma tutarını 15.01.2026 tarihinde ödemesi halinde değişen oranlardan etkilenmeyecektir. Ancak 01.01.2026 tarihinden itibaren borçlanma yapan sigortalının borçlanma tutarları yeni oranlar üzerinden hesaplanacaktır.

Nihayetinde, hizmet borçlanmasına ilişkin prim oranlarında yapılan değişiklikler, sigortalıların emeklilik planlamalarını doğrudan etkileyen önemli bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Özellikle 01.01.2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek düzenlemeler ve asgari ücretin değişmesi birlikte değerlendirildiğinde, borçlanma maliyetlerinin yükseleceği sonucu doğmaktadır. Bu nedenle, hizmet borçlanması yapmayı düşünen sigortalıların yürürlük tarihi, başvuru zamanı ve ödeme süresi hususlarını dikkate alarak hareket etmeleri, hak kaybı yaşamamaları ve daha düşük maliyetlerle borçlanma imkanından yararlanabilmeleri açısından oldukça değerlidir.