Nuh ALBAYRAK
Nuh ALBAYRAK
nuhalbayrak@star.com.tr
Tüm Yazıları

Vahideddin Han'ın milli mücadele seferberliği

"Vatan haini" diye iftira atılan Vahideddin Han'ın vatan ve millet sevgisinin yüksekliğine bakın ki, uğradığı bütün ihanetlere rağmen uygulamaya çalıştığı stratejinin akim bırakılması üzerine, hiç değilse Ankara'nın neticeye ulaşmasını istiyordu. Bu amaçla vatan uğruna kendi zevalini hazırlamayı göze alarak, millî mücadeleye destek için halkı teşvik etmişti.

Bu yüce Sultan, Anadolu'daki mücadeleye her şeye rağmen nasıl destek verdiğini şöyle ifade etmektedir: "Vatan-ı azizin menfaatleri için Kuva-yı Milliye'nin ileride farklı bir yöne ilerleyeceğini bilmeme rağmen yine de fedakârane bir tercihte bulundum. Sırf bu sebeple millî emellere boyun eğen kabineleri iktidara getirdim ve Kuva-yı Milliye'yi takviye edip destekledim."

İngilizler, "İstanbul'un yanında oldukları" izleniminin devam etmesi için Ankara Hareketi'ni; sürekli padişaha şikâyet ediyorlardı. Padişah da bir yandan işgal kuvvetlerini oyalayarak Anadolu'daki mücadeleyi gözden uzak tutmaya çalışırken öte yandan da, el altından milleti teşvik ederek silah, mühimmat ve subay yollamaya devam ediyordu. "Kızılay'a yardım" görüntüsü altında para toplanarak Anadolu'ya nakledilmiş, en büyük meblağı da saray vermişti. Mektepler, mescitler ulaştırma ve koordinasyon merkezleri hâline getirilmişti.

Dönemin büyük İslâm âlimlerinden Seyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri konu hakkındaki bir hatırasını şöyle anlatmıştı: "Bir Ramazan günü Beşiktaş'taki Sinan Paşa Camii'nde ikindi namazlarından sonra verdiğim vaaz bitince dışarı çıkmıştım. Resmî görünümlü bir fayton duruyordu. Üzerindeki görevli yanıma geldi. Selam verdi. 'Abdülhakîm Efendi Hazretleri zat-ı âlileriniz midir?' diye sordu. 'Evet, bendenizim' dedim. Aynen şöyle söyledi: 'El-Melikü yakreüke's-selam ve yed'ûke ile't-ta'am, (Melik size selam söylüyor ve iftara davet ediyor), buyurun' dedi ve beni Yıldız Sarayı'na götürdü. İstanbul'un meşhur hocaları hep oradaydı. Biraz sonra sofraya oturduk. Saray âdeti veçhiyle padişah sofrada yoktu. Yemekten sonra salona gelen 'sermüsâhib' dedi ki, 'Efendim, padişahımız efendimiz hazretlerinin hepinizden bir ricası var. 'Yunanlılar İzmir'e çıktı. Vaazlarında millete anlatsınlar, verdiğimiz mücadelede düşmanlarımıza galip gelmemiz için dua ve yardım etsinler' diye rica ediyor' dedi."

Bu arada farklı İslâm ülkelerinde yaşayan Müslümanlar da halifeye olan bağlılıkları sebebiyle Anadolu'daki mücadele için aralarında yardım toplayıp gönderiyorlardı. Ancak padişahın desteklediği bu hareketin; içerideki ve dışarıdaki Müslümanlar sayesinde elde ettiği zafer, saltanatının sona ermesine sebep olmuş; hatta Osmanlı Devleti'ni tarihe gömmüştü.