Coşkun BAŞBUĞ
Coşkun BAŞBUĞ
coskun.basbug@star.com.tr
Tüm Yazıları

Son şans

Dünya diken üstünde....

İran ve İsrail arasında başlayan savaş önce bölgesel ardından da bir dünya savaşına dönüşür mü?

Herkes merakla bu sorunun cevabını bekliyor.

Peki bu kara senaryo işler mi?

İşler...

Hem de hiç ummadığınız kadar süratli ve kolay...

TEHLİKE BÜYÜK...

İş hafife almaya gelmez çünkü gerçekten insanlık tarihindeki en ciddi tehditle karşı karşıya.

Önü alınmadığı takdirde her yeri yakacak bir ateşten söz ediyorum.

Bu büyük tehlikeye tedbir alınmazsa yukarıdaki sıralı sürecin yaşanması kaçınılmaz.

İsrail denilen terör örgütü İTÖ'nün çabası tam da buna.

İTÖ; bir bölgesel savaş çıkararak bu savaşta bölge ülkelerini etnik ve mezhebi çatışmalarla birbirine kırdırmak istiyor.

PEKİ NASIL...

Arap'ın Kürdü, Kürdün Farsi'yi, Türk'ün Arap'ı kırdığı, mezheplerin birbirini yediği bir savaş İsrail'in hayali.

Peki, İsrail etnik ve mezhep temelli çatışma çıkarmayı, insanları birbirine düşman ederek kan dökmeyi başarabilecek mi?

Bu sorunun cevabı Türkiye olmasa kesinlikle evet idi.

Ama Allah'tan Türkiye ve Erdoğan var.

İYİ Kİ VARSIN...

Malum birileri tarafından bölgede gerilim kasıtlı ve bilinçli olarak tırmandırıldı.

Kurulu tuzağı gören Ankara günlerdir yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü.

Türkiye ülke ülkeye markaj yaparak, liderler düzeyinde kesintisiz diplomasi sürdürerek süreci bizzat yönetti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan hem sahada hem telefon diplomasisinde ciddi bir mesai yaptı ve gelişmelerle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı an be an bilgilendirdi.

Bu çerçevede Fidan, son 10 günde 150'nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Tüm dünyanın nefeslerini tuttuğu ateşkesin ilan edildiği o gece Ankara–Washington–Tahran–İslamabad–Doha hattında saat 02.00'ye kadar kesintisiz temas yürütüldü.

Erdoğan orkestra şefi gibi süreci yöneltti ve süreç onun talimatları doğrultusunda ilerledi.

Sonunda Türkiye'nin gayretleri meyvesini verdi ve geçici ateşkes ilan edildi.

PAKİSTAN SON UMUT...

Bugün Pakistan'da çok kritik bir masa kurulacak.

Malum Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan oluşma bir dörtlü komite teşkil etti.

İslam dünyasının kare asından oluşma bu teşkili bir araya getirmek müthiş bir diplomatik çıkıştı.

Mimarının Türkiye olduğu bu komite aynı zamanda dünyaya da bir mesajdı.

Bu masada ana hatlarını yine Türkiye'nin çizdiği bir taslak anlaşma metni görüşülecek.

Metne baktığınızda hepsi üzerinde uzlaşılacak maddeler.

Yeter ki derdiniz üzüm yemek olsun ya da bir başka deyişle iyi niyetli olun.

ŞEYTAN DEVREDE...

Tabi bu süreç olması gereken bir süreçti ve köprüden önceki son çıkıştı.

Bu sürecin en korkulan yönü İsrail ve onunla iş birliği içinde olan İran'ın paralel yapısının masaya yapacağı sabotaj girişimleriydi.

Trump bu riske karşı akıllı bir taktik uyguladı ve sürekli savaş naraları atarak son ana kadar masayı İsrail'den sakladı.

Çünkü sürecin nasıl sabote edileceğini, başına nelerin geleceğini biliyordu.

Sabotaj ekibi yanıltmadı ve masa, ateşkes kararı açıklanır açıklanmaz karşılıklı danışıklı dövüş saldırıları başladı.

Bu saldırılar karşısında ateşkes kararını alanlar havlu atmayınca aşağılık İsrail Terör Örgütü İTÖ el yükseltti ve Lübnan'a tarihinin en ağır saldırısını gerçekleştirdi.

Sonuç 250'den fazla ölü ve yüzlerce yaralı.

İNADINA PAKİSTAN...

Yazıyı kaleme aldığım saatlerde henüz masa kurulmadı.

Yaşananları öngören biri olarak sabotaj başladıktan sonra katıldığım her yayında sürekli olarak şunu söyledim;

"Oyunu bozmanın tek yolu her şeye rağmen masaya oturmaktır. Bu saldırılar olsa da taraflar asla pes etmemeli, inadına masaya oturarak oradan bir anlaşma çıkarmalı. Çünkü İsrail'i ve kurduğu tuzağı dağıtmanın tek yolu bu."

Nazar değmesin şu ana kadar süreç aynen de böyle devam ediyor.

Ulusalcı İranlılar ile Ulusalcı Amerikalılar onca sabotaja rağmen görüşmelerden çekiliyoruz demediler ve çok akıllı bir iş yaptılar.

Umut ediyorum sonunu getirirler zira Pakistan son şans.