

İran yapay zeka ile hazırlanmış bir video paylaştı...
Videoda İran güvenlik güçleri İsrail'e sızıyor, soykırımcı Netanyahu paketlenip götürülüyor.
Benim burada asıl dikkatinizi çekmek istediğim mesele medyamızın zihinsel kodları ve bakış açısı aslında...
Zira ABD, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu ülkesinden kaçırdığında medyada ABD'nin yaptığı açıklamalar üstünden "Maduro yakalandı" manşetleri atıldı... Oysa Uluslararası hukuka göre bu tam anlamıyla bir adam kaçırma eylemiydi... Egemen bir devletin hukuku çiğnenmişti...
Şimdi gelelim aynı senaryonun İran versiyonuna...
İran'ın paylaştığı yapay zeka videosu için medyamızın editörleri "Netanyahu'nun kaçırılması" manşeti attı...
Oysa Netanyahu uluslararası hukuk tarafından aranan bir soykırım sanığı...
Yani asıl Netanyahu için "yakalandı" Maduro için "kaçırıldı" manşeti atılması lazım...
Ancak zihinsel işgal böyle bir şeydir.
Siz hiç farkında dahi olmadan zihin kodlarınızı değiştirir... Elbette medyada ekmeğinin peşinde koşan editör arkadaşlarımızın büyük bir kısmı bu başlıkları atarken herhangi bir ajandayla hareket etmiyorlar.
Fonlanan zihinler hariç tabii...
Ama Azerbaycan'ın Karabağ zaferi için "İşgalden kurtarıldı" yerine "Düştü" yazılması gibi manşetin sorgulanması da elzemdir.
Zira düştü manşetini ancak Erivan medyası atabilir...
Nasıl oluyor da bizim editörlerimizin zihin kodlarına bu kadar sızabiliyorlar sorusuna ciddi ciddi kafa yorulması gerekiyor sanki ne dersiniz? Yerli ve milli aydınlardan beslenmek de bu anlamda belki de en kritik meselelerden biri gibi görünüyor...

NATO'YA RAĞMEN NATO'DA GÜÇLENMEK
Baltık Denizi'nde buz tutmuş bir zemine TCG Anadolu'ya inen Bayraktar TB3'ü gördünüz mü? Biz gururla izledik, haberlerimizde paylaştık. Türkiye'nin 2 bin askerle Almanya'ya yaptığı çıkarma NATO'da yeni bir dönemin kapısının aralandığı gün oldu... Zira NATO artık Türkiye'nin ileri teknoloji içeren taktikleri sebebiyle savaş doktrinlerini güncellemek durumunda kalıyor... Teşbihte hata olmasın ama bugün Türkiye'nin savaş sahasında yaptığı hamleler Fatih Sultan Mehmed Han'ın gemileri karadan yürütüp Haliç'e indirmesi gibi oyun değiştirici, çarpan etkisi yüksek stratejik bir hamle...
Muhalefete göre uçuruma sürükleniyoruz ama Avrupa belli ki tam tersini düşünüyor...
Buraya not düşmek için yazıyorum. Gün gelecek Fransa Cumhurbaşkanı Macron da kibrini bir kenara bırakıp kapımızı çalacak göreceksiniz.
Zira Türkiye NATO'nun en büyük ikinci ordusu olarak NATO'daki müttefiklerinin kısıtlama, açık örtülü ambargolarına rağmen bu başarılara imza attı... Ve artık Avrupa da eğer mesele güvenlikse Türkiyesiz olmaz noktasına adım adım geliyor... Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya dönüşü gazetecilere yaptığı açıklamada şöyle söyledi...
"Türk ordusu bugün NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biridir. Ordumuza olan güvenimiz tamdır. Bu sayede sadece masa başında konuşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan bir ülkeyiz. Umarım Türkiye olmadan Avrupa'nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kurmasından söz edilemeyeceğini artık herkes anlamıştır."
Ne diyelim umarız anlamışlardır...

SİYONİST MARKAYI SARSAN İMZA
İletişim duayenlerinden Ali Saydam, Marmara Üniversitesi'nde birlikte katıldığımız bir panelde Ramazan denince ilk akla gelen içecek markası nedir diye sormuştu?
Anket sonuçlarını tahmin ediyorsunuzdur.
Milli içeceğimiz ayran ilk sırada değildi...
Siyonist marka açık ara birinciydi...
Ramazan sofrası denince ilk akla o gazlı içeceğin gelmesi nasıl bir kültürel saldırı altında olduğumuzun da açık kanıtıydı.
Ancak Gazze'deki soykırım sonrası oluşan reaksiyon o gazlı içecek markasını salladı...
Yerli ve milli bir markanın filizlendiği yerden köklenmesine vesile oldu... Her şerde bir hayır oluyor bazen.. Ve şimdi Sarıyer Kola, Türkiye Futbol Federasyonu ile Milli Takımlar resmi tedarik sponsorluğu anlaşması imzaladı.
Bu sadece bir sponsorluk imzası değil, aynı zamanda o Siyonist markaya da bir meydan okuma aslında... Umarım Siyonist marka diğer yerli markaları yuttuğu gibi Sarıyer Kola'yı da bir gün yutmaz. Unutmayın Siyonizm daha emekleme çağında 2004 yılında BAYKAR'ı satın almaya kalkmış. Rahmetli Özdemir Bayraktar ve evlatları bu cazip teklifi reddetmişti... Bugün dünya şampiyonu oldular.. Darısı diğer Siyonist markalarla mücadele eden yerli ve milli firmaların başına...

KARDEŞLİK KOMİSYONU NİHAİ RAPORU
Elbette üstüne derin analizler, yorumlar yapılacak saatlerce tartışılacak bir konu ama ben Kardeşlik Komisyonu'nun kabul ettiği nihai rapordan anladığımı özetle yazayım. Tıpkı fotoğrafta olduğu gibi yan yana omuz omuza olduğumuzda gerçekten çok güçlü bir milletiz...
Daha fazlasını merak eden detaylı olarak incelesin...
İşte benim satır başları olarak meseleden çıkardıklarım.
1- Tüm sorunların çözüm adresi Meclis'tir
2- Kardeşlik komisyonunda pürüzlere rağmen ortak bir ruh vardır
3- Terör örgütünün tüm illegal yapılanmalarıyla tasfiyesi esastır
4- Düzenlemeler kardeşlik, vatandaşlık hukukunun güçlendirilmesi için yapılacaktır.
5- Terör defteri tamamen kapanacağı için sıkıntılı konularda adım atmak, çözüm üretmek kolaylaşacaktır.
6- Öncelikle bir af değil, infaz düzenlemesi sürecini göreceğiz.
7- Silahlar tamamen teslim edilecek, entegrasyon sağlanacak.
8- AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına yönelik düzenlemeler olacak.
9- Terör defteri kapanınca siyasi partiler yasası düzenlemeleri olacak.
10- Süreç sivil anayasa ile taçlandırılacak.