Türkiye İP'e şükran borçludur!

Proje tutmadı. Altılı maşanın ikinci büyük ortağı İP, masadan ayrıldı. Hem öyle bir ayrıldı ki masanın bir maşa olduğunu çok ağır suçlamalarla ilan etti.

Düne kadar altı benzemez her ağızlarını açtıkça ne kadar uyumlu olduklarını, ne kadar hoşgörülü olduklarını, ne kadar demokrasi havarisi kesildiklerini ve ne kadar ortak akıl ile hareket ettiklerini söyleyip durdular.

12. toplantıya kadar güçlendirilmiş parlamenter sistem, anayasa değişikliği ve mutabakat metni çalışmaları yaptılar ve dışarıya uyum fotoğrafı verdiler.

Ama İP Genel Başkanı'nın Cuma günü yaptığı zehir zemberek açıklama ile birlik görüntüsünün altında ne kadar dağınık bir koalisyon olduğu ortaya çıktı.

Anlaşamamak normaldir. Masadan ayrılmak da normaldir.

Ama bir buçuk sene can ciğer kuzu sarması görüntüsü verip, birden kavgada bile söylenmeyecek laflar edilirse işte o zaman, o lafları söyleyenlerin gerçek yüzü ortaya çıkmış olur.

Bu itibarla masanın ne denli bir maşa olduğunu ve devlet yönetemeyeceğini ve de savundukları parlamenter sistemin akıbetini, muhalif seçmene göstermesi açısından Türkiye İP Genel Başkanına şükran borçludur.

Daha aday konusunda böyle kriz çıkaran benzemezlerin -faraza- iktidar olsalar önemli sorunlarda benzer krizler yaşanacağını İP Genel Başkanı çok anlaşılır biçimde göstermiş oldu!

Biz bu masanın şahsi hırsların öne çıktığı masa olduğunu söylediğimizde hep önümüze ortak akıl, millet iradesi laflarını koyuyorlardı.

Ne dedi İP Genel Başkanı?

"Şahsi hırslar Türkiye'ye tercih edilmiştir! Kişisel ajandalar uğruna, mübah sayılan kuyruklu yalanlar, milletin kazandığı en büyük hakikate tercih edilmiştir!"

Bunlar 2018'den beri millet ittifakının ikinci büyük ortağının evvelki gün sarf ettiği sözler.

Diğer liderlerle çok iyi anlaştıklarını, ortak aklı egemen kıldıklarını söylerken, birden bire "Yenilgi yenilgi büyüyen küçük evlatlar, 85 milyonun kazandığı kutlu zafere tercih edilmiştir!" diyerek diğer dört küçük partiyi aslında ne kadar küçümsediğini de haykırmıştır.

Kibir!

Hem öyle kibir ki, milleti sadece kendisinin temsil ettiğini ve sadece kendisinin isabetli karar aldığını, diğerlerinin katıksız bir maşa olduğunu söylüyor.

Diyor ki, "Altılı masa millet iradesini kararlarına yansıtma kabiliyetini kaybetmiştir!"

Yani ben yoksam millet iradesi yoktur mantığı.

Bu millete yabancı siyasetçiler kendi düşüncelerini hep 'millet böyle istiyor' diye dayatmıştır.

İP Genel Başkanı kendi kararını milletin iradesi olarak dayatıp kabul edilmeyince 'bana aday dayatıldı' diyerek itiraz ediyor!

Kendisi milli iradeyi öteki ortaklar dayatmayı temsil ediyormuş!

Kendi fikri kabul edilmediği için masa da onun gözünde maşa olmuş!

Ne diyor?

"Bu masa potansiyel adayların tartışılabildiği bir ortak akıl platformu olmaktan çıkmıştır!" Yani 'Ben yoksam ortak akıl da yoktur' mantığı.

Masayı kumar masasına ve noter masasına benzeterek de siyasi nezaketi dibe vurdurmuştur!

Kısa bir video kaydıyla cevap veren CHP Genel Başkanı ise, masanın aslında bir sofra olduğunu o sofrada siyasi oyunların ve nezaketsizliğin olmaması gerektiğini söylüyor.

Bugüne kadar nezaketsizliğin kitabını yazan ve nezaketsizliği yargı tarafından tescil edilerek milyonlarca lira tazminat ödeyen kendisi değilmiş gibi muhatabından nezaket bekliyor.

CHP Genel başkanı masada siyasi oyun oynandığını ima ediyor!

Al birini vur ötekine.

Masa dağılır mı?

Küçük ortaklar sağlıklı düşünür ve CHP gölgesinden çıkarlarsa dağılır. Ama İP Genel Başkanının söylediği gibi 'şahsi hırslar kişisel ajandalar' tercih edilirse masa dağılmaz.

Aksine genişleyebilir!

Her ne kadar BTP genel başkanı, 'Kimse ümitlenmesin genişlemez ben denedim!' dese de, CHP Genel Başkanı 'ülkenin tüm renklerini davet etmemiz gerekir' diyerek yeni ortaklara yeşil ışık yakmıştır! Artık HDP mi yoksa diğer sol partiler mi katılır orasını göreceğiz.

Bu saatten sonra seçimin sonucu da netleşmiştir.

Masadakiler ve ayrılanlar seçimi kazanmak için değil konumlarını muhafaza için çalışacaklardır!

Hülasa altlı masanın ikinci büyük ortağı masanın, maşa olduğunu itiraf ederek kenara çekilmiştir.

Çekilirken de 'ya tarih yazacağız ya tarih olacağız' diyerek iddialı bir çıkış yapmıştır.

İP Genel başkanı CHP genel başkanının adaylığına başından beri 'seçilecek/kazanacak aday' diyerek karşı çıkmıştı. Bu karşı çıkışın her adımı hesaplandıysa bir sonraki hamle de hesaplanıp ona göre masadan kalkıldıysa evet belki tarih yazabilirler.

Hesaplanmadıysa tarih olacakları kesindir!

AK Parti kurulurken masadan ayrılan, MHP'de istediğini alamayınca masadan kalkan siyasi akıl, tarih mi yazar tarih mi olur önümüzde günlerde göreceğiz.

Elbette ki herkesin bir planı var ama unutmayalım ki planların üstünde de bir plan var!