Hasan Hüseyin ÖZ
Hasan Hüseyin ÖZ
hasan.oz@star.com.tr
Tüm Yazıları

Siyonist kapan

Bu ifade ilk kullanıldığında burun kıvıran çok oldu.

Şimdi uzmanlar(!) "kapanı" deyim yerindeyse analizlerinin merkezine yerleştirdiler.

Olduktan sonra konuşma, tam olarak budur.

Ortalık yangın yeri...

Siyonist katil, yanına kapana sıkıştırdığı ABD'yi alıp okulları, hastaneleri bombaladı.

Tahran'da su ve petrol depolarını havaya uçurdu.

Gökyüzü karardı. Şehirlerin üzerine ölüm yağdı.

Hepiniz gördünüz... bir okulu iki defa bombaladılar.

Çocukların bulunduğu bir ilkokulu vurdular.

Kırk dakika sonra tekrar bombaladılar.

Enkazdan canlı çıkan kalmasın diye yaptılar bunu.

Bunun adı savaş değildir.

Yüzlerce çocuğu öldürdüler.

Ve bütün bunlar gizlenmedi.

Bu, insanı yok etmeye programlanmış bir zihniyetin çıplak katliamıdır.

Pentagon kürsüsüne çıkan ABD Savaş Bakanı kameraların önünde açıkça konuştu:

"Bu adil bir dövüş değil. Onları yere düşmüşken yumrukluyoruz."

Savaş hukuku mu? Hadi canım oradan!

Sivil hedefleri vurduklarını inkâr etmiyorlar.

Hatta bununla övünüyorlar.

Çünkü karşımızda psikopat bir katil sürüsü var.

Okul bombalayan, hastane yıkan, çocuk öldürmeyi askeri başarı diye anlatan bir güç aklı...

Bu kolektif bir psikopatidir.

Karşılarında insan yok... yok edilmesi gereken nesneler var!

Hep aynısını yaptılar zaten...

Önce hedef aldığın toplumu "insan" kategorilerinden çıkardılar.

Onları terörist, barbar, haşere, tehdit olarak kodladılar.

Propaganda makinesiyle bunu sıradanlaştırdılar.

Sonra milyonlara varan katliamlar.

Bir de bu katliamlara inanç kılıfı geçiriliyor ki...

Epsteinci Trump'ın ofisinden yayılan o evanjelik ayin;

Siyonist ideologların dilinden dökülen o sapkın teolojik söylemler.

Bütün bu katliamların arkasında yalnızca askeri bir plan yok yani.

Gerçeklikle bağını koparmış, kendini ilahi bir misyonun taşıyıcısı sanan şizofrenik bir inanç var.

Bir taraf kıyamet fantezileriyle siyaset yapıyor.

Diğer taraf kendini "seçilmiş" sayarak insanlığı değersiz görüyor.

Bu iki sapkın akıl birleştiğinde ortaya çıkan şey işte budur.

Gazze'de yaptılar.

Şehirleri yaktılar, çocukları öldürdüler, hastaneleri yerle bir ettiler.

Şimdi aynısını İran'da yapıyorlar.

İsrailli yetkililer planlarını saklamıyorlar.

İran'ın lider kadrolarını öldürmeyi hedef aldılar. Hamaney dahil birçok İranlı yöneticiyi öldürdüler.

İç savaş çıkarsa memnun olacaklarını açık açık söylediler.

Bir ülkenin parçalanması, bir toplumun dağılması onlar için hiçbir anlam taşımıyor.

Çünkü bu akıl devletlerle savaşmıyor.

Bu akıl insanın kendisine savaş açmış durumda.

Tek hedefleri kaos, fesat.

Ortadoğu'nun üzerine çöken karanlık budur.

Sapkın bir teoloji...

Psikopat bir güç aklı...

Ve insanı yok etmeyi strateji sayan bir ideoloji.

Bu yüzden yaşananlara yalnızca savaş demek bile gerçeği hafifletir.

Bu, insanlığın karşı karşıya kaldığı en kirli, en karanlık saldırılardan biridir.

Ve o kapanın dişlileri artık yalnızca bir ülkeyi değil, bütün dünyayı sıkıştırıyor.

Konunun özü şu aslında...

Bu kirli kâbusu asırlardır yaşıyor insanlar.

Temelinde böylesi kirli bir inancın olduğu teoriler üzerine analiz yapan uzmanlara takılıp kalmayın.

Kapanın kırılması için bu teorilerden özgürleşmek gerekiyor.

"Fesat ehli" Pavlus'a kadar gidin... Haham rejimine karşı hakikati söyleyen Hz. İsa'ya inen kelamı nasıl bozduğuna bakın.

Yine onun oluşturduğu kilise diyarının tarihine bakın.

Bugün hukuk denilen şeyin ne menem şey olduğunu anlarsınız.

Yani demem o ki, eski hikâyenin yeni bir versiyonunu yaşıyoruz.