Resul KURT
Resul KURT
info@resulkurt.com
Yazarın Sayfası

Sıkıyönetim yasası ceza yağdıracak!

Başlığı gören okurlarımız için sıkıyönetim, olağanüstü hal gibi kavramlar adeta nostalji yaşatacak. Sıkıyönetim uygulaması en son 19 Temmuz 1987, olağanüstü hal ise 30 Kasım 2002 tarihinde AK Parti’nin ilk aylarında kaldırıldı. 

Gerçi olağanüstü hal ve sıkıyönetim uygulamaları sona erdi ama sıkıyönetim mevzuatı devam ediyor. Sözü uzatmadan hemen konuya geleyim.

Birçok kişi belki ilk defa duyuyor ama ülkemizde 1774 sayılı Kimlik Bildirim Kanunu adıyla yürürlükte olan 1973 tarihli bir yasa var.

Daha önce de birkaç kez dile getirmiştim ama son olarak ülkemizin önemli ve etkin sivil toplum örgütlerinden biri olan MÜSİAD’ın Şanlıurfa’da düzenlediği 88. Genel İdare Kurulu Toplantısında ele alınan ‘İş Hukuku, İş Sağlığı Ve Güvenliği, Çalışma Hayatı Çalışma Raporu’nda gündeme gelince konuyu yeniden yazmak gerekti. 

Belirtmekte fayda var; MÜSİAD raporunda yer alan ve çalışma hayatı sorunlarına ışık tutacak tespitleri önümüzdeki günlerde paylaşacağım.

Bildirim sorumluları

Söz konusu 1774 sayılı Kanunla hem otel, motel, han, pansiyon, bekar odaları, kamp, kamping, tatil köyü ve benzeri her türlü, özel veya resmi konaklama yerleri ile özel sağlık müesseseleri, dinlenme ve huzur evleri, dini ve hayır kurumlarının sosyal tesislerinin sorumlu işleticilerine konaklayanların bilgilerini kolluk kuvvetleriyle paylaşmak ve hem de tüm iş yerlerinde çalışanların ve buralarda her türlü barındırılanların genel kolluk örgütüne bildirilmesi gerekiyor.

Ayrıca, öğrenci yurtları ve benzeri yerlerde çalışanlar ile bu yerlerde kalmakta olan öğrenciler için o yerin sorumlu işleticisi tarafından örneğine uygun kimlik belgesi doldurularak üç gün içinde genel kolluk örgütüne verilmesi zorunlu tutulmuştur.

Apartmanlarda ajanlık yapılacak!

Yine aynı Kanuna göre, kat mülkiyetine tabi taşınmaz mal yöneticileri ve kapıcıları, binalarında bildirim dışı kimselerin oturup oturmadığını, çalışıp çalışmadığını, garaj, kömürlük, boş daire gibi bölümlere saklanmalar, sığınmalar, bazı eşya veya maddeleri gizlemeler olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü tutuluyor. Ayrıca bütün kat sahipleri ve kiracıları ile binada çalışanlar bu konularda yöneticiye yardımcı olmak ve gereken bilgileri vermek zorunda bırakılıyor. Yönetici ve kapıcıların, bu Kanuna aykırılıkları ve diğer şüpheli gördükleri hususları, bağlı oldukları genel kolluk örgütüne bildirmeleri gerekiyor.

Elbetteki sorumluluklar bununla sınırlı değil. Geçici yer değiştirmelerde;

a) Konutlarda 30 günden fazla kalacak misafir için aile reisi;

b) Yaylak ve kışlak gibi yerlere mevsimlik olarak göçenler için de aile reisi tarafından, örneğine uygun bildirim,

üç gün içinde kolluk örgütüne verilmesi gerekiyor.

Cezalar çok can yakacak

Kimlik bildirme kanunu kapsamında; işe giren, işten ayrılan ve çalışma yeri değişen çalışanların 3 iş günü içinde bildirimleri ile ilgili yükümlülük bulunmakta. Özellikle binlerce işçi çalıştıran ve yüzlerce-binlerce şubesi olan mağazalar, bankalar, market gibi iş yerlerinde her gün yüzlerce kişi için bildirim yapmanın getirdiği yük işletmeleri zor durumda bırakmakta olup, yüzde 99’u da bu yükümlülüğü uygulamadığı için ciddi para cezası çıkacaktır.

1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca tüm iş yerlerinin çalışanlarının işe başlama ve ayrılışlarını emniyet veya jandarmaya bildirme yükümlülüğü 12 Eylül öncesi dönemde terör eylemlerini önlemek üzere çıkartılmış bir yasadır. İstisnasız her iş yerini zor durumda bırakacak bu yükümlülüğün kaldırılması gerekmektedir. Zira zaten çalışanların bu bildirimleri SGK’ya yapılmaktadır.

Zaten SGK’ya bir gün önceden çalışmaya başladığı bildirilen bu kişiler için ikinci ve ilave bir yük getirilmesinin anlamı ve gereği yoktur.

Gerçekten de günümüz şartlarında yararı ve gereği kalmayan, işletmeler üzerinde adeta kambur olarak duran 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kaldırılmalıdır. Kolluk kuvvetleri SGK sistemi üzerinden takipte bulunmalıdır. Gerekli bilgilerin Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sisteminden alınması sağlanmalıdır.

Özellikle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun hepimizi etkileyen bu mağduriyeti çözeceklerini ve yüzbinlerce iş yerine milyarlarca liralık ceza yazdıracak bu anlamsız uygulamayı kaldıracağını umuyorum.