Siz FETÖ'cü müsünüz?

Bir televizyon kanalı. Sunucu karşısına aldığı o takiyeci siyasetçiye soruyor:

“Siz FETÖcü müsünüz?”

Siz olsanız ne cevap verirsiniz? Süzme FETÖ’cü olsanız veya kripto FETÖ’cü olsanız ne dersiniz?

“Evet, ben FETÖ’cüyüm!” der misiniz mesela?

En değme FETÖ’cünün, darbenin başını çeken FETÖ’cü alçakların bile mahkemelerde FETÖ’cü olmadıklarını nasıl söylediklerine tanık olmadık mı?

Herif televizyonda kalkıp “Ben FETÖ’cüyüm!” diyecek öyle mi?

“Değilim, bu bana iftira!” dediğinde de inanacağız öyle mi?

Kim inanır bilmem, ama ben inanacak kadar aptal değilim.

FETÖ’cülerin nasıl takiyeci olduklarını bilen bilir.

Televizyonda meydanı boş bulunca yağıp gürleyen o şahıs benim nazarımda FETÖ’nün amaçlarına hizmet eden ve siyasi hayatının her aşamasında FETÖ’cülere yardım ve yataklık eden biri olarak siyasi mevta hükmündedir.

FETÖ’nün siyasi emellerine nasıl hizmet ettiğine benim gibi binler tanıktır.

FETÖ hamiliğini bilmeyen yoktur.

İkide bir kalkıp “Cumhurbaşkanı da aldatıldı. Ben de aldatılmışsam kabahat benim değil!” lafının arkasına sığınıp kendini olduğundan farklı gösterme yoluna gitmesi nasıl kurnaz bir takiyeci olduğunu gösteriyor.

Aklınca Cumhurbaşkanımızın o lafı üzerinden hem kendini aklamaya çalışıyor hem de “hadi Cumhurbaşkanını da eleştirsenize!” demeye getiriyor.

Gözlerimizin içine bakıp şu yalanı söylemekte bir beis görmüyor:

“Biz bu faaliyetleri sezseydik kafalarını ezerdik. Ama 15 Temmuz’da bir faciayı yaşadık. Bu facianın yaşanabilir olduğunu kimse söylemedi.”

Yalanın batsın senin.

-MİT kanunu görüşülürken söylenmedi mi Dershaneler sürecinde söylenmedi mi? Çocuklarınızı okullarından alın, paralarınızı bankadan çekin, sendikalarından istifa edin denmedi mi? MGK o yapıyı terör örgütü olarak ilan etmedi mi?

“Ne paralel yapısı ne terör örgütü!” diyen sen ve senin gibiler değil miydi o süreçte?

“15 Temmuz’da bu yapının bir terör örgütü olduğunu fark ettim. Meğer ne aptalmışım!” diyen sen, şimdi kalkıp o süreçlerde kimse bize söylemedi diyorsun, pes yani!

***

Cumhurbaşkanımız 17/25 Aralık sürecinden itibaren o kirli yapının FETÖ olduğunu anlayıp kökünü kazımaya koyulduğunda sen kendini kimin yanında ve kimin karşısında konumlandırdın?

Asıl çıkıp bu sorunun cevabını vereceksin sen.

FETÖ’cülerin kökünün kazınmak istendiği o süreçte sen “mağduriyet edebiyatı”nın arkasına sığınıp Reis’e aba altından sopa gösterdin mi göstermedin mi?

“Cübbemi giydirmeyin!” bana dedin mi demedin mi?

FETÖ’cülerin “Erdoğansız Ak Parti!” oyun planında baş siyasi aktör olarak bulundun mu bulunmadın mı?

O süreçte Abdullah Gül, Babacan ve Başbakanlığı döneminde Davutoğlu ile beraber Reis’i nasıl Ak Parti’nin başından uzaklaştırmak için tezgah kurduğunuzu anlatmama gerek yok sanırım.

FETÖ ile mücadele sürecinde parti ve kabinede Reis’e nasıl ayak dirediğinizi hepimiz çok iyi biliyoruz.

Gezi sürecinde Reis’e A. Gül ile birlikte nasıl arkadan hançerlediğinizi hepimiz gözlerimizle gördük.

“Yüce Divan” oylamasında FETÖ’nün istediği doğrultuda oy kullanmadın mı?

Referandum sürecinde “Hayır!” demedin mi?

FETÖ siyaseten ne istediyse onu yaptın.

Keşke moderatör çanak soru soracağına asıl bunları sorsaydı da o vakit gerçek yüzünü herkes görme imkanına kavuşurdu.

***

Babacan’a yaptığın güzellemelere burada girmeyeceğim. Aynısınız çünkü.

“KHK mağdurları” üzerinden ne yapmaya çalıştığınıza da artık değinmeyeceğim. Malumun ilanı olur çünkü.

FETÖ’nün hedefindeki eski bir Ak Partili vekile her seferinde niye saldırdığın da biliniyor.

Kim FETÖ’cülerin düşmanıysa sen de onun düşmanısın. Kim FETÖ’nün dostuysa onun dostusun.

Ankara’nın eski AK Partili Belediye Başkanı için “O benim sakalımı kesti, ben onun kolunu kestim. Kesilen sakal daha gür çıktı, kesilen kol yerine gelmedi!” yollu düzeysiz ve kindar açıklamalar yapman kofluğunun bir göstergesidir.

Aynı kinini Reis’e ihanet edenlere neden göstermezsin? Babacangiller familyasından laf açıldı mı yere göğe sığdırmazsın. O vakit ne duruyorsun, gitsene yanlarına!

“Fikirlerimle yenişemeyenler bana saldırıyorlar!” tarzında nahoş laflar edip meydan okuyorsun bize.

Pekala, madem ki hodri meydan diyorsun, teklifinden kaçan namert olsun.

Katıldığın o televizyon programında yüz yüze gelip şöyle eni-konu tartışmaya yüreğin yetiyorsa var mısın?

Fikrin ve siyasetin neymiş herkes görsün.

***

Hesap vereceğine bir de kalkıp hesap soruyorsun bu davanın sadıklarından.

Suçlu olduğun halde güçlü görünerek üste çıkmaya çalışıyorsun.

Sahiden çok olmaya başladın. Canımızı fena halde sıkıyorsun. Yeter artık!

O ki meydan okuyorsun, hodri meydan diyorum.

Bu işi herkesin gözü önünde konuşalım-tartışalım da bu defter kapansın.

Sözünün eriysen bekliyorum.