Yazarlar

Resul TOSUN

Resul TOSUN

rtosun@stargazete.com

Tecavüzcüler mi evliler mi?

Resul TOSUN tüm yazıları

CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu temsil ettiği toplumun sorunlarından biri olanküçük yaşta evlilik meselesine el atmış.

Bundan bir yıl önce küçük yaşta evlenenlerin mağduriyetini gidermek için adalet bakanıyla da konuyu görüşmüş.Bakan da olumlu yaklaşmış.

Purçu’nun bu çalışmasını Haber Ekspres gazetesi 30 Aralık 2015 tarihinde haber yapmış.

***

17 yaşından daha küçüklerle evlenenlerin durumu bir şekilde hukuka intikal edince otomatik olarak kamu davası açılıyor ve hapis cezası ile cezalandırılıyor.

Cinsel istismaraengel olabilmek için cezası AK Parti döneminde 18 yıla kadar hapis şeklinde artırıldığını da kaydedelim.

Meselenin püf noktası çocuk yaşta evliliklere verilen ceza ‘cinsel istismar suçu’ kapsamında olduğu için önergede de bu kanunun adı geçiyor.

***

Meclismilletin sorunlarını çözmekle mükelleftir.

Adalet Bakanlığı’nıntespitine göre herhangi bir istismar söz konusu olmadan, düğün dernek yaparak, küçük yaşta kızlarla evlendiği için ceza alan üç bin civarında mağdur var.

Çoluk çocuk sahibi ailelerin başındakierkek cezaevinde, çocuklar babasız, hem erkek hem ailesi mağdur.

***

Hafta içinde AK Parti milletvekilleri işte bu küçük yaşta evlenenlerin maruz kaldığı cezayı bir kereliğine erteleyen bir önerge verdiler.

Ceza Muhakemesi Kanunu’na(CMK) eklenen geçici maddeye göre, 16 Kasım 2016’dan önce ‘cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın’ işlenen cinsel istismar suçu kapsamında mağdurla evlenen mahkûm ve sanıkların cezaları CMK’nın 231. maddesindeki şartlara bakılmaksızın ertelenecek, cezaları infaz edilmeyecek.

***

Kıyamet koptu!

Üstelik de önergenin ilk cümlesindeki ‘‘cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın’’ kaydıyla cinsel istismarı kapsam dışında bırakmasına rağmen..

Yani bir şekilde cinsel istismar söz konusuysa bu hükümden yararlanamayacağı açıkça belirtilmişken.

***

Sebep gayet basit, fırsatçılık.

CHP epeydir kaybettiği itibarına ve siyasi gücüne güç katacağını vehmederek saldırıya geçiyor.

Konunun detayını bilmeyen ama cinsel istismar gibi toplumun hassas olduğu bir meselede duyarsız olmadığını göstermek isteyen kimileri de hemen aleyhte beyanat vererek güya çocuk istismarına karşı çıkıyorlar.

Önerge eksikolabilir, zamanlaması tartışılabilir, bu hususta AK Parti de eleştirilebilir ama AK Parti’yi cinsel istismar savunucusu gibi göstermek siyasi etikle asla bağdaşmaz.

Zaten başbakan muhalefetle görüşme talimatı vererek erdemini göstermiştir!

***

Siyasi etikle asla bağdaşmaz. Çünkü 2004 yılında yasalaşan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na el kaldıranlar arasında olduğum için yakînen biliyorum.

Ceza kanununun kimi maddelerine yapılan itirazları dikkate almış ve toplumun hassasiyetlerine önem verme bağlamında grup olarak çabalarımız olmuş ve müspet netice almıştık.

Cinsel istismarada en ağır ceza o dönemde yasalaşmıştı!

Öyle ki, 103. madde ile cinsel istismara verilen ceza Anayasa Mahkemesi tarafından ağır bulunarak iptal edilmişti.

Daha sonra kademelendirilerek yenilendi!

***

Demem o ki AK Parti’yi cinsel istismarla anmak isteyenler önce bunu bilmeliler.

Cinsel istismara en büyük tepkiyi veren partinin AK Parti olduğunu bilmeliler.

Verilen önergeninde istismarı koruma değil toplumun acı bir gerçeğinin intaç ettiği sorunu çözmeyi amaçladığını bilmeliler.

Şunu da bilmeliler ki, bu önergeye karşı çıkanlar cinsel istismara karşı çıkmıyorlar, aksine mağdur üç bin ailenin sorununun çözülmesine karşı çıkıyorlar!

Öyle değil mi Sayın Özcan Purçu?