Yazarlar

Ahmet KEKEÇ

Ahmet KEKEÇ

akekec@stargazete.com

Sizinle ilgisi yok... Kiminle ilgisi var?

Malum operasyon, bazı gazete ve televizyonları ölçüsüz bir heyecana sevk etti... Haftalarca “asrın yolsuzluk operasyonu” manşetleri attılar, ekranlarda döndürdüler...

Peşi sıra krokiler, güvenlik

kamerasından alınmış görüntüler, para sayma makinaları, boş ayakkabı kutuları ve elbette akıllara seza yorumlar...

Habercilik reflekslerini zorlayan, hayli zorlayan aşırı bir merak hali...

Bu aşırı merak hali, ilginçtir, “Bir yolsuzluk soruşturması böyle mi yürütülür? Birbiriyle ilgisi olmayan iddialar, etki uyandırsın diye aynı torbaya mı atılır?” sorusunu doğurmadı.

Bazı savcıların, “Emri Başbakan’dan aldık deyin, an itibariyle serbestsiniz” şeklindeki tuhaf teklifleri bile aşırı meraklı gazetecilerimizde küçük bir merak uyandırmadı.

Bir Belediye Başkanı otel için ruhsat vermiş... Bu işlem yasa dışıymış...

Ortada bir ruhsat yok...

Bir otel yok...

Herhangi bir inşaat girişimi yok...

Üstelik, otel kondurulduğu öne sürülen arsa bomboş duruyor...

Bu “bomboş arsa” görüntüsü bile, “Fazla mı ileri gittik acaba? Polisin elimize tutuşturduğu bilgileri manşete çekmekle ayıp mı ettik? Hakkında mahkeme kararı bulunmayan insanları suçlu göstererek gazeteciliğin en temel ilkesini mi çiğnedik?” sorularını sordurmadı.

Haftalarca bağırdılar: “Hırsızlar, yandaşlar, arsızlar...”

Belli medya kuruluşlarını da, “hırsızların erketesi” olmakla

suçladılar.

Hâlâ bağırıyorlar...

Mesele mihver değiştirince, yani “yolsuzluk soruşturması” adı altında basbayağı “siyasi bir operasyon” yürütüldüğü ortaya çıkınca, bu kez ağız değiştirip, “Bunun bizimle, camiamızla ilgisi yok” demeye başladılar.

Bunun camianızla ilgisi yoksa, niçin yürütülen siyasi operasyona cansiperane destek verdiniz? Niçin bütün birimlerinizle “psikolojik savaş neferi” kesildiniz?

Bunun sizinle ve camianızla ilgisi yoksa, niçin örgüt şemaları çizip bu ülkenin seçimle gelmiş başbakanını “çete reisi” diye takdim eden polis şeflerine en ufak bir itirazda bulunmadınız?

Bunun sizinle ve camianızla ilgisi yoksa, niçin “Bu kadarı da fazla... Türkiye’nin prestij projelerine imza atacak işadamlarını ve hayırsever vatandaşları gözaltına almak da ne oluyor?” diye sormadınız?

Bunun sizinle ve camianızla ilgisi yoksa, niçin kanun takmayan savcıları, korsan bildiri yayınlayan yargı kurumlarını, “Başbakan’ın bileğine kelepçe takacağım” diye gevezelik eden şube müdürlerini, “Bu gazetenin öncelikli görevi Erdoğan’ı Yüce Divan’a göndermektir” diyen genel yayın yönetmenlerini sorun yapmadınız ve bu “unsurlara” kol kanat germeyi sürdürdünüz?

Sizinle ilgisi yok ama Suriye’ye yardım götüren TIR’larda silah ve mühimmat bulunduğu bilgisini ilk siz paylaşıyorsunuz...

Sizinle ilgisi yok ama “Başbakan’ın El-Kaide’ye yönelik girişimi engellediği” yalanını, ilk sizin yayın organlarınız dile getiriyor ve dünyaya duyuruyor.

Dahası...

İHH ile El-Kaide’yi aynı fotoğraf karesine yerleştirmek, ilk sizler tarafından aklediliyor.

Başbakan’ın “diktatör”, “despot”, “Yezit”, “Firavun”,“Boşbakan”,“Baş canavar” olduğunu bir tek sizler bağırıp duruyorsunuz.

Başbakan’ı aynı anda hem İrancı, hem El-Kaide’ci ilan etmek, bir tek size mahsus bir hoşluk...

Bu elbette yolsuzlukla mücadeleyi hedeflemiş bir operasyon değil...

Bu aynı zamanda bir “algı operasyonu” ve hedefinde Başbakan

Erdoğan var...

Hiç kusura bakmayın, bu “çalışmalar”, siz açıkça tavır koymadığınız ve “darbe girişimine” karşı parlamentonun (siyaset kurumunun) masuniyetini savunmadığınız sürece, size ve camianıza yazacaktır.