Yazarlar

Selahattin DÖNMEZ

Selahattin DÖNMEZ

sdonmez@sdonmez.com

Şişmanlıkta ‘leptin’ bilmecesi

Beyne besin depoları hakkında bilgi ileten leptin hormonu azaldığında, kişi kilo almaya başlıyor.  Son araştırmalara göre bu hormonun dışarıdan alınması da zayıflamaya yardımcı olmuyor. 

Şişmanlık vücuda besinler yoluyla alınan kalorinin vücudun harcamasından fazla olmasıyla gelişen bir sağlık sorunu. Bu dengenin bozulmasında yeme davranışı bozukluğu ile kontrolsüz yeme ve aktivite yapmama etkili. Ancak yemek yeme dürtüsündeki anormalliğin hangi mekanizmalar ile kontrol edildiğini bilememek zayıflamada doğru mekanizmanın arayışını da gündeme getiriyor. Çok yakın tarihe baktığımızda şişmanlamaya neden olan yemek yemeden sorumlu birçok hormon bilinirken, 1994 yılında enteresan bir şekilde leptin denilen bir proteinden de bahsedilmeye başlanmıştır. Çünkü aşırı kilolu kişilerin her 100 kişisinden 5 veya 10’unda kandaki leptin seviyelerinde düşüklük olduğu saptanmıştır. Leptin, 167 amino asitli bir protein molekülü. Yağ dokusunda sentezlenip kana salınan bir madde. Leptin’in görevi beyne besin depoları hakkındaki bilgiyi iletmek. Beynin yeme içme merkezindeki reseptörleri etkileyen leptinin besin alımını azaltan bir etki yaratarak daha az yemekle doymayı kolaylaştırmak gibi bir vazifesi var.  Vücutta leptin geni değişikliği ve kanda leptin düzeyinin düşük olması durumunda şişmanlık görülüyor.

Hormon ve ilaç tedavisi etkili değil

Leptin düzeyi düşük kişilere verilen leptin öğesinin zamanla kilo kaybındaki değişikliklerin az olduğu kaydedildi. Araştırmacılar bu bulguyu şöyle yorumladı: Şişmanlığa neden olan mekanizma, vücudun dışarıdan verilen leptin öğesine karşı direnç gösteriyordu. Günümüzde hiçbir hormon tedavisi şişmanlığın başarılı bir şekilde düzelmesini sağlayamadığı gibi hiçbir ilaç tedavisi de sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite ile beraber yürütülen tedavilere kıyasla bir başarı gösterememiştir.  Saygın bilim kuruluşları sağlıklı kilo vermenin en güvenli yolunu çeşitli, dengeli ve kişiye uygun planlanan beslenme önerileri, düzenli fiziksel aktivite ve uygun ilacın hasta üzerine yarar ve zarar etkileri tartışılarak diyet tedavisinin yanında kullanılabileceğinin altını çiziyor.