Türkiye başardı: YPG ve FETÖ artık NATO belgesinde

MADRİD- Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin terörle mücadelesi içerde ve dışarda başarıyla devam ediyor.

Kendi tezlerini, hassasiyetlerini, önceliklerini her zaman sarih biçimde ifade eden, ısrar eden, gerektiğinde sınır ötesinde sahaya inen ve kendi göbeğini kendi kesen Türkiye, NATO'yu da bu noktaya çekmeyi başardı.

2030 stratejik perspektifini gözden geçirmek için Madrid'de toplanan NATO'ya terör örgütleri konusunda önemli bir istikamet verdi Türkiye.

İki ülkenin üyelikleri gündeme geldiğinden beri tek bir şey söyledi:

"Ben toprak bütünlüğümü ve vatandaşlarımın can güvenliğini korumak için terör örgütleriyle 40 yılı aşkın süredir mücadele ediyorum, şehitler veriyorum, ama siz benim mücadele ettiğim PKK-YPG'ye silah veriyorsunuz, ekonomik, diplomatik, lojistik destek veriyorsunuz, FETÖ'ye kucak açıyorsunuz. Bunu yapmayı kesmediğiniz müddetçe üyeliğinize onay vermem".

ISRAR ETTİK, NETİCE ALDIK

Görüşünde ısrar etti Türkiye.

Öyle ki bir noktadan sonra kendisinin söylemesine bile gerek kalmadı.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg defalarca, konu her gündeme geldiğinde "Türkiye'nin kaygılarının haklı, vetosunun meşru" olduğunu tüm dünyaya ilan etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Madrid'e hareket etmeden önce Esenboğa Havalimanında yaptığı basın toplantısında söylediklerini hatırlayın:

"...Biz dörtlü görüşmeyi Stoltenberg'in riyasetinde tekrar yapacağız. Burada Finlandiya Cumhurbaşkanı öbür taraftan İsveç Başbakanı birlikte bu dörtlü görüşmeyi yapıp hangi noktaya geldiklerini göreceğiz. Biz tabii kuru laf istemiyoruz, biz netice istiyoruz".

Dedi ve neticeyi imzalattı.

YPG SON ŞARTTI, KABUL ETTİLER

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da zirve önce yaptığı temaslardan sonra İsveç ve Finlandiya'nın Türkiye'nin taleplerini kabul ettiğini, son bir konu kaldığını, onu kabul etmelerinin beklendiğini söylemişti.

O nokta YPG idi.

İsveç ve Finlandiya PKK gibi YPG'yi de terör örgütü olarak tasdik edince metin imzalandı.

FETÖ, PKK, PYD, YPG ve eteklerindekiler toplu halde ilk kez bir NATO belgesinde "terör örgütü" tanımıyla geçti.

Bunların arkasındaki sahiplerin Türkiye iç siyasetini istedikleri kıvama getirmek için malum yapılara, masalara, medyaya yaptığı yatırım çöpe gitti.

KILIÇDAROĞLU TERÖRLE MÜCADELEYİ GEVŞETECEĞİM DİYORDU, ERDOĞAN İSVEÇ VE FİNLANDİYA'YI DA SIKIYA ALDI

Kılıçdaroğlu'nun büyükelçilerini toplayıp "size söz, seçilir seçilmez terörle mücadele yasasını gevşeteceğiz" dediği Batılı devletlere Erdoğan "senin mücadele ettiğin terör örgütlerinin hepsiyle ben de mücadele edeceğim" diye mutabakat metni imzalattı!

Erdoğan'ın dirayetli, şahsiyetli duruşu sayesinde kazanan Türkiye oldu.

Türkiye'nin terörle mücadeledeki hedefi imzacı ülkelerin de hedefi artık.

Türkiye'nin önceliklerine, hassasiyetlerine önem vermeyen, evlatlarımızı katleden terör örgütlerine kucak açan, silah veren, kendi ülkelerinde değerlerimize saldırı olduğunda "ifade özgürlüğü canım" diye geçiştiren ülkelerin diz çöktüğü yerdir o metin.

Türkiye üyeliklerini veto ettiği ve ısrar ettiği için İsveç ve Finlandiya Türkiye'nin güvenlik önceliklerini idrak edebildi ve duruma intibak etti.

YENİ BİR HUKUKİ ZEMİN KAZANDIK

Artık PKK-YPG ve FETÖ İsveç'te ve Finlandiya'da karargah kuramayacak.

Bu ülkeye sığınmış teröristler yargılanmak üzere Türkiye'ye iade edilecek.

İade edilmiyorsa MİT hepsini paketleyip THY kargoyla vatan toprağına bırakacak.

Ayrıca can damarları da kesilecek terör örgütlerinin. PKK ve uzantılarıyla paravan örgütleri İsveç ve Finlandiya'da para toplayamayacak, eleman devşiremeyecek. Türkiye'ye yönelik terör propagandası yapamayacak.

Bu başlıklarda her iki ülkenin ne yaptığı ne yapmadığını Güvenlik, Adalet, İstihbarat kurumlarının katıldığı Daimi Ortak Mekanizması denetleyecek.

Yeni bir hukuki zemin kazandı Türkiye. Bunun getirilerini ileride daha net görürüz.

PKK'ya yönelik yeni operasyonun eli kulağında zaten.