
ABD/İsrail bloğunun İran'a saldırılarının ortaya çıkardığı gerçekler sadece Türkiye'yi, bölge ülkelerini, Avrupa'yı, Çin'i, Rusya'yı değil bütün dünyayı etkiledi. Ülkelerin; savunma sistemleri ve yeni harp stratejileri konusunda yeni plan/proje çalışmaları yapmalarını zaruret haline getirdi.
Ülkeler arasındaki ilişkiler de güven/güvensizlik zemininde yeniden masaya yatırıldı.
Bu ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz Salı günü ROKETSAN Törenindeki açıklamalarına daha bir dikkatle bakmamız gerekiyor.
İsrail'in Demir Kubbesinin İran füzeleri ile delik deşik edilmesi, Körfez ülkelerinin ABD tarafından korunamaması, Türkiye'nin Çelik Kubbesini çok önemli hale getirdi.
Çelik Kubbe, Türkiye'nin ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE ortaklığıyla geliştirdiği, alçaktan yükseğe, kısa menzilden uzun menzile tüm hava tehditlerini (İHA, seyir füzeleri, balistik füzeler) entegre bir yapay zekâ (HAKİM) ile imha eden yerli ve milli çok katmanlı hava savunma şemsiyesidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Salı günkü törende yaptığı konuşmada, "Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni haline getirecek yatırımlarla katmanlı hava savunma sistemimizi güçlendireceğiz" dedi.
Şimdi önemli olan daha fazla ve daha hızlı üretimdir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun altını özellikle çizdi:
"Savunma sanayinde önümüzdeki dönemin ana hedefi yüksek teknolojili ürünlerini daha hızlı, daha efektif ve daha yüksek adetlerde üretmektir."
Şu anda kırılgan da olsa Pakistan'da ABD ile İran arasında ateşkes görüşmeleri yapılıyor.
İsrail'in fitnelerine, kalleşliklerine rağmen bu savaş eninde sonunda bitecektir.
Savaş bitince Türkiye bölgesinin ve küresel sistemin parlayan yıldızı haline gelecektir.
Bu inancı Erdoğan, "Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayii olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız. Biz kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz. Çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz" diyerek dile getirdi.
Dün haberlerde yer aldı. İspanya Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Carlos Cuerpo, Madrid'de yabancı basına verdiği özel demeçte, Orta Doğu'daki dengelerin yeniden şekillendiği bu süreçte Türkiye'yi stratejik bir fırsat alanı olarak işaret etti. Türkiye'yi, İspanyol şirketler için cazip bir fırsat penceresi olarak nitelendirdi. "Türkiye ile kurumsal ve hükümet düzeyinde gerçekten mükemmel bir ilişkimiz var" dedi.
Görevindeki ilk yurt dışı ziyaretlerinden birini Ankara'ya gerçekleştiren Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, NATO'nun geleceğinde Türkiye'nin anahtar rol oynayacağını belirtti. Berendsen, ittifak içinde hem Hollanda'nın hem de Türkiye'nin merkezinde yer aldığı 'güçlü bir Avrupa ayağı' kurmayı hedeflediklerini açıkladı.
İsrail'in Haaretz gazetesi, birkaç gün önce ABD/İsrail-İran Savaşı'nın ardından bölge ülkelerinin, ABD'ye olan bağımlılığını azaltma yoluna gideceğini, Türkiye'nin ise bölgesel güvenlik mimarisinde kilit bir aktör olarak öne çıkacağını yazdı.
Türkiye'nin son dönemde Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile ilişkilerini stratejik bir boyuta evirdiği vurgulanan yazıda, 19 Mart'ta Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanları arasındaki dörtlü zirvenin bu yeni arayışın en somut örneği olduğu ifade edildi.
Yazıda; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın daha önce dile getirdiği "Bölge ülkeleri kendi sorunlarını çözmezse dış güçler kendi çıkarlarını dayatır." yaklaşımının, Riyad ve diğer Körfez başkentlerinde karşılık bulduğuna işaret edildi.
Yazı, ister İsrail'in endişelerini dile getirsin, isterse ABD'yi kışkırtsın, gerçek, Türkiye'nin yıldızının parladığıdır...
Bu yazıda da ara seçim diye tutturan Özgür Özel'in, Sinop'ta füze denemelerinden balıklar rahatsız oluyor saçmalamasını hatırlatmadan geçemeyeceğim.